Kelimeler arşivi içinde; başında "meğe" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. meğe ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu meğe ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde meğe olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
MEĞERSİMEMEK
MEĞEZLENMEK, MEĞERSİNMEK
MEĞELLEMEK, MEĞELSİMEK
MEĞERSEK, MEĞERİME, MEĞERMEK
MEĞERKİ, MEĞERSE, MEĞEMSE
MEĞENE, MEĞERT
MEĞER, MEĞEZ, MEĞEL
MEĞE
MEĞE
İki tarla arasındaki sınır.
MEĞELLEMEK
Toprağı çapa ile kabartmak, otlarını temizlemek.
MEĞERSİMEMEK
Önemsememek.
MEĞERİME
Oysaki.
MEĞEZLENMEK
Sürekli olarak durumundan yakınmak, sızlanmak.
MEĞERT
Bakırcı örsü.
MEĞER
Bilinmeyen, farkında olunmayan bir durum için kullanılan bir söz, meğerse, oysa, oysaki.
MEĞERSE
Meğer.
MEĞERMEK
Davar bağırmak, melemek.
MEĞEZ
Bunak, sarsak.
MEĞEMSE
Meğerse.
MEĞERSİNMEK
Değer vermek, önem vermek, önemli saymak.
MEĞERKİ
İstek veya emir kipinde olan ve biri diğerini engelleyecek durumda bulunan iki cümleyi birbirine bağlayan bir söz.
MEĞELSİMEK
Değer vermek, önem vermek, önemli saymak.
MEĞENE
Çorba yapmak için yağda kavrulmuş un. Üvendirenin ucundaki yassı demir.
MEĞERSEK
Yavrusuna çok düşkün insan ya da hayvan.
Bu bölümde tanımı içerisinde MEĞE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ADAHLAMAH
Küçük çocuk yeni yürümeğe başlamak.
ABALLAMAK
Çocuk emeklemek, emekliyerek yürümeğe başlamak.
ABARA
Su değirmenlerinde suyun basıncını çoğaltmak için yapılan, büyük bir huni şeklindeki hazne. Tarlalarda bir taraftan bir tarafa su geçirmekte kullanılan tahta oluk. Çift demiri ve pullukla açılan su yolu: Tarlaya abara çektim. Çift demirin açtığı çizgi, saban izi. Su oluğunun iki başından üstüne oturduğu duvar. Köy evlerindeki tavanlarda iki direk arasındaki boşluk. Tünel. Buğday ambarı. Hayvan yemliği. Toprak, kum ve saman elemeğe yarıyan iri delikli kalbur. Buğdayla karışık saman. Dara. Bir yönden diğer yöne su geçirmeye yarayan ağaç oluk. (Gökmenler, Kızılağaç, Çalak, Gedikli Saimbeyli Adana).
ÜRETKENLİK
Üretken olma durumu. Verilen emeğe ve yapılmış olan masrafa oranla üretilen miktar, ürün verme gücü, prodüktivite.
ABANNEMEK
Geniş adımlarla hızlı hızlı yürümek. Çocuk emeklemek, emekliyerek yürümeğe başlamak.
PROLETERLEŞMEK
Emeğe önem veren sınıfı geliştirmek.
ABALAMAK
Çocuk emeklemek, emekliyerek yürümeğe başlamak. Yerde sürünmek, sürünerek yürümek, yere eğilip emekler gibi yürümek: Avcı abalıyarak ayının inine girdi. Çabalamak: Şapkam kayboldu abaladım abaladım bulamadım. Sendelemek. Korkmak. Yeni elbise ile giydirip kuşatmak: Bizim oğlanı abaladım. Baskı yaparak canından bezdirmek: Âbalamayın beni, ben size ne yaptım!.
KATIK
Ekmekle karın doyurmak gerektiğinde, ekmeğe katılan peynir, zeytin, helva vb. yiyecek. Yağı alınmış yoğurt, ayran.
ÇEŞNİLİK
Yemeğe çeşni vermek için katılan baharat vb.
ABALAMAH
Çocuk emeklemek, emekliyerek yürümeğe başlamak.
ABUNLUK
Her çiftçinin tarlası kenarında ayırdığı gübreli, arpa ekmeğe mahsus yer.
ACENE
Tırpanın sap geçecek deliğini delmeğe yarar çelik aygıt.
ABANLAMAK
Geniş adımlarla hızlı hızlı yürümek. Çocuk emeklemek, emekliyerek yürümeğe başlamak.
ABANNAMAK
Çocuk emeklemek, emekliyerek yürümeğe başlamak. Geniş adımlarla hızlı hızlı yürümek. Koşmak. Boşu boşuna, bir iş yapmadan gidip gelmek. Geniş adımlarla bir yeri ölçmek, adımlamak. Bir işe hızla girişmek, işe koyulmak: Ahmet ovada öyle abannıyor ki, ekin dayanmıyacak. Uzun adımlarla yürümek, adımlamak.
ABULDAMAK
Çocuk emeklemek, emekliyerek yürümeğe başlamak.
BURÇAK
Baklagillerden, taneleri hayvan yemi olarak kullanılan yıllık bir yem bitkisi (Vicia ervilia). Bu bitkinin mercimeğe benzeyen ve genel olarak hayvan yemi olarak kullanılan tanesi.
SUMAK
Antep fıstığıgillerden, sıcak bölgelerde yetişen, kabuğu hekimlikte, yaprakları dericilikte kullanılan bir ağaç (Rhus coriaria). Bu ağacın, ekşilik vermek için dövülerek yemeklere katılan mercimeğe benzeyen meyvesi.
KONUKLAMAK
Konuk olmak. Yemeğe çağırmak.
ERİŞMEK
Varılması zamana, emeğe bağlı olan ya da uzakta bulunan bir amaca varmak, ulaşmak. Zaman gelip çatmak. Bitkiler veya bunların ürünleri olgunlaşmak. Bir yere ulaşmak, varmak.
ABILDAMAK
Çocuk emeklemek, emekliyerek yürümeğe başlamak.