Kelimeler arşivi içinde; başında "nakış" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. nakış ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu nakış ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde nakış olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
NAKIŞKORDONU
NAKIŞKALEMİ
NAKIŞÇILIK, NAKIŞLAMAK
NAKIŞLAMA
NAKIŞLIK, NAKIŞSIZ
NAKIŞÇI, NAKIŞLI
NAKIŞ
NAKIŞ
Genellikle kumaş üzerine renkli iplikler veya sırma ve sim kullanarak elle, makineyle yapılan işleme, el işi, ince iş. Özellikle duvar ve tavanları süslemek için yapılan resim. Beste ve semainin, dört yerine iki haneli olanı. Hile. İpekböceğinin üçüncü değişim uykusu, küçük aladı. (Resim). Osmanlılarda, resim, duvar resmi ve süsleme. Bugün, kadınların yaptıkları elişleri. a. bk. bezekleme, örge. Renkli keçe kalıbı. (Bor Niğde).
NAKIŞÇILIK
Nakış yapma işi.
NAKIŞLAMA
Nakışlamak işi.
NAKIŞLIK
Nakış olma durumu.
NAKIŞLI
Nakşı olan.
NAKIŞLAMAK
Nakışla bezemek, işlemek.
NAKIŞÇI
Nakış yapan kimse.
NAKIŞKALEMİ
Alimünyum ve bakır eşyaların üzerine süs yapmakta kullanılan demir araç. (Maraş).
NAKIŞSIZ
Nakşı olmayan. Nakşı olmaksızın.
NAKIŞKORDONU
Ağaç kapılara oyma süs yapmakta kullanılan bir marangoz aracı. (Maraş).
Bu bölümde tanımı içerisinde NAKIŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FASIL
Bölüm, kısım, devre. Osmanlı ve Arap tiyatrosunda oyunun perde bölümü. Dönem, devre. Belli bir sürede yapılmış olan iş, karşılaşılan durum veya olay. Bütçede ayrı ayrı gösterilen bölümler. Orta oyununa başlamadan önce saz takımının çaldığı köçek havası ve curcuna. Peşrev, nakış, şarkı, saz semaisi vb. parçaların belli bir sıraya göre çalınıp söylenmesi.
SAVATLAMAK
Gümüş üstüne kurşunla kara nakışlar işlemek.
KUKA
Dantel ya da nakış ipliği yumağı. Tespih, sigara ağızlığı vb.nin yapımında kullanılan, siyah veya sütlü kahve renginde Hindistan cevizi kökü. Bu kökten yapılan. Taş, konserve kutusuna benzer nesnelerle oynanan bir çocuk oyunu.
ELTİELTİYEKÜSTÜ
Birbirine ters duran iki çiçekten oluşan dokuma veya nakış motifi.
NAKKAŞ
Yapıların duvar ve tavanlarına süslemeler yapan usta, bezekçi. Nakışçı.
MÜHRESENK
Balgam taşı. Süsleme nakışlarını ve yaldızları mührelemekte kullanılan araç.
FERMENE
Türlü nakışlarla işlemeli, önü kavuşmayan, yeleğe benzeyen bir giysi.
MİNE
Metal eşya üzerine vurulan renkli cam katmanı. İnce ve parlak nakış. Dişlerin taç kısmını kaplayan beyaz ve sert doku. Saat kadranı.
İŞLEMECİ
Elle oyma, nakış vb. yapan kimse.
TARAKLI
Tarağı olan. Başında tarak bulunan (kuş veya kadın). Yol yol nakışlı. Sakarya iline bağlı ilçelerden biri. Tarağı geniş olan (ayak).
KASNAK
Enli çember. Bir sütunun gövdesini oluşturan silindir biçimindeki taşların her biri. Nakış işlemek için gergef gibi kullanılan, kumaşı germeye yarayan, tahtadan çember. Pehlivanların giydikleri kispetin bele gelen bölümü. Kıyıları oluk biçiminde pervazlı, metal ve tahtadan yapılmış çember. Kalbur, tel vb. şeylerin tahta çemberi. Makinelerde, bir milden başka mile hareket geçiren kayışların takıldığı demir çember.
CİCİM
Ensiz olarak dokunmuş parçaların yan yana eklenmesiyle oluşan, perde veya örtü olarak kullanılan nakışlı ince kilim.
NAKŞETMEK
Süslemek, bezemek, nakış yapmak. Kalıcı ve etkili olmasını sağlamak, işlemek.
GERGEF
Üzerine kumaş gerilerek nakış işlemeye yarar, çoğu dikdörtgen biçiminde olan çerçeve.
REYHANİ
İnce nakışlı. Arap harfleriyle yazılan bir yazı türü.
SUSMA
Susmak işi. Türk nakışlarında bir iğne türü.
CİVANKAŞI
Bir nakış ve işleme türü.
SAVAT
Gümüş üstüne özel bir biçimde kurşunla işlenen kara nakış.
HALI
Yere veya mobilya üstüne serilmek, duvara gerilmek için, genellikle yünden dokunan, kısa ve sık tüylü, nakışlı, kalın yaygı.
ABANİ
Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.