Sonu NEFES ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "nefes" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. Sonu nefes ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında nefes olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde nefes olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

NEFES

Soluk. Şifa amacıyla hastaya okunan dua. Bektaşi ve Alevilerin görüş ve düşüncelerini belirtmek için yazılmış şiir. Sigara, pipo içilirken içe çekilen duman. Canlılık, hayat belirtisi.

TENKNEFES

Astım hastalığı.

KÜÇÜKNEFES

Yozgat ili, Yerköy ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

TIKNEFES

Herhangi bir sebeple solunum sıkıntısı olan, güçlükle, kesik kesik nefes alan.

TEKNEFES

Çabuk yorulan ve solunum sıkıntısı çeken.

  -   -   -  

Anlamında NEFES bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde NEFES geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SOLUK

Akciğerlere çekilen, akciğerlerden atılan hava, nefes. Parlaklığını, gücünü yitirmiş (ışık). Rengi kaybolmuş, matlaşmış (nesne). Rengi atmış olan, solmuş, uçuk. Tarz. Ciğerlere hava alıp verme.

NEFESLEME

Nefeslemek işi.

ÇIĞIRTMA

Çığırtmak işi. Basit, küçük, nefesli bir çalgı.

TIKNEFESLİK

Tıknefes olma durumu.

SOLUMAK

Nefes alıp vermek. Sık ve kesik soluk alıp vermek. Zorlanmak, gücünün hepsini harcamak.

NEFESLENMEK

Nefes alacak kadar duraklamak, biraz dinlenmek.

GAYDA

Kamıştan yapılmış çift düdük ve tulumdan oluşan, tiz sesli, nefesli, İskoçların millî çalgısı.

SOLUĞAN

Nefes darlığına tutulmuş. Sık soluyan (hayvan). Uzaklarda esen rüzgârdan sonra başlayan dalga hareketi.

TRAKEİT

Nefes borusunun iltihaplanması.

AĞIZLIK

Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.

NEFESLEMEK

Nefesini bir şeye yöneltmek, üflemek. Okuyup üflemek, nefes etmek.

NEFESLENME

Nefeslenmek işi.

TROMBON

Sürgü kolunun hareketiyle değişik yükseklikte seslerin elde edildiği nefesli çalgı.

DEM

Hazırlanan çayın renk ve koku bakımından istenilen durumu. Kan. Koku. Zaman, çağ. İçki. Pişirilen yemeklerin yenecek kıvamda olması. Soluk, nefes.

NEFESLİ

Soluk alıp vermeden uzunca bir zaman durabilen. Nefesi güçlü olan. Üflemeli.

BOMBARDON

Bandoda en kalın sesi veren, pistonlu, nefesli çalgı.

DOLAŞMAK

Gezmek, gezinmek. Saç, iplik vb. şeyler birbirine karışarak güç çözülür duruma gelmek. Dönüp başka bir yönden gelmek. Akmak. Nefes, el bir şey üzerinde hafifçe hareket etmek. Denetlemek amacıyla bir yeri gezmek. Doğru gitmeyip yolu uzatmak. Belirmek. Bir yeri belli bir amaçla gezmek. Çok kimse tarafından söylenmek. Gezinmek.

BALIK

Omurgalılardan, suda yaşayan, solungaçla nefes alan ve yumurtadan üreyen hayvanların genel adı. Zodyak üzerinde Kova ile Koç arasında yer alan takımyıldızın adı.

ASTIM

Bronşların daralmasından ileri gelen nefes darlığı.

POFURDAMAK

Can sıkıntısı sebebiyle sesli nefes vermek.