Kelimeler arşivinde; içinde "mikle" olan, toplam 30 tane kelime bulunuyor. İçerisinde mikle bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu mikle ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında mikle olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DİNAMİKLEŞTİRMEK
TERMİKLEŞTİRMEK, DİNAMİKLEŞTİRME
KOMİKLEŞTİRMEK, KEMİKLEŞTİRMEK, TERMİKLEŞTİRME
DİNAMİKLEŞMEK, KOMİKLEŞTİRME, KEMİKLEŞTİRME
DİNAMİKLEŞME, ÇİRMİKLENMEK
TİTMİKLEMEK, ŞEMİKLENMEK, DİTMİKLEMEK, İLMİKLENMEK, KEMİKLEŞMEK, KOMİKLEŞMEK, DEPMİKLEMEK
HIMİKLEMEK, KOMİKLEŞME, KEMİKLEŞME, İRMİKLEMEK, İLMİKLENME, İLMİKLEMEK
İMİKLEMEK, İLMİKLEME
KEMİKLER
İMİKLER
MİKLE
Tava.
İLMİKLENMEK
İlmikle tutturulmak.
DİNAMİKLEŞMEK
Dinamik duruma gelmek.
DİNAMİKLEŞTİRME
Dinamikleştirmek.
KOMİKLEŞTİRMEK
Komik duruma getirmek.
DİTMİKLEMEK
Ayıklamak, didiklemek.
KOMİKLEŞTİRME
Komikleştirmek işi.
KEMİKLEŞTİRMEK
Kemiğe dönüştürmek.
TERMİKLEŞTİRME
Termikleştirmek işi.
TİTMİKLEMEK
Lif lif, ince ince ayırmak, didik didik etmek.
ÇİRMİKLENMEK
Yoğurt mayalandıktan sonra pul pul olmak.
ŞEMİKLENMEK
Katılaşmak, sertleşip kıkırdak durumunu almak, kabuklanmak, damarlı, sinirli olmak : Çağlalar şemiklendi.
TERMİKLEŞTİRMEK
Yüksek enerji nötronlarını termik nötron durumuna getirmek için yavaşlatmak.
KEMİKLEŞTİRME
Kemikleştirmek işi.
DİNAMİKLEŞTİRMEK
Dinamik duruma getirmek.
DİNAMİKLEŞME
Dinamikleşmek durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde MİKLE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
İBİK
Horoz, hindi vb.nin tepesinde bulunan kırmızı deri uzantısı. Köşe, kenar, uç. Bazı kemiklerde bulunan ve kasların tutunmasına yarayan, çizgi durumunda pürtüklü çıkıntı. Emzik.
BINGILDAK
Kafatasının kemikleşmeden önce kemiklerin birleşme yerlerinde bulunan kıkırdak bölümü.
BAĞ
Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Meyve bahçesi. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. İlgi, ilişki, rabıta. Bağlam, deste, demet. Sargı.
İNCİK
Baldır. Bazı bölgelerde diz, ayak bileği, baldır veya kaval kemikleri.
AÇAN
Oynak kemiklerin arasındaki açıları genişletmeye yarayan kasların genel adı, büken karşıtı.
BICIL
Aşık kemiğinin altında bulunan küçük bir kemik. Bu kemikle oynanan bir oyun.
GÜLÜNÇLEŞMEK
Gülünç duruma gelmek, komikleşmek.
İFADE
Anlatım. Dışa vurum. Tanık ve sanıkların olay hakkında yargı organlarına yaptıkları sözlü açıklama. Bir duyguyu yüz aracılığıyla anlatan belirtilerin, mimiklerin bütünü. Deyiş, söyleyiş.
JERSEY
Sarı ve kahverengiden esmere kadar değişen renkte, et tutmayan, kemikleri belirgin bir kültür ırkı sığırı.
ALT
Bir şeyin yere bakan yanı, zir, üst karşıtı. Birkaç şeyden aşağıda olan. Bir şeyin yere yakın bölümü. Birine göre daha aşağı mevkide olan kimse, madun. Sınıflamalarda ikinci derecede olan. Bir nesnenin tabanı. Oturulurken uyluk kemiklerinin yere gelen bölümü.
KALKAN
Ok, kılıç vb.nden korunmak için savaşçıların kullandığı korunmalık. Toplum olaylarında güvenlik görevlilerinin çeşitli saldırı araçlarından kendilerini ve başkalarını korumak için kullandıkları, özel olarak yapılmış korumalık. Koruyucu. Yan yüzergillerden, büyük, yassı, derisi düğme veya çivi denilen birtakım sivri kemiklerle örtülü, beyaz etli balık, kalkan balığı (Scophtalmus maximus).
CEBİRE
Kırık ve çıkık kemikleri yerinde tutmak için kullanılan tahta, mukavva veya tenekeden yapılmış, üzeri sargıyla kaplanan levha, süyek, koaptör. Rayları iki ucundan birbirine bağlamak için kullanılan delikli metal çubuk.
KABURGA
Eğe kemiklerinin oluşturduğu kafes. Gemilerde dış kaplamanın dayandığı iskelet. Eğe.
BÜKEN
Oynak kemikleri arasındaki açıları daraltan kasların genel adı, açan karşıtı.
HELVA
Şeker, yağ, un veya irmikle yapılmış olan tatlı.
EKLEM
Vücut kemiklerinin uç uca veya kenar kenara gelip birleştiği yer, mafsal.
AKROMEGALİ
Genel gelişme bittikten sonra el, çene, burun vb. vücudun sivri kısımlarındaki kemiklerin kalınlaşması, büyümesi veya uzaması.
GÜLÜNÇLEŞME
Gülünçleşmek işi, komikleşme.
İLMİKLEME
İlmiklemek işi.
İSKELET
İnsan ve hayvan bedeninin kemik çatısı, teşrih. Kuru, çıplak. Bir şeyi oluşturan temel çatı. Yumuşak bölümleri dökülmüş, ölü bir vücudun kemiklerinin bütünü. Bir eserin genel planı. Çok zayıf.