Kelimeler arşivi içinde; başında "mey" olan, toplam 100 adet kelime bulunmaktadır. mey ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu mey ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde mey olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
MEYMENETSİZLİK, MEYVELENDİRMEK
MEYVELENDİRME, MEYMENETSİZCE
MEYHANECİLİK, MEYLETTİRMEK, MEYDANÇAYIRI, MEYİLHACILAR
MEYMENETSİZ, MEYLETTİRME, MEYDANCILIK, MEYVELENMEK, MEYVESİZLİK
MEYİLSEMEK, MEYİKLEMEK, MEYELLEMEK, MEYİRSEMEK, MEYDİRAMAN, MEYHANESİZ, MEYMENETLİ, MEYDANKAPI, MEYDANKAYA, MEYANCILIK, MEYVECİLİK, MEYDANDÜZÜ, MEYDANDERE, MEYDANDAĞI, MEYREMHURT, MEYDANBAŞI, MEYVELENME
MEYİLDERE, MEYLETMEK, MEYTAMBAL, MEYTANBAL, MEYUSİYET, MEYHANELİ, MEYVABÜKÜ, MEYDANİYE, MEYDANKÖY, MEYHANECİ, MEYDANLAR, MEYDANCIK, MEYDANLIK, MEYDAVULU
MEYVELİK, MEYVALIK, MEYRANSA, MEYREMEN, MEYDANDA, MEYMENET, MEYDANLI, MEYLETME, MEYSİMEK, MEYVEDAR, MEYİRSEK, MEYİLSİZ, MEYVEHOŞ, MEYERSAM, MEYVESİZ, MEYDANCI, MEYUNSUZ
MEYANCA, MEYVALI, MEYANCİ, MEYUNNU, MEYANÇİ, MEYMUNE, MEYANCI, MEYVECİ, MEYDANİ, MEYVELİ, MEYİLLİ, MEYERSE, MEYESEM, MEYHDEB, MEYHANA, MEYHANE
MEYYUS, MEYANE, MEYDAN, MEYTER, MEYRİÇ, MEYNES, MEYMUN, MEYMİN, MEYMEN, MEYYİT, MEYYAL
MEYZE, MEYVE, MEYVA, MEYUS, MEYİT, MEYİS, MEYİL, MEYEM, MEYEL, MEYAN
MEYİ
MEY
MEY
Şarap. Türk halk müziğinde kullanılan, ağzı yassı bir zurna türü.
MEYLETTİRMEK
Meyletme işini yaptırmak.
MEYMENETSİZLİK
Uğursuzluk.
MEYDANCILIK
Meydancı olma durumu.
MEYİLSEMEK
Bir işi üzerine almak.
MEYİKLEMEK
Çevreyi kollamak, gözetlemek.
MEYİLHACILAR
Ankara şehrinde, Nallıhan belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
MEYVELENDİRME
Meyvelendirmek işi.
MEYVESİZLİK
Meyvesiz olma durumu.
MEYDANÇAYIRI
Balıkesir kenti, Kavacık nahiyesine bağlı bir yer.
MEYMENETSİZ
Uğursuz.
MEYHANECİLİK
Meyhane işletme işi.
MEYVELENMEK
Meyveli duruma gelmek, meyve vermek.
MEYLETTİRME
Meylettirmek işi.
MEYVELENDİRMEK
Meyvelenme işini yaptırmak.
MEYMENETSİZCE
Meymenetsiz bir biçimde.
Bu bölümde tanımı içerisinde MEY geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AFİŞE
"Açığa vurmak, belirtmek; duyurmak, dile düşürmek, reklam etmek; açıklamak" anlamlarındaki afişe etmek, "bir kimse bilinmeyen bir yönüyle tanınmak" anlamındaki afişe olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz. Açıklanmış.
AÇIKLIKÖLÇER
Bir mikroskobun açıklığını ölçmeye yarayan alet.
AÇGÖZLÜ
Mala, yiyeceğe ve içeceğe doymak bilmeyen, açgöz, gözü aç, doymaz, gözü doymaz, tamahkâr, haris, hırslı, tokgözlü karşıtı.
ADSIZ
Adı olmayan, isimsiz. Tanınmayan, bilinmeyen, isimsiz. Türklerde, ailesinden ayrıldığı için artık onun adını taşımak, onun adıyla anılmak hakkını yitirmiş olan, bir yararlık gösterdiğinde ancak ad kazanabilen delikanlı, isimsiz.
AÇIKLIK
Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.
ABANMAK
Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.
ACILAŞMAK
Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.
AÇAN
Oynak kemiklerin arasındaki açıları genişletmeye yarayan kasların genel adı, büken karşıtı.
ADAKLAMAK
Küçük çocuk yürümeye başlamak.
AD
Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelime, isim. Sayma. Sayılma. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu.
ABANDONE
Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.
ABULLABUT
Kaba saba ve anlayışsız (kimse). Biçimsiz ve kötü giyinen, giyimine özen göstermeyen (kimse).
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
AGLÜTİNİN
Serumda meydana gelen ve pıhtılaşmaya sebep olan antikor.
ABONE
Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).
AÇIKLAYICI
Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.
ACUR
Kabakgillerden, kabuğu çizgili ve tüylü, yeşil veya sarımtırak, üzeri yeşil lekeli, irice bir meyve (Cucumis flexuosus).
ACEMİ
Bir işin yabancısı olan, eli işe alışmamış, bir işi beceremeyen. Saraya yeni alınmış cariye. İşinde, mesleğinde yeni olan, toy. Bir yere, bir şeye yabancı olan.
ADAMCIL
İnsandan ürkmeyen, insana alışmış olan, insana sokulan, sıcakkanlı, munis.
ADAMOTU
Patlıcangillerden, geniş yapraklı, mavi çiçekli, meyveleri sarı, çok yıllık bir bitki, kankurutan, adamkökü (Mandragora autumnalis).