MÜRE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "müre" olan, toplam 26 adet kelime bulunmaktadır. müre ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu müre ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde müre olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

MÜREKKEPLENMEK

13 harfli kelimeler

MÜREKKEPLENME, MÜREKKEPLEMEK, MÜREKKEPÇİLİK

12 harfli kelimeler

MÜRETTİPHANE, MÜREBBİYELİK, MÜREKKEPLEME

11 harfli kelimeler

MÜRETTİPLİK, MÜREKKEPSİZ

10 harfli kelimeler

MÜREKKEPLİ, MÜREKKEPÇİ, MÜRETTEBAT, MÜREFFEHEN

9 harfli kelimeler

MÜREBBİYE

8 harfli kelimeler

MÜRETTEP, MÜRETTİP, MÜREVVİÇ, MÜREKKEP, MÜREFFEH, MÜRECCAH

7 harfli kelimeler

MÜREFTE, MÜREBBİ, MÜREBBE

6 harfli kelimeler

MÜREKS

5 harfli kelimeler

MÜREN

4 harfli kelimeler

MÜRE

Bazı kelimelerin anlamları

MÜRE

Demircilerin demir delmek için kullandıkları bir araç.

MÜREKKEPÇİLİK

Mürekkepçinin yaptığı iş.

MÜREKKEPÇİ

Mürekkep yapan veya satan kimse.

MÜRETTEBAT

Gemi, uçak vb. taşıtlardaki görevlilerin tümü. Bir iş için görevlendirilmiş özel birlik.

MÜREKKEPLENME

Mürekkeplenmek işi.

MÜREBBİYE

Bir çocuğun eğitim ve bakımıyla görevlendirilmiş kadın.

MÜRETTİPLİK

Dizgicilik.

MÜREKKEPLİ

Mürekkep sürülmüş, dökülmüş veya damlatılmış olan. İçine mürekkep konularak kullanılan.

MÜREFFEHEN

Gönençle, sıkıntısız bir biçimde, bolluk içinde.

MÜREKKEPLEMEK

Mürekkep sürmek, mürekkep dökerek veya damlatarak bir yüzeyi lekelemek.

MÜREKKEPLEME

Mürekkeplemek işi.

MÜREKKEPLENMEK

Mürekkep sürülmek, dökülmek veya damlatılmak.

MÜREKKEPSİZ

Mürekkebi olmayan.

MÜRETTEP

Dizilmiş, dizili. Gizli bir amaçla düzenlenmiş, yapılmış (iş). Sonradan düzenlenmiş, derlenmiş.

MÜRETTİPHANE

Bir basımevinde dizgicilerin çalıştığı bölüm.

MÜREBBİYELİK

Mürebbiye olma durumu. Mürebbiyenin görevi.

  -   -   -  

Anlamında MÜRE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MÜRE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BOYA

Renk vermek, dış etkilerden korumak için eşyanın üzerine sürülen veya içine katılan renkli madde. Aldatıcı görünüş. Yazmak için kullanılan mürekkep. Resim yapmak için kullanılan kuru, sulu veya yağlı boya.

KIRTASİYE

Defter, kâğıt, kalem, mürekkep vb. yazı araç ve gereçlerinin bütünü. Kâğıtla yapılmış olan işlemler.

KURUTMAÇ

Mürekkebi kurutmak için kullanılan kurutma kâğıdı ve bunun takılı bulunduğu araç.

DİVİT

Hokkadaki mürekkebe batırılarak yazı yazmaya yarayan ve değişik uçları olan bir kalem türü.

KÖMÜRLEŞME

Kömürleşmek işi. Bitki kalıntılarının kömüre dönüşmesine yol açan doğal olay.

KALAMAR

Bir tür mürekkep balığı (Loligo vulgaris).

DİZGİCİLİK

Dizgicinin yaptığı iş, mürettiplik.

KARTUŞ

Merminin arkasından namluya sürülen bezden veya kartondan barut kesesi, hartuç. Yazıcıya yerleştirilen mürekkep dolu tüp. Resim yazıda kralın adını diğerlerinden farklı bir biçimde göstermeyi sağlayan oval çerçeve. Dolma kalem içine yerleştirilen mürekkep dolu tüp.

ISTAMPA

Ağaç, metal vb. üzerine oyulduktan sonra bir yere basılan biçim. İçinde, mühür, damga vb.ni mürekkeplemeye yarayan çuha bulunan kutu. Bu tür biçim veya resimleri basmaya yarayan kalıp, damga, mühür.

DİZGİCİ

Basımevinde dizgi işiyle uğraşan kimse, mürettip.

BAŞDİZGİCİ

Bir basımevindeki dizgicilerin başı, başmürettip, sermürettip.

AHTAPOT

Kafadan bacaklılardan, dokunaçlı bir tür mürekkep balığı (Octopus). Genellikle burun zarı üzerinde çıkan bir ur türü, polip.

HOKKA

Metal, cam veya topraktan yapılmış, içine mürekkep vb. şeyler konulan küçük kap.

DİZMEN

Basımevinde dizgici, mürettip.

DİZİLİ

Dizilmiş olan, sıralanmış, mürettep.

LAL

Dili tutulmuş, konuşamaz duruma gelmiş, dilsiz. Parlak kırmızı renkte, billurlaşmış, saydam bir alüminyum oksidi olan değerli bir taş. Bu taşın renginde olan. Kırmızı renkli bir tür mürekkep.

KÜSKÜT

Çit sarmaşığıgillerden, ince uzun ipliksi saplarıyla, asma, baklagiller ve bazı meyve ağaçlarına sarılarak onları sömüren, klorofilsiz, asalak bir bitki, şeytansaçı, bağboğan (Cuscuta).

AKBABA

Akbabagillerden, başı ve boynu çıplak olan, dağlık yerlerde yaşayan, leşle beslenen, çok yüksekten uçarak keskin gözleriyle çok uzakları görebilen, iri ve yırtıcı bir kuş, kerkes (Vultur monachus). İhtiyar. Çıkarı için başkalarını sömüren.

BİLEŞİK

Birleşerek oluşmuş, basit olmayan, mürekkep. Kimyasal tepkimeler sonucu iki veya daha çok elementten oluşan ve bunlardan bağımsız fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren (madde). Ses ve görüntünün birlikte yer aldığı film parçası.

GÖNENÇLİ

Gönenci, iyi bir hayatı olan, müreffeh, refahlı.