Kelimeler arşivi içinde; sonunda "moloz" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu moloz ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında moloz olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde moloz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
MOLOZ
MOLOZ
Toprak ve kireçle karışık taş kırıntıları, yapı döküntüsü, inşaat atığı. Değersiz, işe yaramaz (şey veya kimse).
Bu bölümde tanımı içerisinde MOLOZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MOLOZLUK
Molozla dolu toprak yığını. Değersizlik, işe yaramaz olma durumu.
BALOS
Ceviz büyüklüğündeki taş parçası, moloz.
HIBAR
Duvar yapılırken taş ya da kerpiç aralarına konulan moloz. Duvar dolgusunda kullanılan taş, toprak parçaları (Erzincan Merkez). Duvar yapımında kullanılan küçük taşlar. Hakaret olarak arkadan söylenen söz; hır hıbarnan mi urğaşacağam'.
HUHAR
Duvar yapılırken taş ya da kerpiç aralarına konulan moloz.
HALAMPA
Büyük moloz parçaları.
HALLİK
Moloz.
ŞİSTLEŞMEK
Kömüre karışmış moloz oranının çok olması yüzünden bir tabaka tümüyle işletilemez olmak.
ÇAĞŞAK
Çağlayan. Koyunların kuyruklarının altına yapışıp kuruyan pislik. Çakıllı yer. Aşınarak dökülmüş dağ veya duvar yığıntısı, moloz. Eski. Suyun biriktiği yer. Yün eğirmekte kullanılan iğ. Yıkılacak gibi, eğreti. l. Taş yığını. İçinden su akan taşlık yer. Eklem yeri çok oynak, gevşek. Bolu ili, Mudurnu ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Çorum şehri, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Nevşehir ili, Kozaklı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
YIĞIŞIM
Molozların çimento durumuna dönüşmesiyle oluşan kütle, konglomera.
ÇITILGI
Kıvılcım. Söğüt ve kavak ağaçlarının ince dalları. Kadın ve erkek entarilerinin kenarlarına yapılan işleme. Sık: Bu halının çezgisi (çözgüsü) çıtılgıdır. Su içinde, dal ve molozlardan meydana gelmiş duvar, mania: Menderes'in yukarısından gelen ağaç çıtılgıya kıstı. Birbirine girmiş ağaçlık, çalılık, orman.
PASAF
Pislik, süprüntü. Akarsu ve sel artığı, moloz. Yemek artığı, kazan ve tencere dibine yapışmış yemek. Kirli, pasaklı. Yalan. Kir, süprüntü.
HAMPARA
Büyük moloz parçaları.
ŞİST
Kolayca yapraklara ayrılabilen, silisli, alüminli tortul kayaçların genel adı. Kömürle karışık bütün moloz maddelerinin bilimsel adı. Kil taşı.
ÇAHŞAK
Gevşek, yerinden oynamış. Aşınarak dökülmüş dağ veya duvar yığıntısı, moloz. Bozuk yürüyüşlü kişi.
ECLİK
Duvar yaparken büyük taşlar arasına konulan küçük taşlar, moloz.
CELİK
Yavru: Şu celik kuşa bak. Moloz. Çakıl, çakıl yığını. Ufak.
MALOZ
İşe yaramayan kişi. Küçük taş kırıntıları, moloz. Yeni doğuran hayvanlara verilen mısır çorbası.
HIRÇAN
İşlenmiş kireç. Ham kavun. Moloz.
CEBİK
Saksağan. Cılız, zayıf. Moloz, iri taneli kum ile ufak taş parçalarının karışımı.