Kelimeler arşivi içinde; başında "muhas" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. muhas ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu muhas ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde muhas olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
MUHASEBECİLİK
MUHASEBECİ, MUHASİPLİK, MUHASSASAT, MUHASSENAT
MUHASAMAT, MUHASEBAT, MUHASSALA
MUHASARA, MUHASEBE, MUHASSAS, MUHASSIL
MUHASIM, MUHASIR, MUHASİP
MUHAS
MUHAS
Kırmızı toprak.
MUHASEBECİLİK
Saymanın görevi, saymanlık.
MUHASSENAT
Yararlı, güzel, hayırlı işler.
MUHASSAS
Birine ayrılmış, tahsis olunmuş.
MUHASSASAT
Bir kimseye maaş, tayın vb. olarak verilmiş şeyler. Devlet bütçesinde devlet kuruluşları için ayrılmış paralar, ödenekler.
MUHASİP
Sayman.
MUHASIR
Kuşatan, saran.
MUHASİPLİK
Saymanlık.
MUHASSIL
Osmanlı Devleti'nde Tanzimattan önceki dönemde vergi tahsildarı.
MUHASSALA
Elde edilen sonuç. Bileşke.
MUHASAMAT
Düşmanlık. Savaşta çarpışma.
MUHASEBAT
Hesap işleri.
MUHASIM
Birbirine düşman olanlardan her biri.
MUHASEBECİ
Sayman.
MUHASARA
Kuşatma. Çevirme.
MUHASEBE
Hesaplaşma, karşılıklı hesap görme. Hesap işlerinin yürütüldüğü yer. Hesapların bütünü. Hesap işleriyle uğraşma.
Bu bölümde tanımı içerisinde MUHAS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MASERE
Muhasara.
SAYMAN
Bir kurum, kuruluş vb.nin hesap işleriyle uğraşan kimse, muhasebeci, muhasip.
MIHASEBE
Muhasebe.
DÜRÜŞMEK
Çalışmak, devamlı meşgul olmak. Çalışmak, ikdam etmek, sebat etmek, sa'yetmek. Karşı karşıya gelmek, muhasameye girişmek, çarpışmak, mücadele etmek.
DÜŞMANLIK
Düşmanca duygu veya davranış, yağılık, hasımlık, adavet, muhasamat, husumet, antagonizm.
MAHASİB
Arapça kökenli muhâsib: muhasip.
KAMALAKLANMAK
Muhasara olunmak.
BAŞMUHASEBECİ
Başmuhasebe dairesinin başkanı.
MIHSABE
Muhasebe.
ÇEVİRME
Çevirmek işi, tedvir. Çevrilmiş, tercüme edilmiş. Uzaktan dolaşıp düşmanın yan gerilerine düşerek onu istemediği bir durumda dövüşmek zorunda bırakma, sarma, muhasara. Kuzu, oğlak vb. hayvanların şişte, kor üzerinde çevrilerek pişirilmişi. Dikenlerden, ağaç dallarından yapılmış duvar. Bir müzik parçasındaki aralığın veya bir cümle parçasının tiz sesini pese, pes sesini tize dönüştürmek işi.
MUASARA
Muhasara.
SAYMANLIK
Hesap işlerinin görüldüğü yer, muhasiplik.
BİLEŞKE
Bir araya gelme, toplaşma, birleşme. Bir cisme uygulanan birkaç kuvvetin toplam etkisine eşit olan tek kuvvet, muhassala.
HASİP
Değerli, saygın, soyu temiz kimse. Muhasebeci.
MASİP
Ticaret, muhasebe, bk. mehsebe.
DUŞUNMAK
Akıl etmek. Muhasebe etmek. Tefekkür etmek.
MASARALIK
Muhasaralık.
KUŞATMA
Kuşatmak işi. Bir ülkenin veya bir yerin dış dünya ile olan her türlü bağlantısını kuvvet kullanarak kesme, abluka, ihata, muhasara.
KUŞATMAK
Çevresini sarmak, çevrelemek, çevirmek, abluka etmek, ablukaya almak, ihata etmek, muhasara etmek. Kaplamak. Bele sarılıp bağlanan şeyleri başkasının beline bağlamak. Çevrelemek, çokça bulunmak.