MUAR ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "muar" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. muar ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu muar ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde muar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

7 harfli kelimeler

MUARAZA, MUAREBE, MUAREFE, MUARREF

6 harfli kelimeler

MUARAM, MUARIZ, MUARRA

5 harfli kelimeler

MUARE

4 harfli kelimeler

MUAR

Bazı kelimelerin anlamları

MUAR

Pınar, çeşme.

MUAREBE

Muharebe.

MUARREF

Padişaha dua görevini gerçekleştiren kişi.

MUARAM

Muharrem.

MUARAZA

Çekişme, kavga.

MUARE

Dalgalı parıltılar verilmiş olan bir kumaş türü, kareli kumaş. Bu kumaştan yapılan.

MUARRA

Çıplak, soyulmuş. Arı, temizlenmiş.

MUARIZ

Karşı koyan, karşı çıkan.

MUAREFE

Karşılıklı birbirini tanıma, tanışma, tanışıklık.

  -   -   -  

Anlamında MUAR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MUAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MUFLON

Pardösülerin içine iliklenerek veya fermuarla geçirilen bir tür çok kalın, eğreti astar. Yaban koyunu. İçinde keçe bulunan çok kalın, yumuşak, parlak tüylü kumaş.

ÇIRÇIR

Pamuğu çekirdeğinden ayırmaya yarayan alet. Küçük pınar. Cırcır böceği. Fermuar. Ağustos böceği. Suyu az akan çeşme. Az akan su. Bir balık çeşidi. Etli saç ekmeği: Bugün annem çırçır yaptı. Yüksekten akan su, küçük çağlayan. Yeni yürüyen çocukların yürümesini sağlayan üç tekerlekli araba. Çankırı ilinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Çorum ilinde, Alaca belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Sivas şehrinde, Çırçır bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

CIRCIR

Pamuk kozalarının pamuğunu ve çekirdeğini birbirinden ayıran çıkrık. Ağustos böceği. Fermuar. Döven. Geveze. Suyu az akan çeşme. İshal, sürgün. Kapı gıcırtısı. Kolun bir doğrultudaki hareketinde cırıltılı bir ses çıkararak boşa gitmesini, öteki doğrultudaki hareketinde, gövdenin dönmesini sağlayan düzen. Demircilikte somun açmak için kullanılan araç. (Aksaray Niğde). Ekini saman durumuna getiren araç. (Yenikent Aksaray Niğde).

FERMUARCI

Giyim sanayisinde giysilere fermuar diken kimse.

EYMEÇ

Baston. Yaş ağacı eğerek yapılan yay. İki tekerlekli öküz arabalarında yüklerin düşmemesi için çakılan eğri ağaç. Kıvrıntı, viraj. Kesilmiş körpe ağaçların, üstündeki kabukları soyulduktan sonraki hali. Üç ya da dört kat olan yün. Pantolonun önündeki düğmeli ya da fermuarlı kısım. Bastona benzeyen deynek. (Yeşilköy Gelendost Isparta).

BİLİŞMEK

Birbirini tanımak, muarefesi olmak. Öğrenmek.

ZIRZIR

Delimsi, deli. Geveze, gürültücü. Fırıldak. Fermuar. Geveze, densiz konuşan.

CİRCİR

Ağustos böceği. Çok yiyen, obur çocuk. Az az. Fermuar. (İncesu Susuz Kars).

FERMUARCILIK

Fermuarcının yaptığı iş.

DÜĞMECİ

Düğme, fermuar, boncuk vb. yapan veya satan kimse.

CARCUR

"Gelişigüzel konuşmak" anlamındaki carcur etmek deyiminde geçen bir söz. Fermuar. Geveze, dedikoducu. Şarjör. Su çekmeğe yarayan ağaçtan yapılmış bir aygıt. Tahteravalli.