İçinde NEFİ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "nefi" olan, toplam 21 tane kelime bulunuyor. İçerisinde nefi bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu nefi ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında nefi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

MELANEFİDROZİS

13 harfli kelimeler

SANAYİİNEFİSE

11 harfli kelimeler

İZZETİNEFİS, KİFAFINEFİS

10 harfli kelimeler

CEBRİNEFİS, NEFİLENMEK

9 harfli kelimeler

HANEFİLİK

8 harfli kelimeler

NEFİRTAŞ, NEFİRNEM

7 harfli kelimeler

NEFİSKE, NEFİRNE, NEFİRGE

6 harfli kelimeler

HANEFİ, NEFİSE, KENEFİ

5 harfli kelimeler

NEFİK, NEFİY, NEFİS, NEFİR, NEFİT

4 harfli kelimeler

NEFİ

Bazı kelimelerin anlamları

NEFİ

Yararlı.

MELANEFİDROZİS

Siyah ter çıkarma.

KENEFİ

İç çamaşırı yapılan yerli dokuma bezi.

NEFİRNE

Ufak salkımlı, küçük taneli, pek beğenilmeyen üzüm.

İZZETİNEFİS

Öz saygı. Kişinin kendine verdiği değer.

KİFAFINEFİS

Yaşamaya yetecek kadar olan rızık.

SANAYİİNEFİSE

Güzel sanatlar.

HANEFİ

İslamiyette dört Sünni mezhepten biri. Bu mezhepten olan kimse.

CEBRİNEFİS

Nefis zorlaması.

NEFİSKE

Obur.

NEFİLENMEK

Koklamak.

NEFİRNEM

Dalkavuk, yiyici kişi.

NEFİRTAŞ

Diyarbakır şehri, Mermer nahiyesine bağlı bir yer.

NEFİRGE

Asmanın ikinci kez verdiği küçük taneli üzüm.

HANEFİLİK

Hanefi olma durumu.

NEFİSE

Herkes tarafından beğenilen, çok güzel.

  -   -   -  

Anlamında NEFİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde NEFİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

NEFASET

Nefis olma durumu. Kıymetli olma durumu.

İZZEDİNEVS

İzzetinefis.

OLUMSUZLUK

Olumsuz olma niteliği veya durumu, menfilik, nefiy. Biçimsel olarak fiillerde "-ma/-me" ekiyle, isimlerde "değil" ile gösterilen "gerçekleşmeme, olmama, bulunmama" gibi anlamların ifadesi.

YEDİRMEK

Yemesini sağlamak. Bir şeyi azar azar başka bir şeyin içine karıştırarak belli olmayacak duruma getirmek. Ağzına yiyecek vermek, beslemek, karnını doyurmak. Bir fazlalığı herhangi bir biçimde kullanmak. Nefis, namus, şan, kibir vb. kavramlarla kullanıldığında yakıştırmak, yaraştırmak. Bir kimseye rüşvet vermek.

YADSIMA

Yadsımak işi, yokumsama, inkâr. Bir yargıdan onun karşıtı olan yargıya geçme, nefiy.

ÖZ

Bir kimsenin benliği, kendi manevi varlığı, iç, nefis, derun, varoluş karşıtı. Bitkilerin kök, gövde ve dallarının boydan boya ortasında bulunan, hafif, gevrek ve çoğu yumuşak bölüm. "Kendine, kendi kendini" anlamlarında birleşik kelimeler türeten bir söz. Bir şeyin temel ögesi, künh, zübde. Kan bağı ile bağlı olan, üvey olmayan. İçine, arılığını, saflığını bozacak hiçbir şey karışmamış olan, saf, arı. Bir şeyin en kuvvetli veya kıvamlı bölümü, hülasa, zübde, ekstre. Dere, çay. Sulak, verimli yer. Çıbanların içinde ölmüş dokudan oluşan irinle birlikte çıkan parça. Kendi, zat.

SÜNNİLİK

Kur'an'a ve Hz. Muhammed'in sünnetlerine göre davranmayı en doğru ve tek yol sayan, Hanefi, Maliki, Şafii, Hanbeli mezhepleri.

SÜRGÜN

Ceza olarak belli bir yerin dışında veya belli bir yerde oturtulan kimse. Filiz. İshal. Bir kimsenin sürüldüğü yer. Sürülme işi, nefiy.

ONUR

İnsanın kendine karşı duyduğu saygı, şeref, öz saygı, haysiyet, izzetinefis. Başkalarının gösterdiği saygının dayandığı kişisel değer, şeref, itibar.

TULUMPATA

Çalınan boru, nefir.