Sonu MONT ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "mont" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. Sonu mont ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında mont olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde mont olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

MONT

Kumaştan veya deriden yapılan, genel olarak belden kemerli, üstünde cepleri bulunan, gömlek, hırka vb. üzerine giyilen kısa, hafif giysi.

MİKROGAMONT

Bölünerek mikrogametleri oluşturan gamont, mikrogametosit.

GAMONT

Protozoonlarda gametten önceki evre, gametosit.

AGAMONT

Bazı protozoonlarda (Sporlular gibi) konukçuda çoğa bölünme ile çoğalmanın olduğu evre. Şizont.

MAKROGAMONT

Makrogametin oluşumundan sorumlu gamont, makrogametosit.

  -   -   -  

Anlamında MONT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MONT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KURGUCU

Kurgu işini yapan kimse, montajcı.

KURGU

Bir şeyin zembereğini kurmak için kullanılan araç, anahtar. Bir bütün oluşturmak için parçaları takıp birleştirme işi, montaj. Çatı. Bir filmin değişik süre ve yerlerde çekilen bölümlerini, bir uyum ve anlam bütünlüğü sağlayarak birleştirme, montaj. Uygulamaya geçmeyen, sadece bilmek ve açıklamak amacını güden düşünce, kuramsal araştırma, spekülasyon. Bir işe hazırlamak için yapılmış olan telkin. Gerçek olmayan olay ve kahramanlardan oluşan eser. Zembereğin kurulmuş olma durumu.

KURGUCULUK

Kurgu işini yapma, montajcılık.

BORUCU

Boru yapıp satan kimse. Boru montajında çalışan kimse.

MİKROGAMET

Mikrogamontların bölünmesi sonucunda oluşan az miktarda sitoplazmik materyal içeren, küçük genellikle kamçılı, etkin harekete sahip erkek gametler.

KURMAK

Bir şeyi oluşturan parçaları birleştirerek bütün durumuna getirmek, monte etmek. Etkisi ve önemi geniş şeyler meydana getirmek, tesis etmek. Yapmak, inşa etmek. Ortaklık sağlamak. Bir araya getirmek, toplamak. Hazırlamak. Düşünmek. Yapmak, oluşturmak. Belli bir işte beraber çalışacak kimseleri belirlemek. Bir kimseyi dedikodu veya telkinlerle başkasına karşı öfkelendirmek. Aklına koymak. Zihinde büyütmek. Yaylı, zemberekli şeylerde yayı veya zembereği germek. Gereken şartları hazırlayıp kendi kendine olmaya bırakmak. Sağlamak, oluşturmak.

MONTGOMER

Mont.

KURGULAMA

Kurgulamak işi, montajlama.

MONTE

Montaj.

POTA

İçinde maden eritilen kap. Basketbolda düşey bir levhaya monte edilmiş yatay çember ile ağdan meydana gelen düzenek.

GAMETOSİT

Bölünerek gametleri (oosit veya spermatozoon) oluşturabilen hücre. Gamet veya gametositleri yıkımlayan ajanlar. Gamont. Eşeylik ana gözesinden meydana gelen ve eşey gözelerini meydana getiren göze.

ÖKÜZGÖZÜ

Birleşikgillerden, sarı renkte, papatyayı andırır bir çiçek ve onun bitkisi, sığırgözü, mastı çiçeği, arnika (Arnica montana). Kaliteli, kendine özgü kokusu olan şarap üretilen, orta kalın kabuklu, siyah renkli bir tür üzüm.

MONTAJ

Kurgu. Bir makine, cihaz veya mobilyanın parçalarını yerli yerine takma, monte.

HAEMOSPORİNA

Sporozoea sınıfında, Coccidia alt sınıfında bulunan omurgalıların kanında şizogoni, kan emen omurgasızların sindirim sisteminde sporogoni evrelerini geçiren, sijinin görülmediği, mikrogamont ve makrogametin bağımsız olarak geliştiği, konoidi bulunmayan, mikrogamonttan 8 kamçılı mikrogametlerin geliştiği, hareketli zigotların (ookinet) oluştuğu, Haemoproteus, Hepatocystis, Leucocytozoon ve Plasmodium cinslerini içeren dolaylı gelişen paraziter protozoon takımı.

LUMUNDUZU

Limontuzu.

KLUSTER

Süt sağım ünitesi montaj tablası.

ROZET

Yakaya takılmak için çeşitli biçimlerde yapılan, bir kuruluşun sembolü sayılacak genellikle küçük metal nesne. Kapı kolunun altına monte edilen metal parça. Güney Anadolu sahillerinde yetişen, pembe ve beyaz çiçekleri olan süs bitkisi. Musluğun, gizli döşenmiş boruya vidalandığı yerin çirkin görünüşünü kapatmak amacıyla kullanılan nikel veya krom kaplanmış çember biçimli sac parça.

MAKROGAMETOSİT

Makrogamont.

KURGULAMAK

Parçaları belli bir plana göre düzenlemek, konuları sıraya sokmak. Bir filmin değişik yerlerde çekilen bölümlerini bir bütün oluşturmak için birleştirmek, montajlamak. Gevşek dokulu ve daha çok göstermeci nitelikteki oyunda, başka oyunlardan ya da sahnelerden alınmış çeşitli yerleri, durumları, kişileri, belgeleri, film ve diyaları uyumlu bir biçimde birleştirmek. Kurguyu, kurgulamayı gerçekleştirmek. Kurgu, kurgulama eylemi.

KENETLENMEK

Kenetleme işine konu olmak. Bir konuda aynı tutum ve davranışı göstermek. Birbiriyle dayanışma içine girmek. Sıkıca birbirinin üzerine kapanmak, birbirine geçerek bağlanmak. İki uzay aracı bir birine monte edilmek.