Kelimeler arşivi içinde; başında "mez" olan, toplam 156 adet kelime bulunmaktadır. mez ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu mez ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde mez olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
MEZODERMİZASYON
MEZİYETSİZLİK, MEZONEFRİDYUM, MEZOPTERİGYUM, MEZOTENDİNEUM
MEZENSEFALON, MEZENTERİTİS, MEZGİTGİLLER, MEZODUODENUM, MEZOMETRİTİS, MEZOMETRİYUM, MEZOSALPİNKS, MEZZOSOPRANO
MEZENTERYUM, MEZHEPÇİLİK, MEZOBLASTİK, MEZOPELAJİK, MEZORİDAZİN, MEZOSTERNUM, MEZOYEYUNUM
MEZARCILIK, MEZARİSTAN, MEZBELELİK, MEZELENMEK, MEZELLEMEK, MEZENTERON, MEZİYETSİZ, MEZLOSİLİN, MEZOBİYOTA, MEZONEFROZ, MEZOPODYUM, MEZOREKTUM, MEZORKİYUM, MEZOSERKER, MEZOTARSUS, MEZOTELYOM, MEZOTELYUM, MEZOTORAKS, MEZOVARYUM
MEZARTAŞI, MEZCETMEK, MEZDİRMEK, MEZECİLİK, MEZELEMEK, MEZELENME, MEZGELDEK, MEZGERDEK, MEZĞELDEK, MEZİYETLİ, MEZKERDEN, MEZLENMEK, MEZMELDEK, MEZMELTEK, MEZMENCİL, MEZMENDEK, MEZMERDEK, MEZMETMEK, MEZOİLEUM, MEZOKOLON, MEZOKOTİL, MEZONOTUM, MEZOSEFAL, MEZOTİTİS, MEZRAAKÖY, MEZUNİYET, MEZZETİNO
MEZAKSON, MEZARLIK, MEZCETME, MEZELLET, MEZELLIG, MEZELLİG, MEZELLİK, MEZELMEK, MEZENKİM, MEZENŞİM, MEZERLİK, MEZHEPÇİ, MEZİTLER, MEZLEMEK, MEZODERM, MEZOFERM, MEZOGLEA, MEZOGLÖA, MEZOKARP, MEZOMORF, MEZOSFER, MEZOTERM, MEZOZOİK, MEZRETLİ
MEZALİM, MEZAMİR, MEZARCI, MEZATÇI, MEZBAHA, MEZBATA, MEZBEHE, MEZBELE, MEZDEĞİ, MEZEKÖY, MEZELİK, MEZERET, MEZİTLİ, MEZİYET, MEZLEKİ, MEZMELE, MEZMEZE, MEZOFİL, MEZOKİT, MEZOMER, MEZOTEL, MEZOZOM, MEZZEKİ
MEZAKA, MEZAKE, MEZBEA, MEZDEK, MEZECİ, MEZEKE, MEZELE, MEZEME, MEZGEP, MEZGİÇ, MEZGİT, MEZĞEL, MEZHEP, MEZİDE, MEZKUR, MEZLİŞ, MEZMUR, MEZRAA, MEZURA, MEZYİT, MEZZAK
MEZAR, MEZAT, MEZDA, MEZEK, MEZEP, MEZER, MEZET, MEZİN, MEZİR, MEZİT, MEZLA, MEZNE, MEZON, MEZRA, MEZRU, MEZUN, MEZÜR, MEZZO
MEZE, MEZİ, MEZO
MEZ
MEZ
Masa.
MEZOSALPİNKS
Döl yatağı borusunun içinde seyrettiği karın zarı dürümü.
MEZENTERİTİS
Bağırsak askısının yangısı.
MEZONEFRİDYUM
Bazı omurgasızlarda mezodermden gelişmiş boşaltım organı. Bazı omurgasızlarda mezodermden gelişen boşaltım organı.
MEZOTENDİNEUM
Kirişleri saran vagina synovialis tendinis'in, kirişe aynı zamanda damarları ve sinirleri götüren asıcı bağı.
MEZENTERYUM
Çeşitli karın organlarını karın duvarına asan çift tabakadan oluşmuş periton kıvrım, özellikle bağırsakları karın arka duvarına bağlayan bağırsak askısı. Bağırsak asıcı bağ. (Eş anlamlısı: mezenter)1, Omurgalı hayvanlarda bağırsak askısı. Omurgasız hayvanlarda aynı segmentde (bölüt) bulunan bir çift sölom kesesinin arasına rastlayan sölom epiteli bölgesine verilen özel bir ad.
MEZOMETRİTİS
Döl yatağının asıcı ligamentlerinin yangısı.
MEZZOSOPRANO
Soprano ile kontralto arasında kadın sesi. Sesi böyle olan sanatçı.
MEZODUODENUM
Onikiparmak bağırsağını asan karın zarı dürümü.
MEZGİTGİLLER
Balıklar sınıfının kemikli balıklar takımına giren, genellikle tatlı sularda yaşayan bir familyası.
MEZOMETRİYUM
Döl yatağı asıcı bağı.
MEZHEPÇİLİK
Mezhepçi olma durumu.
MEZOPTERİGYUM
Bazı keski solungaçlı balıklarda (Elasmobranchii) pektoral kemerin kaidesinde yer alan üç bazal kıkırdaktan ortada olanı. Bazı keski solungaçlı (Elasmobranchii) balıklarda pektoral kemerin kaidesinde yer alan üç bazal kıkırdaktan ortada olanı.
MEZENSEFALON
Orta beyin.
MEZODERMİZASYON
İki ayrı embriyolojik kısmın örtücü epitel hücreleri yüzeyleri ve altındaki dokuyla birlikte birbirlerine dokundukları yerde kaynaşmaları. Ağız boşluğunun burun ve ağız boşluğuna dönüşmesinde prosessus palatiniler birbirleriyle kaynaşırlar.
MEZİYETSİZLİK
Meziyetsiz olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde MEZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
APTALLAŞMAK
Zekâsını işletemez olmak, alıklaşmak, ahmaklaşmak.
ATIK
Hastane, ev, fabrika vb. yerlerde kullanılmış, artık işlenemez veya çevre için zarar oluşturan her türlü madde. Atılmış, atılan. Üretimden tüketime kadar olan tüm aşamalarda ortaya çıkan ve kullanıcının artık işine yaramayan maddelerin tamamı.
AKROMATİK
Beyaz ışığı çözümlemeden geçiren, renksemez. Hücrede boyayı kabul etmeyen (bölüm).
ANITKABİR
Atatürk'ün mezarının bulunduğu anıtsal yapı.
APOKRİF
Doğruluğuna güvenilmez söz ya da yazı.
AMBALE
"Birini düşünemez duruma getirmek, çok yormak, fazla gaz vererek otomobili çalışamaz duruma getirmek" anlamlarındaki ambale etmek ve "çok yorulup iş göremez, düşünemez duruma gelmek" anlamındaki ambale olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz.
AGNOSTİK
Bilinemezci. Bilinemezcilikle ilgili.
AĞDA
Kaynatılarak çok koyu ve yapışkan bir macun durumuna getirilen pekmez veya limonlu şeker eriyiği. Şekerle yapılmış olan ürünlerin hazırlanması veya beklemesi sırasında şekerin ulaştığı koyuluk.
AGNOSTİSİZM
Bilinemezcilik.
AMANSIZ
Aman vermez, acımasız, cana kıyıcı, hoşgörüsüz, gaddar, zalim, biaman.
AĞDALIK
Pekmez yapılmış olan üzüm.
ACİZ
Gücü bir işe yetmez olanın durumu, güçsüzlük. Beceriksizlik. Kişinin ve kuruluşun borcunu vaktinde ödeyememesi durumu.
ARYANİZM
IV. yüzyılda Arius adlı bir papazın kurduğu ve Hristiyan inanışının tersine olarak İsa'nın tanrılığını inkâr eden mezhep.
AKITMA
Akıtmak işi, isale. Enli bilezik. Un, süt, yağ, yumurta, şeker veya pekmezle yoğrularak cıvık bir duruma getirilen hamurun kızgın sac üzerinde pişirilmesiyle yapılmış olan bir tatlı türü. Hayvanların, özellikle atların alınlarında bulunan ve burunlarına doğru uzanan beyaz leke.
AHLAT
Gülgillerden, kendi kendine yetişen, üzerine armut aşılanan ağaç, yaban armudu, dağ armudu (Pirus piraster). Beden yapısının temelini oluşturan ögeler. Kaba adam, yol iz bilmez kimse. Bitlis iline bağlı ilçelerden biri. Bu ağacın, armuda benzeyen, iyice olgunlaştıktan sonra yenilebilen yemişi. Bir karışım içindeki parçalar, ögeler.
ANKİLOZ
Oynar eklemlerde oynaklığın kalmamasıyla eklemin işlemez duruma gelmesi, eklem kaynaşması.
ATALET
Tembellik. İşsizlik, işsiz kalma. Süredurum. İşlemezlik.
ALÇALMA
Alçalmak işi, inme. Gelgitte denizin alçalması, cezir. Düşkünlük, zül, mezellet. Toprağın çöküp oturması.
AFAL
Şaşkın, dağınık, ne yapacağını bilmez.
ASMOLEN
Pişmiş toprak, cüruf ve çimento karışımından yapılmış, ses geçirmez, delikli briket türü.