Sonu NAYA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "naya" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu naya ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında naya olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde naya olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

NAYA

Niye?, neden?, bk. niya.

HINAYA

İnatçı, hırçın.

  -   -   -  

Anlamında NAYA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde NAYA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇAĞLAYIK

Yerden ses çıkararak, gürültüyle kaynayarak çıkan genellikle sıcak su, kaynak.

ANAYASAL

Anayasa ile ilgili.

AMONYUM

Amonyaklı tuzlarda maden rolü oynayan bir birleşim kökü (NH4).

BAŞKAHRAMAN

Bir eserde başrolü oynayan kişi, başkişi.

BATIRIK

Köftelik bulgur, dövülmemiş ceviz içi, soğan, domates, nane, maydanoz, tahin ve limon suyu kullanılarak yapılan, taze asma yaprağı veya lahanaya sarılarak yenilen bir salata türü.

DEVECİ

Deve sahibi, deve kiralayan kimse. Deve kervanını güden kimse, sarban. Çok sert ve kaba oynayan kimse.

BARBUTÇU

Barbut oynayan kimse.

KANUNUESASİ

Anayasa.

ÇIKMAK

İçeriden dışarıya varmak, gitmek. Süresi dolduğunda ayrılmak. Gerçekleşmek. Yayılmak, duyulmak. Yerinden oynamak. Görünür ya da belli bir durumda bulunmak. Bir iddia ile ortalıkta görünmek. Belirmek, tanınmak. Meydana gelmek. Yayılmak. Niteliği sonradan anlaşılmak. Gelmek. Giderilmek, yok olmak. Yetkili birinin makamına iş için gitmek. Bir şeyin yukarısına doğru yürümek. Artırmak, fiyatı yükseltmek. Bir konu yetkililerce karara bağlanmak. Mal olmak. Bir durumla ilgili niteliklerini yitirmek, bir durumdan başka bir duruma geçmek. Büyük abdest bozmak. Karaya ayak basmak. Oyunda herhangi bir rolü oynamak. Elde edilmek, sağlanmak, istihsal edilmek. Yükselmek, artmak. Herhangi bir durumda olduğu anlaşılmak. Yetişecek ölçüde olmak. Harcamak zorunda kalmak. Eksilmek. Ay veya mevsim geçmek. Bir inceleme, bir araştırma sonucu bulmak. Binaya kat eklemek. Erişmek, görmek. Bulunduğu yerden fırlamak, kopmak. Sıyrılmak, ayrılmak. Olmak, bulunmak, var olmak. Bulunduğu yeri bırakıp başka yere geçmek, taşınmak, ayrılmak, ilgisini kesmek. Yapılmak, yürümek. Bitmek, büyümek, sürmek. Karşı gelebilmek, boy ölçüşmek. Bir yere ulaşmak, varmak. Bir sebeple bulunulan yerden ayrılmak. Talihine veya payına düşmek, isabet etmek, vurmak. Piyasaya sürülmek. Oluşmak, olmak. Sesini yükseltmek. Bir şeyin düzeni bozulmak, eskisinden daha değişik, kötü bir duruma girmek. Bulaşmak. Ay, Güneş görünmek. Bir meslek veya bilim kurumunda okuyup yetişmek, mezun olmak. Verilmek. Vermeye katlanmak. Flört etmek. Davranışta herhangi bir niteliği bulunmak. Unutmak. Yayımlanmak. Yeni yetişip satışa sunulmak.

FOLKLORCU

Halk bilimci. Halk oyunlarını öğreten veya oynayan kimse.

DOKUNULMAZLIK

Dokunulmaz, ilişilmez, karışılmaz olma durumu, masuniyet. Anayasa veya uluslararası gelenekler gereğince, kişilere tanınan ilişilmez olma durumu.

JÖN

Genç. Önemli rollerde oynayan genç erkek oyuncu, jönprömiye.

BEYZBOLCU

Beyzbol oynayan ve oynatan kimse.

KABARECİ

Kabare oynayan oyuncu.

HENTBOLCU

Hentbol oynayan kimse.

CİRİTÇİ

Cirit oynayan kimse.

ANAYASACILIK

Anayasacı olma durumu. Anayasacının yaptığı iş.

GOLFÇÜ

Golf oynayan kimse.

FUTBOLCU

Futbol oynayan kimse.

ANAYASACI

Anayasayı savunan, anayasadan yana olan (kimse). Anayasa dersi veren öğretim üyesi.