Kelimeler arşivi içinde; başında "musallat" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. musallat ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu musallat ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde musallat olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
MUSALLAT
MUSALLAT
Bir kimse veya şeyin üzerine bıktıracak kadar düşen (kimse).
Bu bölümde tanımı içerisinde MUSALLAT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TEBELLEŞ
İstenmediği hâlde, birinden veya bir yerden ayrılmayan, gitmeyen, musallat olan.
ALACAMA
Loğusalara musallat olan alkarısının çocuklarda beliren şekli (bu hastalık nazardan olur).
ARSOLMAK
Başına belâ kesilmek, musallat olmak.
DARIMAK
Musallat olmak, ârız olmak, talan etmek.
KIŞLATMAK
Kışı bir yerde geçirtmek. Musallat etmek.
TASALLUT
Musallat olma, saldırma. Sarkıntılık.
GÖĞEN
Hayvanlara zarar veren gök renkli bir çeşit sinek ya da böcek. Bir çeşit mantar. İçinde su ısıtılan büyükçe ibrik. Yeni yapılan ekmek tandırının iç yüzeyini parlatmak için kullanılan yuvarlak pürüzsüz taş. Yeşillik. Yazın hayvanlara musallat olan gök renkli bir sinek. Bir tür mantar.
TAYN
Tayin - tayin olmak: musallat olmak.
ARDILMAK
Birisinin sırtına asılmak. Sataşmak, çatmak. Musallat olmak, asılmak, takılmak.
SATAŞMAK
Bir kimseyi rahatsız edecek davranışta bulunmak, musallat olmak. Sarkıntılık etmek.
ALKARISI
Lohusalara musallat olarak onları boğduğuna inanılan görüntü, çarşamba karısı.
BÜVELEK
Sığırları rahatsız eden bir çeşit sinek, gübre sineği. Ökse otu. Yazın hayvanlara musallat olan sinek, bambal sineği (Çayağzı). Sokucu olmayıp, çirkin vızıltısı nedeniyle sığırları delice kaçıran ve onlarda nokra yumrularının oluşumuna yol açan kısa boynuzlu sinek türü. (Zorunlu asalaktır. Büve, büğe, büğelek, böğelek, bevelek, iğrice, güğüm sineği, nokra sineği de denir. Soydaş birkaç türü daha vardır.).
ARIZ
Sonradan ortaya çıkan. Bulaşmış, musallat olmuş.
ALKANASI
Loğusa ve yeni doğmuş bebeklere musallat olarak onları boğduğu sanılan ve samanlıkta dolaşarak atların yelesini ördüğüne inanılan görüntü.
YAPIŞMAK
Yapışkan bir maddeye bulanmış olan bir şey ayrılmayacak bir biçimde bir yere tutunup kalmak. Başı çekeni çok yakından izlemek. İyice yaklaşmak, sokulup değmek. Aralık bırakmayacak biçimde üzerine dokunmak. Bir iş yapmak amacıyla, hevesle bir şeyi eline almak. Birini rahatsız etmek, sataşmak, peşini bırakmamak, musallat olmak. Sıkıca yakalamak, tutmak, sarılmak.
BEREK
Yazın hayvanlara musallat olan bir çeşit iri sinek. Süs, ziynet. Börek.
DEKİŞ
Erkeklere musallat olup, paralarını yiyen kadın: Dekiş Kezban Ahmet'in arkasını takip ediyor.
AYNAŞMAK
Sırnaşmak, musallat olmak, sataşmak. Bırakıp uzaklaşmak. Girişmek, işe başlamak, koyulmak. Alay etmek, eylenmek. Karışmak, karmakarışık olmak, birbirine girmek: Şu sıralarda işim çok aynaştı. Yapışmak: Ağdalı şeker dişlerime aynaştı.