MİKLE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "mikle" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. mikle ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu mikle ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde mikle olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

MİKLE

Tava.

MİKLEP

Eski ciltlerde sol kapak üzerinde bulunan ve ön tarafı örten bölüme verilen ad.

  -   -   -  

Anlamında MİKLE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MİKLE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BICIL

Aşık kemiğinin altında bulunan küçük bir kemik. Bu kemikle oynanan bir oyun.

AKROMEGALİ

Genel gelişme bittikten sonra el, çene, burun vb. vücudun sivri kısımlarındaki kemiklerin kalınlaşması, büyümesi veya uzaması.

İNCİK

Baldır. Bazı bölgelerde diz, ayak bileği, baldır veya kaval kemikleri.

İSKELET

İnsan ve hayvan bedeninin kemik çatısı, teşrih. Kuru, çıplak. Bir şeyi oluşturan temel çatı. Yumuşak bölümleri dökülmüş, ölü bir vücudun kemiklerinin bütünü. Bir eserin genel planı. Çok zayıf.

İBİK

Horoz, hindi vb.nin tepesinde bulunan kırmızı deri uzantısı. Köşe, kenar, uç. Bazı kemiklerde bulunan ve kasların tutunmasına yarayan, çizgi durumunda pürtüklü çıkıntı. Emzik.

CEBİRE

Kırık ve çıkık kemikleri yerinde tutmak için kullanılan tahta, mukavva veya tenekeden yapılmış, üzeri sargıyla kaplanan levha, süyek, koaptör. Rayları iki ucundan birbirine bağlamak için kullanılan delikli metal çubuk.

BAĞ

Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Meyve bahçesi. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. İlgi, ilişki, rabıta. Bağlam, deste, demet. Sargı.

GÜLÜNÇLEŞME

Gülünçleşmek işi, komikleşme.

BINGILDAK

Kafatasının kemikleşmeden önce kemiklerin birleşme yerlerinde bulunan kıkırdak bölümü.

İLMİKLEME

İlmiklemek işi.

İLMİKLENMEK

İlmikle tutturulmak.

ALT

Bir şeyin yere bakan yanı, zir, üst karşıtı. Birkaç şeyden aşağıda olan. Bir şeyin yere yakın bölümü. Birine göre daha aşağı mevkide olan kimse, madun. Sınıflamalarda ikinci derecede olan. Bir nesnenin tabanı. Oturulurken uyluk kemiklerinin yere gelen bölümü.

HELVA

Şeker, yağ, un veya irmikle yapılmış olan tatlı.

EKLEM

Vücut kemiklerinin uç uca veya kenar kenara gelip birleştiği yer, mafsal.

İFADE

Anlatım. Dışa vurum. Tanık ve sanıkların olay hakkında yargı organlarına yaptıkları sözlü açıklama. Bir duyguyu yüz aracılığıyla anlatan belirtilerin, mimiklerin bütünü. Deyiş, söyleyiş.

AÇAN

Oynak kemiklerin arasındaki açıları genişletmeye yarayan kasların genel adı, büken karşıtı.

DİNAMİKLEŞME

Dinamikleşmek durumu.

JERSEY

Sarı ve kahverengiden esmere kadar değişen renkte, et tutmayan, kemikleri belirgin bir kültür ırkı sığırı.

BÜKEN

Oynak kemikleri arasındaki açıları daraltan kasların genel adı, açan karşıtı.

GÜLÜNÇLEŞMEK

Gülünç duruma gelmek, komikleşmek.