Kelimeler arşivinde; içinde "muhas" olan, toplam 18 tane kelime bulunuyor. İçerisinde muhas bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu muhas ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında muhas olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BAŞMUHASEBECİ, MUHASEBECİLİK
BAŞMUHASEBE
MUHASEBECİ, MUHASSENAT, MUHASİPLİK, MUHASSASAT
MUHASAMAT, MUHASEBAT, MUHASSALA
MUHASARA, MUHASSIL, MUHASSAS, MUHASEBE
MUHASİP, MUHASIR, MUHASIM
MUHAS
MUHAS
Kırmızı toprak.
MUHASEBAT
Hesap işleri.
BAŞMUHASEBE
Osmanlı maliyesinde, bugünkü Sayıştayın işini yapan daire.
MUHASİPLİK
Saymanlık.
MUHASSALA
Elde edilen sonuç. Bileşke.
MUHASSENAT
Yararlı, güzel, hayırlı işler.
MUHASSASAT
Bir kimseye maaş, tayın vb. olarak verilmiş şeyler. Devlet bütçesinde devlet kuruluşları için ayrılmış paralar, ödenekler.
MUHASAMAT
Düşmanlık. Savaşta çarpışma.
MUHASSAS
Birine ayrılmış, tahsis olunmuş.
MUHASİP
Sayman.
MUHASSIL
Osmanlı Devleti'nde Tanzimattan önceki dönemde vergi tahsildarı.
MUHASEBE
Hesaplaşma, karşılıklı hesap görme. Hesap işlerinin yürütüldüğü yer. Hesapların bütünü. Hesap işleriyle uğraşma.
MUHASEBECİ
Sayman.
MUHASARA
Kuşatma. Çevirme.
MUHASEBECİLİK
Saymanın görevi, saymanlık.
BAŞMUHASEBECİ
Başmuhasebe dairesinin başkanı.
Bu bölümde tanımı içerisinde MUHAS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DÜŞMANLIK
Düşmanca duygu veya davranış, yağılık, hasımlık, adavet, muhasamat, husumet, antagonizm.
MUASARA
Muhasara.
MASARALIK
Muhasaralık.
MIHSABE
Muhasebe.
MIHASEBE
Muhasebe.
MASERE
Muhasara.
KUŞATMAK
Çevresini sarmak, çevrelemek, çevirmek, abluka etmek, ablukaya almak, ihata etmek, muhasara etmek. Kaplamak. Bele sarılıp bağlanan şeyleri başkasının beline bağlamak. Çevrelemek, çokça bulunmak.
SAYMANLIK
Hesap işlerinin görüldüğü yer, muhasiplik.
KAMALAKLANMAK
Muhasara olunmak.
MAHASİB
Arapça kökenli muhâsib: muhasip.
BİLEŞKE
Bir araya gelme, toplaşma, birleşme. Bir cisme uygulanan birkaç kuvvetin toplam etkisine eşit olan tek kuvvet, muhassala.
KUŞATMA
Kuşatmak işi. Bir ülkenin veya bir yerin dış dünya ile olan her türlü bağlantısını kuvvet kullanarak kesme, abluka, ihata, muhasara.
HASİP
Değerli, saygın, soyu temiz kimse. Muhasebeci.
ÇEVİRME
Çevirmek işi, tedvir. Çevrilmiş, tercüme edilmiş. Uzaktan dolaşıp düşmanın yan gerilerine düşerek onu istemediği bir durumda dövüşmek zorunda bırakma, sarma, muhasara. Kuzu, oğlak vb. hayvanların şişte, kor üzerinde çevrilerek pişirilmişi. Dikenlerden, ağaç dallarından yapılmış duvar. Bir müzik parçasındaki aralığın veya bir cümle parçasının tiz sesini pese, pes sesini tize dönüştürmek işi.
DÜRÜŞMEK
Çalışmak, devamlı meşgul olmak. Çalışmak, ikdam etmek, sebat etmek, sa'yetmek. Karşı karşıya gelmek, muhasameye girişmek, çarpışmak, mücadele etmek.
SAYMAN
Bir kurum, kuruluş vb.nin hesap işleriyle uğraşan kimse, muhasebeci, muhasip.
DUŞUNMAK
Akıl etmek. Muhasebe etmek. Tefekkür etmek.
MASİP
Ticaret, muhasebe, bk. mehsebe.