Kelimeler arşivi içinde; başında "nalın" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. nalın ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu nalın ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde nalın olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
NALINCILIK
NALINLAR, NALINSIZ
NALINCI, NALINGA, NALINLI
NALIN
NALIN
Takunya.
NALINLI
Takunyalı.
NALINLAR
Bursa şehrinde, Orhaneli ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
NALINSIZ
Takunyasız.
NALINCI
Takunyacı.
NALINCILIK
Takunyacılık.
NALINGA
Takunya.
Bu bölümde tanımı içerisinde NALIN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TAHKİMAT
Bir yeri düşman saldırısına karşı koyabilecek duruma getirmek için yapılmış olan türlü haberleşme, hendek, siper vb. savunma tesisleri. Maden yatağında açılan bir kanalın çökmesini önlemek amacıyla sağlamlaştırma.
TAKUNYACI
Takunyacılık işini yapan kimse, nalıncı.
ÇİPÇİP
Topuksuz nalın.
DAKRİYOSİSTOGRAFİ
Kontrast madde verilerek gözyaşı kesesi ve kanalının radyolojik olarak incelenmesi.
TAKUNYACILIK
Takunyacının işi veya mesleği, nalıncılık.
TAKUNYALI
Takunyası olan, nalınlı. Siyaseti dinî kurallara göre yapmak isteyen kimse.
AKINTIÖLÇER
Bir akarsuyun veya kanalın akıntı hızını ve düzeyini ölçmeye yarayan alet.
AGRANÜLOSİTOZİS
Kandaki granülosit sayısının aşırı derecede azalması veya kaybolması. Kemik iliğinde granülosit akyuvar üretiminin ve kandaki granülositlerin özellikle nötrofil lökositlerin azalması sonucu, vücudun ikincil bakteriyel enfeksiyonlara duyarlı hâle gelmesiyle birlikte müköz zarlarda, deride, sindirim ve solunum kanalında erozyon ve ülserlerle belirgin, ateşli hastalık tablosu, granülositopeni.
ANTİSPAZMODİK
İskelet kasları ve sindirim kanalında ani ve istek dışı olarak ortaya çıkan kasılmaları önleyen, spazmolitik ilaç.
BEZOAR
Mide-bağırsak sisteminde bitkisel veya hayvansal kılların veya liflerin kümeleşip sertleşmesi ve sindirim kanalını terk etmeemsi sonucu oluşan ve tarihte panzehir olarak kullanılan taş benzeri kitle.
MİDE
Omurgalılarda, sindirim sisteminin, yemek borusu ile onikiparmak bağırsağı arasında besinlerin sindirime hazır duruma getirildiği omurgasız hayvanlarda sindirim kanalının bu bölgeye karşılık olan parçası. Karın, karın bölgesi. Yemek yeme isteği.
BAŞMAHCI
Kunduracı. Takunyacı, nalıncı.
AMİGDALİN
Elma, ayva, armut gibi meyve çekirdekleriyle acı bademde bol miktarda bulunan ve yenilmesine bağlı olarak sindirim kanalındaki bakteriyel floranın etkisiyle, hidrojen siyanür gazı açığa çıkaran ve zehirlenmeye neden olan bir siyanojenik glikozit.
TAKUNYA
Genellikle hamam vb. ıslak tabanlı yerlerde kullanılan, yüksek ökçeli, ağaçtan yapılmış bir tür ayak giysisi, nalın.
BULLA
Abla. Ağa karısı, hayvan sahibi kadın, hanım, karı. Teyze. Yeni ötmeye başlayan horoz. Civciv. Kabarcık; balıklarda gaz kesesinin çeperleri kalınlaşmış ön ucundan çıkan iki ince kanalın açıldığı, içi zarla örtülü, alt kısmı gaz, üst kısmı perilenf içeren bölmeli çukurluk. Kabarcık, kesecik, baloncuk. Lernacopodidae ailesindeki dişi kopepod kabukluların baş ve maksillar bezlerinden salgılanan, maksillanın sürekli olarak bağlı olduğu tutunmaya yarayan ölü yapı. Deri veya mukozalarda yuvarlak, bezelye büyüklüğünde veya daha büyük, seröz sıvı içeren lezyon, vezikülden daha büyük şişlik.
TAKUNYASIZ
Takunyası olmayan, nalınsız. Takunyası olmaksızın.
ATREZİ
Açık olması gereken bir delik veya kanalın doğuştan kapalı olması. Normal olarak vücutta veya tüp biçimindeki organlarda bulunması gereken normal kanalların veya deliklerinin doğuştan tıkalı olması, kapalı olması veya bulunmaması.
DEFERENTEKTOMİ
Sperma kanalının cerrahi işlemle çıkarılmasıyla yapılan kısırlaştırma.
AMİLOİDOZİS
Amiloid adı verilen lifli protein bileşiğinin birçok veya tek bir organda hücre dışında birikmesiyle oluşan metabolizma hastalığı. Kimyasal olarak etkisiz olan bu proteinler başta böbrekler olmak üzere karaciğer, dalak, böbrek üstü bezi ve mide-bağırsak kanalında birikir.
TASMA
Bazı hayvanların boynuna takılan, bu hayvanları bir yere bağlamaya, çekip götürmeye yarayan kemer biçiminde bağ. Nalın ve terliğin ayağı tutan üstteki meşin bölümü.