Kelimeler arşivi içinde; sonunda "mişli" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. Sonu mişli ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında mişli olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde mişli olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
GEÇMİŞLİ, OHIMİŞLİ, ÖDEMİŞLİ
YEMİŞLİ, ERMİŞLİ, MEMİŞLİ
MİŞLİ
MİŞLİ
Olacağı kesinleşmemiş, belirsiz.
YEMİŞLİ
Yemişi olan, meyve veren.
OHIMİŞLİ
Tahsilli.
ÖDEMİŞLİ
Kırşehir şehri, Akçakent belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
MEMİŞLİ
Adana ili, Çatalan nahiyesine bağlı bir bölge.
GEÇMİŞLİ
Bir geçmişi olan.
ERMİŞLİ
Malatya ili, Arguvan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Bu bölümde tanımı içerisinde MİŞLİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
YETİLMEK
Olgunlaşmak, yeterince büyümek. Ermek, ermişlik düzeyine çıkmak. Büyümek, yetişmek, kemale ermek.
BASALAK
Ayak basmışlık, gezmişlik: Horuya basalağım yok. Sığırların sırt derisi.
BİTLİCAN
Kırmızı yemişli bir yabanıl ağaç.
EVLİYALIK
Ermişlik.
BURUKLUK
Buruk olma durumu, kekrelik. Küskünlük, gücenmişlik.
MEYVELİ
Meyvesi olan, meyve veren, yemişli. Yaratıcı olan, olumlu bir şey ortaya koyabilen. Meyve ile yapılmış, içinde meyve bulunan.
ONGU
Gönül rahatlığı, mutluluk, sağlık. Bayındırlık, gelişmişlik.
PİJLİK
Yaramazlık, eğitilmemişlik.
KEREMET
Uğur, şans, talih. Başsağlığı. Arapça kökenli kerâmet: keramet; ermişlik.
KARAKAYIN
Yemişli ağaç.
MEFTUNLUK
Tutkunluk, gönül vermişlik, meftuniyet.
HODULLUK
Kendini beğenmişlik.
GEÇMİŞLİK
Geçmiş zaman Türkçede iki şekilde olur: Ya Gördü, Gitti gibi -di'li geçmiş zaman veya Görmüş, Gitmiş gibi -miş'li geçmiş zaman. Birincisi yakından olan bir bilgiyi, ikincisi ise başkasından duyulan veya farkına varılmadan yapılan bir işin haberini vermeğe yarar. Fransızcada da iki türlü geçmişlik var: BELİRLİ veya YALIN ve BELİRSİZ veya BİLEŞİK (P. défini ou simple et p. indéfini ou composé). Bunlardan başka alışkı geçmişliği de var. Bak Alışkı geçmişliği.
MAZLUMLUK
Haksızlığa ve zulme uğramış olma durumu, ezilmişlik. Sessizlik, uysallık.
ERGENLİK
Cinsel organların fizyolojik gelişmesiyle başlayan, büluğa ermişlikle yetişkinlik arasındaki dönem, yeni yetmelik, ergenlik çağı. Çocukluk çağından yetişkinlik çağına geçen kimselerin yüzünde çıkan sivilceler.
MEYVELİK
Meyve ağacı dikili, belirli büyüklükte yer, yemişlik. Meyve konulan kap, yemişlik.
CIBA
Tüyü kırkılmış keçi ve koyun. Kel, saçsız. Kağnı ve boyundurukta kullanılan ağaç çivi. Zayıf, ince ve küçük. Bozkır, verimsiz toprak. Tepe, yüksek yer. Bol gübreli yumuşak toprak. Kalburdan geçirilerek temizlenmiş pirinç. Salyangoz. Domuz yavrusu. Yelken bezi. Süslü çocuk giyeceği. Yeni doğan çocuklara giydirilen gömlek. Dağınık. Yaramaz çocuk. Piç. Bebeklikten çıkmış çocuk. Çıplak. Tandır karıştırmaya yarayan ucu demirli değnek. Çocuk. Tüyü yeni kırkılmış keçi yavrusu. Erkek çocuk (Yemişli köyü), çocuk (Gediz). Kırkılmış keçi (Çayağzı). Domuz yavrusu, çocuk (kızgınlıkla).
HIZAN
Açgözlü. Miskin, tembel. Görgüsüz, sonradan görmüş kişi. Cimri. Yoksul. Çiftleşmek isteyen hayvan. Aile, çoluk çocuk. Çocuk. Hizmetçi, uşak. Bağ evi. Yapılarda kullanılan uzun yuvarlak ağaçlar. Dinlenmeye bırakılmış, birkaç yıl işlenmemiş tarla. Ekime elverişli olmayan tarla. Görmemişlik eden, gururu da elden bırakmayan kimse (Erzincan Merkez). Zayıf, fakir, biçare; hızanın zarzatani: biçarenin kabadayısı. Çoluk çocuk.