NANE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "nane" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. nane ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu nane ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde nane olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

NANE

Ballıbabagillerden, yaprakları sapsız, çiçekleri beyaz veya menekşe renginde, güzel kokulu, yaprakları baharat olarak kullanılan, çok yıllık ve otsu bir kültür bitkisi (Mentha piperita). Bu bitkinin kurutulmuş yapraklarından elde edilen baharat.

NANENSEFALİ

Başın anormal biçimde küçük oluşu.

NANESİZ

Nanesi olmayan. İçinde nane ruhu olmayan.

NANECİ

Kibar ve canının değerini bilen.

NANEDALI

Lahana.

NANELİ

Nanesi olan. İçinde nane ruhu olan.

NANEMOLLA

Çok sık hastalanan, sağlıksız (kimse). Güçsüz, dayanıksız (kimse). İşten kaçınan, üşengeç.

NANEPINARI

Kastamonu ili, Cide belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

  -   -   -  

Anlamında NANE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde NANE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MECNUNCA

Çılgın bir biçimde, delice, deli gibi, mecnuncasına, mecnunane.

ABUR

Obur, çok yiyen. Kaba, anlayışsız, vurdumduymaz. Küçük çocukların kasık ve koltuk altlarına pudra yerine sürülmek üzere nane, mersin, kekik, gül ve cennet süpürgesi yapraklarının döğülmesinden elde edilen toz. Namus, şeref, haysiyet. Kılık, kıyafet, biçim. Öğme, medih. Karalâhana, fasulye ve mısır unu ile yapılan bir çeşit yemek. Kekliklerin gelme zamanında ilk gelen keklikler.

YARPUZ

Ballıbabagillerden, çiçekleri birbirinden ayrı halka durumunda, nane türünden, kısa saplı, az veya çok tüylü, güzel kokulu bir bitki (Mentha pulegium).

BARSAMA

Güzel kokulu yaprakları yemeklere konulan, nane ve yaban kekiğinin ortak adı.

ANNUK

Nane, dağnanesi. Karşı, ön taraf, gözönü, her taraftan görülebilen yer, meydan, açıklık.

AMUK

Nane.

GELENEK

Bir toplumda, bir toplulukta eskiden kalmış olmaları dolayısıyla saygın tutulup kuşaktan kuşağa iletilen, yaptırım gücü olan kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, bilgi, töre ve davranışlar, anane, tradisyon.

GELENEKÇİ

Geleneklere bağlı kimse, ananeci.

GELENEKSEL

Geleneğe dayanan, gelenekle ilgili olan, ananevi, tradisyonel.

ABIR

Obur, çok yiyen. Küçük çocukların kasık ve koltuk altlarına pudra yerine sürülmek üzere nane, mersin, kekik, gül ve cennet süpürgesi yapraklarının döğülmesinden elde edilen toz. Namus, şeref, haysiyet. Utanma, hicap, haya. Kılık, kıyafet, biçim. Utanma, hicap, hayâ.

MİSKİNCE

Miskin gibi, miskin bir biçimde, miskinane.

ANANESİZLİK

Ananesiz olma durumu.

ANNUH

Nane, dağnanesi. Eski türkçe anuk: Güzel kokulu bitki, nane (Erzincan Merkez).

AMIH

Nane.

HAYDARİ

Dervişlerin giydiği kolsuz, kısa, aba, hırka. Süzme yoğurt, sarımsak, nane, dereotu ve tereyağı karışımıyla hazırlanan bir meze türü.

BATIRIK

Köftelik bulgur, dövülmemiş ceviz içi, soğan, domates, nane, maydanoz, tahin ve limon suyu kullanılarak yapılan, taze asma yaprağı veya lahanaya sarılarak yenilen bir salata türü.

BALLIBABAGİLLER

Nane, lavanta çiçeği, kekik vb. kokulu bitkileri içine alan ve iki çenekli bitişik taç yapraklılardan oluşan bir familya.

ANIH

Nane, dağnanesi. Yemeklere konulan bir çeşit kokulu ot. Yemeğe sonradan dökülen kızdırılmış yağ ve soğan. Yemek için biriktirilen, saklanan öteberi, yiyecek içecek. Nane. Eski türkçe anuk: çorbalara katılan, kurutularak hazırlanmış kokulu bitkiler (aşoti, darağoti, Etoti, kekoti, nane, reyhan, tarhın, yarpız vb).

MENTOL

Nane kokusu. Nane esansından elde edilen, renksiz, keskin kokulu, bir tür alkol kristali.

GELENEKÇİLİK

Toplumsal kurumları ve inançları daha çok geçmişten süregeldikleri için benimseyen, saygın tutan, destekleyen, yeni kültür ögelerine daha az değer veren tutum veya öğreti, ananecilik.