NAYA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "naya" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. naya ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu naya ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde naya olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

NAYA

Niye?, neden?, bk. niya.

NAYAN

Bey : Ahmet nayan geldi.

NAYATINDA

Nihayetinde, sonunda.

  -   -   -  

Anlamında NAYA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde NAYA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ANAYASACILIK

Anayasacı olma durumu. Anayasacının yaptığı iş.

DEVECİ

Deve sahibi, deve kiralayan kimse. Deve kervanını güden kimse, sarban. Çok sert ve kaba oynayan kimse.

HENTBOLCU

Hentbol oynayan kimse.

BAŞKAHRAMAN

Bir eserde başrolü oynayan kişi, başkişi.

ANAYASACI

Anayasayı savunan, anayasadan yana olan (kimse). Anayasa dersi veren öğretim üyesi.

BARBUTÇU

Barbut oynayan kimse.

FUTBOLCU

Futbol oynayan kimse.

DOKUNULMAZLIK

Dokunulmaz, ilişilmez, karışılmaz olma durumu, masuniyet. Anayasa veya uluslararası gelenekler gereğince, kişilere tanınan ilişilmez olma durumu.

AMONYUM

Amonyaklı tuzlarda maden rolü oynayan bir birleşim kökü (NH4).

ANAYASAL

Anayasa ile ilgili.

KANUNUESASİ

Anayasa.

CİRİTÇİ

Cirit oynayan kimse.

BATIRIK

Köftelik bulgur, dövülmemiş ceviz içi, soğan, domates, nane, maydanoz, tahin ve limon suyu kullanılarak yapılan, taze asma yaprağı veya lahanaya sarılarak yenilen bir salata türü.

GOLFÇÜ

Golf oynayan kimse.

JÖN

Genç. Önemli rollerde oynayan genç erkek oyuncu, jönprömiye.

BEYZBOLCU

Beyzbol oynayan ve oynatan kimse.

FOLKLORCU

Halk bilimci. Halk oyunlarını öğreten veya oynayan kimse.

KABARECİ

Kabare oynayan oyuncu.

ÇAĞLAYIK

Yerden ses çıkararak, gürültüyle kaynayarak çıkan genellikle sıcak su, kaynak.

ÇIKMAK

İçeriden dışarıya varmak, gitmek. Süresi dolduğunda ayrılmak. Gerçekleşmek. Yayılmak, duyulmak. Yerinden oynamak. Görünür ya da belli bir durumda bulunmak. Bir iddia ile ortalıkta görünmek. Belirmek, tanınmak. Meydana gelmek. Yayılmak. Niteliği sonradan anlaşılmak. Gelmek. Giderilmek, yok olmak. Yetkili birinin makamına iş için gitmek. Bir şeyin yukarısına doğru yürümek. Artırmak, fiyatı yükseltmek. Bir konu yetkililerce karara bağlanmak. Mal olmak. Bir durumla ilgili niteliklerini yitirmek, bir durumdan başka bir duruma geçmek. Büyük abdest bozmak. Karaya ayak basmak. Oyunda herhangi bir rolü oynamak. Elde edilmek, sağlanmak, istihsal edilmek. Yükselmek, artmak. Herhangi bir durumda olduğu anlaşılmak. Yetişecek ölçüde olmak. Harcamak zorunda kalmak. Eksilmek. Ay veya mevsim geçmek. Bir inceleme, bir araştırma sonucu bulmak. Binaya kat eklemek. Erişmek, görmek. Bulunduğu yerden fırlamak, kopmak. Sıyrılmak, ayrılmak. Olmak, bulunmak, var olmak. Bulunduğu yeri bırakıp başka yere geçmek, taşınmak, ayrılmak, ilgisini kesmek. Yapılmak, yürümek. Bitmek, büyümek, sürmek. Karşı gelebilmek, boy ölçüşmek. Bir yere ulaşmak, varmak. Bir sebeple bulunulan yerden ayrılmak. Talihine veya payına düşmek, isabet etmek, vurmak. Piyasaya sürülmek. Oluşmak, olmak. Sesini yükseltmek. Bir şeyin düzeni bozulmak, eskisinden daha değişik, kötü bir duruma girmek. Bulaşmak. Ay, Güneş görünmek. Bir meslek veya bilim kurumunda okuyup yetişmek, mezun olmak. Verilmek. Vermeye katlanmak. Flört etmek. Davranışta herhangi bir niteliği bulunmak. Unutmak. Yayımlanmak. Yeni yetişip satışa sunulmak.