Kelimeler arşivinde; içinde "müre" olan, toplam 38 tane kelime bulunuyor. İçerisinde müre bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu müre ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında müre olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ZEKİMÜRENGÖBEĞİ
BAŞMÜRETTİPLİK, SERMÜRETTİPLİK, MÜREKKEPLENMEK
ZEKİMÜRENDİŞİ, MÜREKKEPÇİLİK, IŞIMÜRETİMSEL, ADEDİMÜRETTEP, MÜREKKEPLENME, MÜREKKEPLEMEK
MÜRETTİPHANE, SÖMÜREBİLMEK, MÜREKKEPLEME, MÜREBBİYELİK
BAŞMÜRETTİP, SÖMÜREBİLME, MÜREKKEPSİZ, SERMÜRETTİP, MÜRETTİPLİK
MÜREKKEPÇİ, MÜREFFEHEN, MÜREKKEPLİ, MÜRETTEBAT
MÜREBBİYE
MÜREVVİÇ, MÜREKKEP, MÜRETTEP, MÜRECCAH, MÜREFFEH, MÜRETTİP
MÜREBBE, MÜREFTE, KÖMÜREN, MÜREBBİ
KEMÜRE, MÜREKS
MÜREN
MÜRE
MÜRE
Demircilerin demir delmek için kullandıkları bir araç.
ADEDİMÜRETTEP
Tam sayı.
MÜREKKEPLENME
Mürekkeplenmek işi.
ZEKİMÜRENDİŞİ
Örme fanilalarda görülen bir süs. (Yalvaç Isparta).
BAŞMÜRETTİPLİK
Başdizgicilik.
MÜREBBİYELİK
Mürebbiye olma durumu. Mürebbiyenin görevi.
MÜREKKEPÇİLİK
Mürekkepçinin yaptığı iş.
MÜRETTİPHANE
Bir basımevinde dizgicilerin çalıştığı bölüm.
SÖMÜREBİLMEK
Sömürme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ZEKİMÜRENGÖBEĞİ
Kadın süeteri üzerine yapılan bir süs. (Yalvaç Isparta).
MÜREKKEPLEME
Mürekkeplemek işi.
IŞIMÜRETİMSEL
Işımetkin parçalanma sanıucu oluşan (ışınımlar).
MÜREKKEPLEMEK
Mürekkep sürmek, mürekkep dökerek veya damlatarak bir yüzeyi lekelemek.
MÜREKKEPLENMEK
Mürekkep sürülmek, dökülmek veya damlatılmak.
BAŞMÜRETTİP
Başdizgici.
SERMÜRETTİPLİK
Başdizgicilik.
Bu bölümde tanımı içerisinde MÜRE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
LAL
Dili tutulmuş, konuşamaz duruma gelmiş, dilsiz. Parlak kırmızı renkte, billurlaşmış, saydam bir alüminyum oksidi olan değerli bir taş. Bu taşın renginde olan. Kırmızı renkli bir tür mürekkep.
AKBABA
Akbabagillerden, başı ve boynu çıplak olan, dağlık yerlerde yaşayan, leşle beslenen, çok yüksekten uçarak keskin gözleriyle çok uzakları görebilen, iri ve yırtıcı bir kuş, kerkes (Vultur monachus). İhtiyar. Çıkarı için başkalarını sömüren.
AHTAPOT
Kafadan bacaklılardan, dokunaçlı bir tür mürekkep balığı (Octopus). Genellikle burun zarı üzerinde çıkan bir ur türü, polip.
BAŞDİZGİCİ
Bir basımevindeki dizgicilerin başı, başmürettip, sermürettip.
BOYA
Renk vermek, dış etkilerden korumak için eşyanın üzerine sürülen veya içine katılan renkli madde. Aldatıcı görünüş. Yazmak için kullanılan mürekkep. Resim yapmak için kullanılan kuru, sulu veya yağlı boya.
KÖMÜRLEŞME
Kömürleşmek işi. Bitki kalıntılarının kömüre dönüşmesine yol açan doğal olay.
DİZGİCİLİK
Dizgicinin yaptığı iş, mürettiplik.
KARTUŞ
Merminin arkasından namluya sürülen bezden veya kartondan barut kesesi, hartuç. Yazıcıya yerleştirilen mürekkep dolu tüp. Resim yazıda kralın adını diğerlerinden farklı bir biçimde göstermeyi sağlayan oval çerçeve. Dolma kalem içine yerleştirilen mürekkep dolu tüp.
DİZMEN
Basımevinde dizgici, mürettip.
BİLEŞİK
Birleşerek oluşmuş, basit olmayan, mürekkep. Kimyasal tepkimeler sonucu iki veya daha çok elementten oluşan ve bunlardan bağımsız fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren (madde). Ses ve görüntünün birlikte yer aldığı film parçası.
KURUTMAÇ
Mürekkebi kurutmak için kullanılan kurutma kâğıdı ve bunun takılı bulunduğu araç.
ISTAMPA
Ağaç, metal vb. üzerine oyulduktan sonra bir yere basılan biçim. İçinde, mühür, damga vb.ni mürekkeplemeye yarayan çuha bulunan kutu. Bu tür biçim veya resimleri basmaya yarayan kalıp, damga, mühür.
GÖNENÇLİ
Gönenci, iyi bir hayatı olan, müreffeh, refahlı.
HOKKA
Metal, cam veya topraktan yapılmış, içine mürekkep vb. şeyler konulan küçük kap.
DİZGİCİ
Basımevinde dizgi işiyle uğraşan kimse, mürettip.
DİVİT
Hokkadaki mürekkebe batırılarak yazı yazmaya yarayan ve değişik uçları olan bir kalem türü.
KIRTASİYE
Defter, kâğıt, kalem, mürekkep vb. yazı araç ve gereçlerinin bütünü. Kâğıtla yapılmış olan işlemler.
KÜSKÜT
Çit sarmaşığıgillerden, ince uzun ipliksi saplarıyla, asma, baklagiller ve bazı meyve ağaçlarına sarılarak onları sömüren, klorofilsiz, asalak bir bitki, şeytansaçı, bağboğan (Cuscuta).
KALAMAR
Bir tür mürekkep balığı (Loligo vulgaris).
DİZİLİ
Dizilmiş olan, sıralanmış, mürettep.