Kelimeler arşivi içinde; başında "mı" olan, toplam 498 adet kelime bulunmaktadır. mı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu mı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde mı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
MIRILDANABİLMEK
MIKNATISLANMAK, MIRILDANABİLME
MICIRIKLANMAK, MIĞIRIKARMUDU, MIHLAYABİLMEK, MIKNATISLAMAK, MIKNATISLANMA, MIKNATISÖLÇER, MIRLAMATLAMAK
MICCIRDATMAK, MICIRIKLAMAK, MIHLAYABİLME, MIHLAYICILIK, MIKNATISİYET, MIKNATISLAMA, MINCIKLANMAK, MINCIŞTIRMAK, MINGILIDÜŞÜK, MISIRBASMASI, MIZMIZLANMAK, MIZMIZLAŞMAK
MIÇÇIKLAMAK, MIDIKLANMAK, MIDIRDANMAK, MIĞILLANMAH, MIĞILLANMAK, MIHSIÇTILIK, MIKIRDANMAK, MIKNATISLIK, MIKNATISSAL, MILKILDAMAK, MINCIKLAMAK, MINCIKLANMA, MINGILLAMAK, MINKILDAYUK, MIRILDANMAK, MIRTILLAMAK, MISIRTAVUĞU, MISMILLAMAK, MISMIRLAMAK, MITTIRDAMAK, MIYMINTILIK, MIZIKACILIK, MIZIKLANMAK, MIZILDANMAK, MIZIRDANMAK, MIZIRGANMAK, MIZIRKANMAK, MIZMIZLANMA, MIZMIZLAŞMA
MICIRIKLIK, MIDIKLAMAK, MIDIRANMAK, MIDIRDAMAK, MIĞILDAMAK, MIKIRDAMAK, MIKNATISLI, MINCIKLAMA, MINTIRIKLI, MIRAĞLAMAK, MIRIKLAMAK, MIRILDAMAĞ, MIRILDAMAK, MIRILDANIŞ, MIRILDANMA, MIRINGIRIN, MISIRCILIK, MISMILAĞAÇ, MIŞILDAMAĞ, MIŞILDAMAK, MIYONLAMAH, MIZIHÇILIH, MIZIKÇILIK, MIZIKLAMAK, MIZIKLANMA, MIZILANMAK, MIZILDAMAĞ, MIZILDAMAK, MIZILDANMA, MIZILLAMAK, Devamını Oku »»
MICIRAMAK, MICIRIHLI, MICIRIKLI, MIHBAŞILI, MIHLANDIZ, MIHLANMAK, MIHLAYICI, MIHTEPESİ, MIKNATISİ, MINALAMAK, MINCIKMAK, MINCIRLIK, MINCIŞMAK, MINGILDAK, MINGIRCIK, MINKILDAK, MIRCITMAK, MIRILDAMA, MIRILTILI, MIRLANMAK, MIRLAŞMAH, MIRLAŞMAK, MIRMGIRIN, MIRTLAMAK, MISANDERE, MISANDIRA, MISIRDARI, MISIRDERE, MISIRÖREN, MISMILLIK, Devamını Oku »»
MICCIRIK, MICILDAK, MICIRLAR, MICRIKLI, MIÇIRĞAN, MIGIRLIK, MIĞIRCIK, MIĞIRDIŞ, MIHAFAZA, MIHASEBE, MIHAYYER, MIHLADIZ, MIHLADUZ, MIHLAMAK, MIHLANMA, MIHRABIK, MIHSIÇTI, MIHTANLI, MIJMILIH, MIKÇITIN, MIKIRDAK, MIKLAMAK, MIKNATIN, MIKNATIS, MIKTANLI, MILCIMAK, MILKIMAK, MILLABAM, MILLIHCI, MILLIHCİ, Devamını Oku »»
MICIMAK, MICIRAK, MICIRIK, MIDAVUK, MIDIKLI, MIDILAK, MIDIRIK, MIDIRIP, MIGIRIP, MIĞARCA, MIĞIRİK, MIĞMIĞA, MIĞMIĞI, MIĞRIBI, MIĞRİBİ, MIHAĞAT, MIHALIP, MIHANAT, MIHBOKU, MIHÇIKI, MIHEMED, MIHIRİK, MIHLAMA, MIHLIMA, MIHSABE, MIKAŞER, MIKIKLI, MIKIRIK, MIKLAMA, MINAMIŞ, Devamını Oku »»
MIÇCIK, MIÇÇIK, MIÇKIR, MIDARA, MIDĞIN, MIDILA, MIDISI, MIGARA, MIĞMIĞ, MIĞRIK, MIHARA, MIHDAR, MIHRIS, MIHRIZ, MIHTAC, MIHTAN, MIHTAR, MIKILI, MIKIMI, MIKLAZ, MIKLEP, MIKRIS, MIKRIZ, MIKTAN, MIKTIK, MIKTIR, MILCIK, MILHÇI, MILLIK, MILMAK, Devamını Oku »»
MICIK, MICIL, MICIR, MIÇİK, MIÇKI, MIDAH, MIDIH, MIDIK, MIDIL, MIGIR, MIGRİ, MIĞAL, MIĞAR, MIHAT, MIHIS, MIHLA, MIHLI, MIHRA, MIHSİ, MIKIK, MIKIR, MIKIS, MIKLA, MIKRA, MIKŞI, MILAK, MILIÇ, MILIK, MILLA, MILLE, Devamını Oku »»
MIÇI, MIGA, MIĞI, MIHO, MILÇ, MILI, MILK, MINI, MIRA, MIRI, MISA, MIYI, MIZA, MIZI, MIZK
MIC, MIF, MIĞ, MIH, MIK, MIN, MIR, MIZ
MI
MI
Mı. İşaret zamiri bu.
MIHLAYICILIK
Mıhlayıcının yaptığı iş.
MIKNATISÖLÇER
Mıknatıssal alanların ve mıknatıssal çiftucayların karşılaştırılmasında kullanılan aygıt.
MIKNATISLANMAK
Mıknatıs özelliği kazanmak, mıknatıslı bir duruma gelmek.
MIRILDANABİLME
Mırıldanabilmek işi.
MIKNATISLAMAK
Bir demir çubuğa mıknatıs özelliği vermek.
MIKNATISLANMA
Mıknatıslanmak işi.
MICIRIKLAMAK
Oyunbozanlık etmek.
MIĞIRIKARMUDU
Bir yanı açık sarı, bir yanı kırmızı, karanfil gibi kokan, içi kumlu bir çeşit armut.
MIRILDANABİLMEK
Mırıldanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
MIRLAMATLAMAK
Üstünkörü onarmak.
MICIRIKLANMAK
Bir iş bozulmak, karışmak.
MIHLAYABİLME
Mıhlayabilmek işi.
MICCIRDATMAK
Yumuşak bir şeyi elle ezmek.
MIHLAYABİLMEK
Mıhlama imkânı veya olasılığı bulunmak.
MIKNATISİYET
Mıknatıslık.
Bu bölümde tanımı içerisinde MI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABAJUR
Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.
ACEMCE
Farsça. Bu dille yazılmış olan.
AÇ
Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.
ABA
Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.
ACEMBORUSU
Canlı kırmızı renkli çiçek açan, uzun boylu bir tür süs bitkisi (Bignonia radicams).
AB
Su. Avrupa Birliği'nin kısaltılmış hali.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
AÇIKLAMALI
Birtakım açıklamalarla anlaşılması, öğrenilmesi kolaylaştırılmış, izahlı.
AÇKISIZ
Açkı yapılmamış, perdahlanmamış, perdahsız.
ABDESTSİZ
Abdest almamış olan (kimse). Abdesti bozulmuş olan (kimse). Abdest almadan, abdest almaksızın. Kötü adam.
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.
ACEMLEŞMEK
Kültür ve medeniyet bakımından İran halkını örnek almak veya etkisi altında kalmak.
ABANİ
Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.
ACEMİ
Bir işin yabancısı olan, eli işe alışmamış, bir işi beceremeyen. Saraya yeni alınmış cariye. İşinde, mesleğinde yeni olan, toy. Bir yere, bir şeye yabancı olan.
ACİBE
Görülmemiş, alışılmamış, şaşılacak veya yadırganacak şey.
AÇIT
Bir duvarda kapı, pencere, kemerleme vb. bölümler için bırakılmış açıklık.
ABDESTLİ
Abdest almış (kimse). Abdest alarak, abdest almış olarak. İyi adam. Abdesti bozulmamış olan (kimse).
ABONMAN
Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.
ACILI
Acı katılmış olan. Acısı olan, kederli.
AÇKILI
Açkı yapılmış, perdahlanmış, perdahlı.