Kelimeler arşivi içinde; başında "miri" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. miri ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu miri ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde miri olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
MİRİMİRANLIK
MİRİMEN
MİRİCİ, MİRİLİ
MİRİK, MİRİZ
MİRİ
MİRİ
Keklik avlamak için av yerine götürülen erkek keklik. Kira. Toprak vergisi. Hükûmetin, hazinenin malı olan, beylik. Devlet hazinesi. Devlet hazinesine ait olan. Eski dilde devlet hazinesine verilen ad.
MİRİMİRANLIK
Emirülümeralık ile Rumeli beylerbeyiliği arasında bir aşama.
MİRİCİ
Osmanlı maliyesinde, koyunları sayıp vergilerini toplayan görevli.
MİRİK
Cimri. Açgözlü. Bir ülkeye sığınan yabancı. İnce saman. Pis su.
MİRİZ
Asık yüz, çatık yüz.
MİRİLİ
Çok, pek çok : Bu adamın parası mirilidir. Büsbütün, temelli verilmiş: Burası sana mirili mi ?. Gerektiğinde toplanan aylıklı asker. Devletin gelir kaynakları.
MİRİMEN
İki kulplu, küçük testi.
Bu bölümde tanımı içerisinde MİRİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DEMİRSİZ
Demiri bulunmayan, içinde demir olmayan.
AMİRİİTA
İta amiri.
BAŞYARDIMCI
Bir kurum veya kuruluşta görevli amirin yardımcılarından en üst düzeyde olanı.
KISKAÇ
Bir şeyi tutup sıkıştırmaya yarayan kerpeten, pense vb. araç. Demircilerin kızgın demiri tuttukları maşa vb. araç. Açılıp kapanan eğreti merdiven. Böceklerde besin maddelerini parçalamaya ve kendilerini savunmaya yarayan organ.
KEMİRİCİLİK
Kemirici olma durumu.
BANA
Ben zamirinin yönelme durumu eki almış biçimi.
KEMİRİLME
Kemirilmek işi.
ÇİFTELEMEK
Hayvan arka ayaklarıyla tepmek, çifte vurmak. Gemi havanın sertleşmesi üzerine ikinci demirini de atmak.
APİKO
Geminin, zinciri toplayıp demirini kaldırmaya hazır olması. Derli toplu, süslü, şık. Hazır, tetik.
ALIMLI
Alımı olan, çekici, cazibeli, albenili, cazip, cazibedar, kişmiri.
KUTUP
Yer yuvarlağının, Ekvator'dan en uzak olan yer ekseninin geçtiği varsayılan iki noktasından her biri. Elektrik akımını oluşturan gerilim ayrılığının en yüksek dereceyi bulduğu iki noktadan her biri. Gök küresinin, dolayında döndüğü varsayılan eksenin iki ucundan her biri. Birbiriyle karşıt olan şeylerden her biri. Bir konuda yüksek bilgisi ve yetkisi olan kimse. Bir mıknatıs demirinin iki ucundan her biri.
KENDİ
İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, zat. Kişinin özel olarak vurgulandığını anlatan bir söz. "Kendisi, kendileri" biçiminde bazen saygı duygusuyla veya söz konusu olanları amaçlayarak "o" ve "onlar" yerine kullanılan bir söz. Yaptığı, giriştiği bir işte başkalarının herhangi bir etkisi bulunmadığını belirten bir söz.
BUNLAR
Bu zamirinin çokluk biçimi.
DEMİRLEMEK
Kapı ve pencerenin kol demirini takmak, kapatmak. Gemi demir atmak. Demire vurmak.
BİZ
Çokluk birinci kişiyi gösteren söz. Katı bir şeyi dikerken iğne geçirecek yeri delmek için kullanılan, çelikten yapılmış, sivri uçlu ve ağaç saplı araç, tığ. Ülkemiz sularında yaşayan bir tür mersin balığı, şip (Acipenser nudiventris). Maraş işinde kalın karton parçalarının iğneyi kırmamasını sağlamak ve delik delmek işleminde kullanılmak üzere hazırlanmış tahta saplı, ince sivri uçlu bir çuvaldız türü. Bazen teklik birinci kişi zamiri "ben" yerine kullanılan bir söz.
KEMİRGENLER
Tavşan, kobay, kirpi, sıçan ve kunduz gibi köpek dişleri olmayan ve kesici dişleri iyi gelişmiş memeliler takımı, kemiriciler.
ÇİZİ
Çizgi. Tutum, davranış. Saban demirinin toprakta bıraktığı iz.
ÇİNÇİLYA
Çinçilyagillerden, postu için avlanan, yumuşak ve gümüş rengi tüyleri olan kemirici hayvan (Chinchilla laniger).
KÖŞEBENT
Bir yere fotoğraf yapıştırmaya yarayan, üçgen biçiminde arkası zamklı küçük kâğıt. Birleşen iki kereste vb.ni tutturmaya yarayan, dik açı biçiminde bükülmüş demir, L demiri.
KAPTANIDERYA
Osmanlı Devleti'nde deniz kuvvetlerinin en büyük askerî ve idari amiri, kaptan paşa.