İçinde MOLOZ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "moloz" olan, toplam 3 tane kelime bulunuyor. İçerisinde moloz bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu moloz ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında moloz olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

MOLOZ

Toprak ve kireçle karışık taş kırıntıları, yapı döküntüsü, inşaat atığı. Değersiz, işe yaramaz (şey veya kimse).

MOLOZMA

Küçük balıkları avlamak için kullanılan balık ağı.

MOLOZLUK

Molozla dolu toprak yığını. Değersizlik, işe yaramaz olma durumu.

  -   -   -  

Anlamında MOLOZ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MOLOZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HUHAR

Duvar yapılırken taş ya da kerpiç aralarına konulan moloz.

YIĞIŞIM

Molozların çimento durumuna dönüşmesiyle oluşan kütle, konglomera.

ÇITILGI

Kıvılcım. Söğüt ve kavak ağaçlarının ince dalları. Kadın ve erkek entarilerinin kenarlarına yapılan işleme. Sık: Bu halının çezgisi (çözgüsü) çıtılgıdır. Su içinde, dal ve molozlardan meydana gelmiş duvar, mania: Menderes'in yukarısından gelen ağaç çıtılgıya kıstı. Birbirine girmiş ağaçlık, çalılık, orman.

HIRÇAN

İşlenmiş kireç. Ham kavun. Moloz.

ECLİK

Duvar yaparken büyük taşlar arasına konulan küçük taşlar, moloz.

PASAF

Pislik, süprüntü. Akarsu ve sel artığı, moloz. Yemek artığı, kazan ve tencere dibine yapışmış yemek. Kirli, pasaklı. Yalan. Kir, süprüntü.

CEBİK

Saksağan. Cılız, zayıf. Moloz, iri taneli kum ile ufak taş parçalarının karışımı.

HALLİK

Moloz.

BALOS

Ceviz büyüklüğündeki taş parçası, moloz.

ŞİST

Kolayca yapraklara ayrılabilen, silisli, alüminli tortul kayaçların genel adı. Kömürle karışık bütün moloz maddelerinin bilimsel adı. Kil taşı.

CELİK

Yavru: Şu celik kuşa bak. Moloz. Çakıl, çakıl yığını. Ufak.

MALOZ

İşe yaramayan kişi. Küçük taş kırıntıları, moloz. Yeni doğuran hayvanlara verilen mısır çorbası.

ÇAĞŞAK

Çağlayan. Koyunların kuyruklarının altına yapışıp kuruyan pislik. Çakıllı yer. Aşınarak dökülmüş dağ veya duvar yığıntısı, moloz. Eski. Suyun biriktiği yer. Yün eğirmekte kullanılan iğ. Yıkılacak gibi, eğreti. l. Taş yığını. İçinden su akan taşlık yer. Eklem yeri çok oynak, gevşek. Bolu ili, Mudurnu ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Çorum şehri, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Nevşehir ili, Kozaklı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

HIBAR

Duvar yapılırken taş ya da kerpiç aralarına konulan moloz. Duvar dolgusunda kullanılan taş, toprak parçaları (Erzincan Merkez). Duvar yapımında kullanılan küçük taşlar. Hakaret olarak arkadan söylenen söz; hır hıbarnan mi urğaşacağam'.

ŞİSTLEŞMEK

Kömüre karışmış moloz oranının çok olması yüzünden bir tabaka tümüyle işletilemez olmak.

HAMPARA

Büyük moloz parçaları.

HALAMPA

Büyük moloz parçaları.

ÇAHŞAK

Gevşek, yerinden oynamış. Aşınarak dökülmüş dağ veya duvar yığıntısı, moloz. Bozuk yürüyüşlü kişi.