Sonu MUAR ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "muar" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu muar ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında muar olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde muar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

MUAR

Pınar, çeşme.

FERMUAR

Giysi, çanta vb. yerlerde kullanılan, karşılıklı dişler ve bunların üzerinde yürüyen kapatıcıdan oluşan düzenek, cırcır, carcur.

  -   -   -  

Anlamında MUAR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MUAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

FERMUARCI

Giyim sanayisinde giysilere fermuar diken kimse.

BİLİŞMEK

Birbirini tanımak, muarefesi olmak. Öğrenmek.

FERMUARCILIK

Fermuarcının yaptığı iş.

EYMEÇ

Baston. Yaş ağacı eğerek yapılan yay. İki tekerlekli öküz arabalarında yüklerin düşmemesi için çakılan eğri ağaç. Kıvrıntı, viraj. Kesilmiş körpe ağaçların, üstündeki kabukları soyulduktan sonraki hali. Üç ya da dört kat olan yün. Pantolonun önündeki düğmeli ya da fermuarlı kısım. Bastona benzeyen deynek. (Yeşilköy Gelendost Isparta).

CIRCIR

Pamuk kozalarının pamuğunu ve çekirdeğini birbirinden ayıran çıkrık. Ağustos böceği. Fermuar. Döven. Geveze. Suyu az akan çeşme. İshal, sürgün. Kapı gıcırtısı. Kolun bir doğrultudaki hareketinde cırıltılı bir ses çıkararak boşa gitmesini, öteki doğrultudaki hareketinde, gövdenin dönmesini sağlayan düzen. Demircilikte somun açmak için kullanılan araç. (Aksaray Niğde). Ekini saman durumuna getiren araç. (Yenikent Aksaray Niğde).

CARCUR

"Gelişigüzel konuşmak" anlamındaki carcur etmek deyiminde geçen bir söz. Fermuar. Geveze, dedikoducu. Şarjör. Su çekmeğe yarayan ağaçtan yapılmış bir aygıt. Tahteravalli.

ZIRZIR

Delimsi, deli. Geveze, gürültücü. Fırıldak. Fermuar. Geveze, densiz konuşan.

MUFLON

Pardösülerin içine iliklenerek veya fermuarla geçirilen bir tür çok kalın, eğreti astar. Yaban koyunu. İçinde keçe bulunan çok kalın, yumuşak, parlak tüylü kumaş.

DÜĞMECİ

Düğme, fermuar, boncuk vb. yapan veya satan kimse.

CİRCİR

Ağustos böceği. Çok yiyen, obur çocuk. Az az. Fermuar. (İncesu Susuz Kars).

ÇIRÇIR

Pamuğu çekirdeğinden ayırmaya yarayan alet. Küçük pınar. Cırcır böceği. Fermuar. Ağustos böceği. Suyu az akan çeşme. Az akan su. Bir balık çeşidi. Etli saç ekmeği: Bugün annem çırçır yaptı. Yüksekten akan su, küçük çağlayan. Yeni yürüyen çocukların yürümesini sağlayan üç tekerlekli araba. Çankırı ilinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Çorum ilinde, Alaca belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Sivas şehrinde, Çırçır bucağına bağlı bir yerleşim yeri.