MİŞLİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "mişli" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. mişli ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu mişli ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde mişli olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

MİŞLİ

Olacağı kesinleşmemiş, belirsiz.

  -   -   -  

Anlamında MİŞLİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MİŞLİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HIZAN

Açgözlü. Miskin, tembel. Görgüsüz, sonradan görmüş kişi. Cimri. Yoksul. Çiftleşmek isteyen hayvan. Aile, çoluk çocuk. Çocuk. Hizmetçi, uşak. Bağ evi. Yapılarda kullanılan uzun yuvarlak ağaçlar. Dinlenmeye bırakılmış, birkaç yıl işlenmemiş tarla. Ekime elverişli olmayan tarla. Görmemişlik eden, gururu da elden bırakmayan kimse (Erzincan Merkez). Zayıf, fakir, biçare; hızanın zarzatani: biçarenin kabadayısı. Çoluk çocuk.

KARAKAYIN

Yemişli ağaç.

EVLİYALIK

Ermişlik.

PİJLİK

Yaramazlık, eğitilmemişlik.

MEYVELİ

Meyvesi olan, meyve veren, yemişli. Yaratıcı olan, olumlu bir şey ortaya koyabilen. Meyve ile yapılmış, içinde meyve bulunan.

BİTLİCAN

Kırmızı yemişli bir yabanıl ağaç.

HODULLUK

Kendini beğenmişlik.

ONGU

Gönül rahatlığı, mutluluk, sağlık. Bayındırlık, gelişmişlik.

BURUKLUK

Buruk olma durumu, kekrelik. Küskünlük, gücenmişlik.

CIBA

Tüyü kırkılmış keçi ve koyun. Kel, saçsız. Kağnı ve boyundurukta kullanılan ağaç çivi. Zayıf, ince ve küçük. Bozkır, verimsiz toprak. Tepe, yüksek yer. Bol gübreli yumuşak toprak. Kalburdan geçirilerek temizlenmiş pirinç. Salyangoz. Domuz yavrusu. Yelken bezi. Süslü çocuk giyeceği. Yeni doğan çocuklara giydirilen gömlek. Dağınık. Yaramaz çocuk. Piç. Bebeklikten çıkmış çocuk. Çıplak. Tandır karıştırmaya yarayan ucu demirli değnek. Çocuk. Tüyü yeni kırkılmış keçi yavrusu. Erkek çocuk (Yemişli köyü), çocuk (Gediz). Kırkılmış keçi (Çayağzı). Domuz yavrusu, çocuk (kızgınlıkla).

MAZLUMLUK

Haksızlığa ve zulme uğramış olma durumu, ezilmişlik. Sessizlik, uysallık.

KEREMET

Uğur, şans, talih. Başsağlığı. Arapça kökenli kerâmet: keramet; ermişlik.

GEÇMİŞLİK

Geçmiş zaman Türkçede iki şekilde olur: Ya Gördü, Gitti gibi -di'li geçmiş zaman veya Görmüş, Gitmiş gibi -miş'li geçmiş zaman. Birincisi yakından olan bir bilgiyi, ikincisi ise başkasından duyulan veya farkına varılmadan yapılan bir işin haberini vermeğe yarar. Fransızcada da iki türlü geçmişlik var: BELİRLİ veya YALIN ve BELİRSİZ veya BİLEŞİK (P. défini ou simple et p. indéfini ou composé). Bunlardan başka alışkı geçmişliği de var. Bak Alışkı geçmişliği.

YETİLMEK

Olgunlaşmak, yeterince büyümek. Ermek, ermişlik düzeyine çıkmak. Büyümek, yetişmek, kemale ermek.

MEFTUNLUK

Tutkunluk, gönül vermişlik, meftuniyet.

MEYVELİK

Meyve ağacı dikili, belirli büyüklükte yer, yemişlik. Meyve konulan kap, yemişlik.

ERGENLİK

Cinsel organların fizyolojik gelişmesiyle başlayan, büluğa ermişlikle yetişkinlik arasındaki dönem, yeni yetmelik, ergenlik çağı. Çocukluk çağından yetişkinlik çağına geçen kimselerin yüzünde çıkan sivilceler.

BASALAK

Ayak basmışlık, gezmişlik: Horuya basalağım yok. Sığırların sırt derisi.