Kelimeler arşivi içinde; başında "nefes" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. nefes ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu nefes ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde nefes olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
NEFESLENEBİLMEK
NEFESLENEBİLME
NEFESLENMEK
NEFESLEMEK, NEFESLENME
NEFESLEME
NEFESLİK
NEFESET, NEFESLİ
NEFES
NEFES
Soluk. Şifa amacıyla hastaya okunan dua. Bektaşi ve Alevilerin görüş ve düşüncelerini belirtmek için yazılmış şiir. Sigara, pipo içilirken içe çekilen duman. Canlılık, hayat belirtisi.
NEFESET
Arapça kökenli nefâset: nefaset.
NEFESLENME
Nefeslenmek işi.
NEFESLİK
Hava alma yeri, hava deliği.
NEFESLEMEK
Nefesini bir şeye yöneltmek, üflemek. Okuyup üflemek, nefes etmek.
NEFESLENMEK
Nefes alacak kadar duraklamak, biraz dinlenmek.
NEFESLİ
Soluk alıp vermeden uzunca bir zaman durabilen. Nefesi güçlü olan. Üflemeli.
NEFESLEME
Nefeslemek işi.
NEFESLENEBİLMEK
Nefeslenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
NEFESLENEBİLME
Nefeslenebilmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde NEFES geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TUBA
Üzerinde pistonlar bulunan, bakırdan nefesli çalgı. Cennette bulunduğuna inanılan, kökü yukarıda, dalları aşağıda büyük bir ağaç.
GAYDA
Kamıştan yapılmış çift düdük ve tulumdan oluşan, tiz sesli, nefesli, İskoçların millî çalgısı.
POFURDAMAK
Can sıkıntısı sebebiyle sesli nefes vermek.
TIKNEFES
Herhangi bir sebeple solunum sıkıntısı olan, güçlükle, kesik kesik nefes alan.
ASTIM
Bronşların daralmasından ileri gelen nefes darlığı.
TIKNEFESLİK
Tıknefes olma durumu.
ÜFLEMELİ
Üflenerek çalınan (çalgı), nefesli.
SOLUĞAN
Nefes darlığına tutulmuş. Sık soluyan (hayvan). Uzaklarda esen rüzgârdan sonra başlayan dalga hareketi.
BOMBARDON
Bandoda en kalın sesi veren, pistonlu, nefesli çalgı.
DOLAŞMAK
Gezmek, gezinmek. Saç, iplik vb. şeyler birbirine karışarak güç çözülür duruma gelmek. Dönüp başka bir yönden gelmek. Akmak. Nefes, el bir şey üzerinde hafifçe hareket etmek. Denetlemek amacıyla bir yeri gezmek. Doğru gitmeyip yolu uzatmak. Belirmek. Bir yeri belli bir amaçla gezmek. Çok kimse tarafından söylenmek. Gezinmek.
ÜFLEMEK
Dudakları büzerek soluğu bir şey üzerine hızla vermek, üfürmek. Nefesli çalgıları çalmak. Yanmakta olan bir şeyi söndürmek veya canlandırmak için soluk vermek.
SOLUK
Akciğerlere çekilen, akciğerlerden atılan hava, nefes. Parlaklığını, gücünü yitirmiş (ışık). Rengi kaybolmuş, matlaşmış (nesne). Rengi atmış olan, solmuş, uçuk. Tarz. Ciğerlere hava alıp verme.
SOLUMAK
Nefes alıp vermek. Sık ve kesik soluk alıp vermek. Zorlanmak, gücünün hepsini harcamak.
TROMPET
Bir ağızlık ve kendi üstüne kıvrılmış silindir bir borudan oluşan nefesli çalgı.
TRAKEİT
Nefes borusunun iltihaplanması.
AĞIZLIK
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.
TROMBON
Sürgü kolunun hareketiyle değişik yükseklikte seslerin elde edildiği nefesli çalgı.
DEM
Hazırlanan çayın renk ve koku bakımından istenilen durumu. Kan. Koku. Zaman, çağ. İçki. Pişirilen yemeklerin yenecek kıvamda olması. Soluk, nefes.
BALIK
Omurgalılardan, suda yaşayan, solungaçla nefes alan ve yumurtadan üreyen hayvanların genel adı. Zodyak üzerinde Kova ile Koç arasında yer alan takımyıldızın adı.
ÇIĞIRTMA
Çığırtmak işi. Basit, küçük, nefesli bir çalgı.