İçinde NAZLI geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "nazlı" olan, toplam 18 tane kelime bulunuyor. İçerisinde nazlı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu nazlı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında nazlı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

NAZLIÇAYIR

9 harfli kelimeler

KURNAZLIK, NAZLIKARA, HACINAZLI, TIKNAZLIK, BAĞNAZLIK

8 harfli kelimeler

NAZLILIK, NAZLIBEY, NAZLICAN, NAZLIGÜL, NAZLIHAN, TANAZLIK, TEKNAZLI, YANAZLIK

7 harfli kelimeler

NAZLIAŞ, TINAZLI

6 harfli kelimeler

NAZLIM

5 harfli kelimeler

NAZLI

Bazı kelimelerin anlamları

NAZLI

Kolayca gönlü olmayan, kendini ağır satan, ısrar bekleyen, işveli, edalı. Üstüne titrenilerek, değer verilerek. Özen isteyen, nazik. Sağlığını, dayanıklılığını çabuk yitiren.

NAZLIGÜL

Nazlı güzel.

NAZLIAŞ

Kırık pirinç, su, gülsuyu ve şekerle yapılıp soğuk yenilen bir çeşit tatlı.

NAZLILIK

Nazlı olma durumu.

BAĞNAZLIK

Bir kimseye veya bir şeye aşırı düşkünlük ve tutkuyla bağlılık, bağnazca davranış, taassup, mutaassıplık, fanatiklik, fanatizm.

NAZLIHAN

Nazlı hükümdar.

NAZLIBEY

Kayınbirader.

TEKNAZLI

Bir çeşit yün dokuma örneği.

NAZLIÇAYIR

Gümüşhane ilinde, Kale bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

YANAZLIK

Terslik, inatçılık. Terslik, huysuzluk. İnatçılık, aksilik, yaramazlık, hırçınlık.

KURNAZLIK

Kurnaz olma durumu. Kurnazca iş.

NAZLIKARA

Gözbebeği.

TIKNAZLIK

Tıknaz olma durumu.

TANAZLIK

1.Kayık küpeştesine eklenen eğreti tahtalar, dalgalık. 2.Değirmen çarkının dönerek su savurduğu yer : Değirmen tanazlığına düştüm.

HACINAZLI

Ispanaklı, peynirli, maydanozlu börek.

NAZLICAN

Nazlı kimse.

  -   -   -  

Anlamında NAZLI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde NAZLI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

İŞVELİ

Nazlı, cilveli, edalı, şivekâr.

SAF

Dizi, sıra. Katıksız, arı, katışıksız, halis, has. Kurnazlığa aklı ermeyen, kolaylıkla aldatılabilen, bön, safdil. Grup. İyi niyetli, art niyetsiz.

BEYZADE

Bey oğlu. Özenli bir biçimde büyütülmüş, nazlı kimse. Soylu kimse.

HİNLİK

Hin, kurnaz olma durumu, kurnazlık.

MÜSTAĞNİ

Elinde olanla yetinen, doygun. Nazlı davranan.

AVLAMAK

Bir avı diri veya ölü olarak ele geçirmek. Tuzağa düşürmek, kurnazlıkla kandırmak.

ÇAKMAK

Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası. Vurarak sokup yerleştirmek. Anlamak, bilmek. Tabanca veya tüfeklerde bulunan tetik düzeni. Sınavda başarısız olmak. Vurmak. Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti. İçki içmek. Saplamak. Parıldamak, ışık vermek. Sezinlemek, anlamak, farkına varmak. Kazık çakıp hayvan bağlamak. Kuruduğunda kalın kabuk bağlayan kabarcıklarla beliren ve genellikle yüzde çıkan bir deri hastalığı. Bir şeyi başka bir şeye sürtmek, vurmak veya çarpmak. Çivi ile tutturmak. Kabul etmeyeceği bir şeyi kurnazlıkla kabul etmesini sağlamak.

KURNAZLAŞMAK

Kurnazca davranmak, kurnazlık etmek.

NAZENİN

Cilveli, nazlı. Şımarık, nazlı yetiştirilmiş. Narin, ince yapılı.

SIRITMAK

Dişlerini göstererek aptallık, şaşkınlık, kurnazlık veya alay belirtir biçimde gülmek, sırtarmak. Göze batmak. Bütün çirkinliği ve kusuru ortaya çıkmak. Yorgan, şilte vb.ni iri ve aralıklı diktirmek.

CERBEZE

Güzel konuşma. Kurnazlık, hilekârlık. Beceriklilik, girginlik.

ÇARPMAK

Hızla değmek, vurmak. El çabukluğu ile çalmak, dolandırarak elde etmek. Etkisiyle birdenbire hasta etmek. Kalp, hızlı hızlı vurmak. Varlığına inanılan bir gücün öfkesine uğramak. Kurnazlıkla ele geçirmek. Biri çarpılan, öbürü çarpan denilen iki sayı verildiğinde çarpanı çarpılandaki birim kadar çoğaltarak çarpım adı verilen bir üçüncü sayıyı elde etmek, darp etmek. Çekiciliğiyle etkilemek, şaşırtmak.

MUTAASSIPLIK

Bağnazlık.

MUHALLEBİCİ

Muhallebi yapan veya satan kimse. Nazlı büyütülmüş kimse. Muhallebi satılan yer.

KIRILMA

Kırılmak işi. Saydam bir ortamdan başka bir saydam ortama geçen ışının doğrultusunu değiştirmesi. Yürürken salınma, nazlı yürüyüş.

EDALI

Herhangi bir biçim ve görünüşlü olan. Tavırları hoş olan, nazlı, işveli.

İSTİĞNA

Önerilen bir işe karşı nazlanma, nazlı davranma. Doygunluk, gönül tokluğu.

SİNSİ

Gizli ve kurnazca kötülük yapan. Gizlice başlayan, yavaş gelişen ve ağır sonuçlar doğurabilen (hastalık vb.). Gizlilik ve kurnazlık belirten.

CAMBAZLIK

Cambazın işi ya da mesleği, akrobatlık, akrobasi. Kurnazlık, düzenbazlık, hilecilik. At alıp satma veya yetiştirme işi.

FANATİZM

Bağnazlık.