Kelimeler arşivi içinde; sonunda "meğe" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu meğe ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında meğe olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde meğe olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
MEĞE
İki tarla arasındaki sınır.
DERMEĞE
Temriye, egzama.
Bu bölümde tanımı içerisinde MEĞE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABUNLUK
Her çiftçinin tarlası kenarında ayırdığı gübreli, arpa ekmeğe mahsus yer.
ABALAMAH
Çocuk emeklemek, emekliyerek yürümeğe başlamak.
ABALAMAK
Çocuk emeklemek, emekliyerek yürümeğe başlamak. Yerde sürünmek, sürünerek yürümek, yere eğilip emekler gibi yürümek: Avcı abalıyarak ayının inine girdi. Çabalamak: Şapkam kayboldu abaladım abaladım bulamadım. Sendelemek. Korkmak. Yeni elbise ile giydirip kuşatmak: Bizim oğlanı abaladım. Baskı yaparak canından bezdirmek: Âbalamayın beni, ben size ne yaptım!.
ABULDAMAK
Çocuk emeklemek, emekliyerek yürümeğe başlamak.
ABANNAMAK
Çocuk emeklemek, emekliyerek yürümeğe başlamak. Geniş adımlarla hızlı hızlı yürümek. Koşmak. Boşu boşuna, bir iş yapmadan gidip gelmek. Geniş adımlarla bir yeri ölçmek, adımlamak. Bir işe hızla girişmek, işe koyulmak: Ahmet ovada öyle abannıyor ki, ekin dayanmıyacak. Uzun adımlarla yürümek, adımlamak.
KONUKLAMAK
Konuk olmak. Yemeğe çağırmak.
MEĞERSE
Meğer.
ERİŞMEK
Varılması zamana, emeğe bağlı olan ya da uzakta bulunan bir amaca varmak, ulaşmak. Zaman gelip çatmak. Bitkiler veya bunların ürünleri olgunlaşmak. Bir yere ulaşmak, varmak.
ÇEŞNİLİK
Yemeğe çeşni vermek için katılan baharat vb.
BURÇAK
Baklagillerden, taneleri hayvan yemi olarak kullanılan yıllık bir yem bitkisi (Vicia ervilia). Bu bitkinin mercimeğe benzeyen ve genel olarak hayvan yemi olarak kullanılan tanesi.
ABANLAMAK
Geniş adımlarla hızlı hızlı yürümek. Çocuk emeklemek, emekliyerek yürümeğe başlamak.
SUMAK
Antep fıstığıgillerden, sıcak bölgelerde yetişen, kabuğu hekimlikte, yaprakları dericilikte kullanılan bir ağaç (Rhus coriaria). Bu ağacın, ekşilik vermek için dövülerek yemeklere katılan mercimeğe benzeyen meyvesi.
MEĞER
Bilinmeyen, farkında olunmayan bir durum için kullanılan bir söz, meğerse, oysa, oysaki.
KATIK
Ekmekle karın doyurmak gerektiğinde, ekmeğe katılan peynir, zeytin, helva vb. yiyecek. Yağı alınmış yoğurt, ayran.
ABILDAMAK
Çocuk emeklemek, emekliyerek yürümeğe başlamak.
ABANNEMEK
Geniş adımlarla hızlı hızlı yürümek. Çocuk emeklemek, emekliyerek yürümeğe başlamak.
PROLETERLEŞMEK
Emeğe önem veren sınıfı geliştirmek.
ABARA
Su değirmenlerinde suyun basıncını çoğaltmak için yapılan, büyük bir huni şeklindeki hazne. Tarlalarda bir taraftan bir tarafa su geçirmekte kullanılan tahta oluk. Çift demiri ve pullukla açılan su yolu: Tarlaya abara çektim. Çift demirin açtığı çizgi, saban izi. Su oluğunun iki başından üstüne oturduğu duvar. Köy evlerindeki tavanlarda iki direk arasındaki boşluk. Tünel. Buğday ambarı. Hayvan yemliği. Toprak, kum ve saman elemeğe yarıyan iri delikli kalbur. Buğdayla karışık saman. Dara. Bir yönden diğer yöne su geçirmeye yarayan ağaç oluk. (Gökmenler, Kızılağaç, Çalak, Gedikli Saimbeyli Adana).
ABALLAMAK
Çocuk emeklemek, emekliyerek yürümeğe başlamak.
ÜRETKENLİK
Üretken olma durumu. Verilen emeğe ve yapılmış olan masrafa oranla üretilen miktar, ürün verme gücü, prodüktivite.