Kelimeler arşivinde; içinde "nalın" olan, toplam 8 tane kelime bulunuyor. İçerisinde nalın bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu nalın ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında nalın olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SARPINALINCA
NALINCILIK
NALINSIZ, NALINLAR
NALINCI, NALINLI, NALINGA
NALIN
NALIN
Takunya.
SARPINALINCA
Kastamonu kenti, Devrekâni ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
NALINCI
Takunyacı.
NALINCILIK
Takunyacılık.
NALINGA
Takunya.
NALINLI
Takunyalı.
NALINSIZ
Takunyasız.
NALINLAR
Bursa şehrinde, Orhaneli ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Bu bölümde tanımı içerisinde NALIN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BEZOAR
Mide-bağırsak sisteminde bitkisel veya hayvansal kılların veya liflerin kümeleşip sertleşmesi ve sindirim kanalını terk etmeemsi sonucu oluşan ve tarihte panzehir olarak kullanılan taş benzeri kitle.
ANTİSPAZMODİK
İskelet kasları ve sindirim kanalında ani ve istek dışı olarak ortaya çıkan kasılmaları önleyen, spazmolitik ilaç.
ATREZİ
Açık olması gereken bir delik veya kanalın doğuştan kapalı olması. Normal olarak vücutta veya tüp biçimindeki organlarda bulunması gereken normal kanalların veya deliklerinin doğuştan tıkalı olması, kapalı olması veya bulunmaması.
TAKUNYACILIK
Takunyacının işi veya mesleği, nalıncılık.
AGRANÜLOSİTOZİS
Kandaki granülosit sayısının aşırı derecede azalması veya kaybolması. Kemik iliğinde granülosit akyuvar üretiminin ve kandaki granülositlerin özellikle nötrofil lökositlerin azalması sonucu, vücudun ikincil bakteriyel enfeksiyonlara duyarlı hâle gelmesiyle birlikte müköz zarlarda, deride, sindirim ve solunum kanalında erozyon ve ülserlerle belirgin, ateşli hastalık tablosu, granülositopeni.
AKINTIÖLÇER
Bir akarsuyun veya kanalın akıntı hızını ve düzeyini ölçmeye yarayan alet.
BAŞMAHCI
Kunduracı. Takunyacı, nalıncı.
MİDE
Omurgalılarda, sindirim sisteminin, yemek borusu ile onikiparmak bağırsağı arasında besinlerin sindirime hazır duruma getirildiği omurgasız hayvanlarda sindirim kanalının bu bölgeye karşılık olan parçası. Karın, karın bölgesi. Yemek yeme isteği.
DAKRİYOSİSTOGRAFİ
Kontrast madde verilerek gözyaşı kesesi ve kanalının radyolojik olarak incelenmesi.
BULLA
Abla. Ağa karısı, hayvan sahibi kadın, hanım, karı. Teyze. Yeni ötmeye başlayan horoz. Civciv. Kabarcık; balıklarda gaz kesesinin çeperleri kalınlaşmış ön ucundan çıkan iki ince kanalın açıldığı, içi zarla örtülü, alt kısmı gaz, üst kısmı perilenf içeren bölmeli çukurluk. Kabarcık, kesecik, baloncuk. Lernacopodidae ailesindeki dişi kopepod kabukluların baş ve maksillar bezlerinden salgılanan, maksillanın sürekli olarak bağlı olduğu tutunmaya yarayan ölü yapı. Deri veya mukozalarda yuvarlak, bezelye büyüklüğünde veya daha büyük, seröz sıvı içeren lezyon, vezikülden daha büyük şişlik.
TASMA
Bazı hayvanların boynuna takılan, bu hayvanları bir yere bağlamaya, çekip götürmeye yarayan kemer biçiminde bağ. Nalın ve terliğin ayağı tutan üstteki meşin bölümü.
TAKUNYASIZ
Takunyası olmayan, nalınsız. Takunyası olmaksızın.
TAKUNYA
Genellikle hamam vb. ıslak tabanlı yerlerde kullanılan, yüksek ökçeli, ağaçtan yapılmış bir tür ayak giysisi, nalın.
TAHKİMAT
Bir yeri düşman saldırısına karşı koyabilecek duruma getirmek için yapılmış olan türlü haberleşme, hendek, siper vb. savunma tesisleri. Maden yatağında açılan bir kanalın çökmesini önlemek amacıyla sağlamlaştırma.
AMİGDALİN
Elma, ayva, armut gibi meyve çekirdekleriyle acı bademde bol miktarda bulunan ve yenilmesine bağlı olarak sindirim kanalındaki bakteriyel floranın etkisiyle, hidrojen siyanür gazı açığa çıkaran ve zehirlenmeye neden olan bir siyanojenik glikozit.
TAKUNYALI
Takunyası olan, nalınlı. Siyaseti dinî kurallara göre yapmak isteyen kimse.
DEFERENTEKTOMİ
Sperma kanalının cerrahi işlemle çıkarılmasıyla yapılan kısırlaştırma.
TAKUNYACI
Takunyacılık işini yapan kimse, nalıncı.
ÇİPÇİP
Topuksuz nalın.
AMİLOİDOZİS
Amiloid adı verilen lifli protein bileşiğinin birçok veya tek bir organda hücre dışında birikmesiyle oluşan metabolizma hastalığı. Kimyasal olarak etkisiz olan bu proteinler başta böbrekler olmak üzere karaciğer, dalak, böbrek üstü bezi ve mide-bağırsak kanalında birikir.