NAZLI ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "nazlı" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. nazlı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu nazlı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde nazlı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

NAZLIÇAYIR

9 harfli kelimeler

NAZLIKARA

8 harfli kelimeler

NAZLIBEY, NAZLICAN, NAZLIGÜL, NAZLIHAN, NAZLILIK

7 harfli kelimeler

NAZLIAŞ

6 harfli kelimeler

NAZLIM

5 harfli kelimeler

NAZLI

Bazı kelimelerin anlamları

NAZLI

Kolayca gönlü olmayan, kendini ağır satan, ısrar bekleyen, işveli, edalı. Üstüne titrenilerek, değer verilerek. Özen isteyen, nazik. Sağlığını, dayanıklılığını çabuk yitiren.

NAZLIÇAYIR

Gümüşhane ilinde, Kale bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

NAZLICAN

Nazlı kimse.

NAZLIAŞ

Kırık pirinç, su, gülsuyu ve şekerle yapılıp soğuk yenilen bir çeşit tatlı.

NAZLIM

Sessiz ve uysal. Uslu. "Sevdiğim, değer verdiğim, üstüne titrediğim, edalım" anlamında kullanılan bir isim".

NAZLIKARA

Gözbebeği.

NAZLIGÜL

Nazlı güzel.

NAZLIHAN

Nazlı hükümdar.

NAZLIBEY

Kayınbirader.

NAZLILIK

Nazlı olma durumu.

  -   -   -  

Anlamında NAZLI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde NAZLI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

CAMBAZLIK

Cambazın işi ya da mesleği, akrobatlık, akrobasi. Kurnazlık, düzenbazlık, hilecilik. At alıp satma veya yetiştirme işi.

KIRILMA

Kırılmak işi. Saydam bir ortamdan başka bir saydam ortama geçen ışının doğrultusunu değiştirmesi. Yürürken salınma, nazlı yürüyüş.

MUHALLEBİCİ

Muhallebi yapan veya satan kimse. Nazlı büyütülmüş kimse. Muhallebi satılan yer.

FANATİZM

Bağnazlık.

MÜSTAĞNİ

Elinde olanla yetinen, doygun. Nazlı davranan.

İŞVELİ

Nazlı, cilveli, edalı, şivekâr.

SIRITMAK

Dişlerini göstererek aptallık, şaşkınlık, kurnazlık veya alay belirtir biçimde gülmek, sırtarmak. Göze batmak. Bütün çirkinliği ve kusuru ortaya çıkmak. Yorgan, şilte vb.ni iri ve aralıklı diktirmek.

SİNSİ

Gizli ve kurnazca kötülük yapan. Gizlice başlayan, yavaş gelişen ve ağır sonuçlar doğurabilen (hastalık vb.). Gizlilik ve kurnazlık belirten.

HİNLİK

Hin, kurnaz olma durumu, kurnazlık.

NAZENİN

Cilveli, nazlı. Şımarık, nazlı yetiştirilmiş. Narin, ince yapılı.

KURNAZLAŞMAK

Kurnazca davranmak, kurnazlık etmek.

İSTİĞNA

Önerilen bir işe karşı nazlanma, nazlı davranma. Doygunluk, gönül tokluğu.

BEYZADE

Bey oğlu. Özenli bir biçimde büyütülmüş, nazlı kimse. Soylu kimse.

MUTAASSIPLIK

Bağnazlık.

ÇAKMAK

Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası. Vurarak sokup yerleştirmek. Anlamak, bilmek. Tabanca veya tüfeklerde bulunan tetik düzeni. Sınavda başarısız olmak. Vurmak. Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti. İçki içmek. Saplamak. Parıldamak, ışık vermek. Sezinlemek, anlamak, farkına varmak. Kazık çakıp hayvan bağlamak. Kuruduğunda kalın kabuk bağlayan kabarcıklarla beliren ve genellikle yüzde çıkan bir deri hastalığı. Bir şeyi başka bir şeye sürtmek, vurmak veya çarpmak. Çivi ile tutturmak. Kabul etmeyeceği bir şeyi kurnazlıkla kabul etmesini sağlamak.

ÇARPMAK

Hızla değmek, vurmak. El çabukluğu ile çalmak, dolandırarak elde etmek. Etkisiyle birdenbire hasta etmek. Kalp, hızlı hızlı vurmak. Varlığına inanılan bir gücün öfkesine uğramak. Kurnazlıkla ele geçirmek. Biri çarpılan, öbürü çarpan denilen iki sayı verildiğinde çarpanı çarpılandaki birim kadar çoğaltarak çarpım adı verilen bir üçüncü sayıyı elde etmek, darp etmek. Çekiciliğiyle etkilemek, şaşırtmak.

CERBEZE

Güzel konuşma. Kurnazlık, hilekârlık. Beceriklilik, girginlik.

SAF

Dizi, sıra. Katıksız, arı, katışıksız, halis, has. Kurnazlığa aklı ermeyen, kolaylıkla aldatılabilen, bön, safdil. Grup. İyi niyetli, art niyetsiz.

AVLAMAK

Bir avı diri veya ölü olarak ele geçirmek. Tuzağa düşürmek, kurnazlıkla kandırmak.

EDALI

Herhangi bir biçim ve görünüşlü olan. Tavırları hoş olan, nazlı, işveli.