Kelimeler arşivi içinde; başında "mele" olan, toplam 84 adet kelime bulunmaktadır. mele ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu mele ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde mele olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
MELENDEREAYVASI
MELEZLEŞTİRMEK
MELEZLEŞTİRME
MELEMİRLEMEK, MELEKŞESOLAK, MELENGESTROL, MELEMETLEMEK
MELENEMEZİS, MELEŞTİRMEK, MELEZLENMEK, MELEKTOPRAK, MELEZLEŞMEK, MELEKŞEORUÇ
MELEZLEMEK, MELEZLENME, MELEZLEŞME
MELENCÜYH, MELENAĞZI, MELENDİRE, MELEMİLLİ, MELEZLEME, MELEVİÇEN
MELETMEK, MELEZLİK, MELENBEÇ, MELENCÜK, MELEVCEN, MELETÜRE, MELETMEZ, MELENKÜŞ, MELEŞMEK, MELENGEÇ, MELESTER, MELENGİÇ, MELENGİŞ, MELENKİŞ, MELERMEK, MELEMŞÜK, MELEMSÜK, MELEKPER, MELEKŞAH, MELEKNAZ, MELEKNUR
MELEKSE, MELESİR, MELEĞER, MELEŞME, MELEKRU, MELEGİR, MELETME, MELEKLİ, MELEYSE, MELEĞEN, MELEVSİ, MELEYİR, MELEYKE, MELESKE, MELEKSİ, MELEDEN, MELEKUT, MELEZİR, MELEHTİ, MELEMEK, MELEMEN, MELEMET, MELEMEZ, MELEMİR, MELEMŞE, MELEHOR
MELEFE, MELEZİ, MELEKE, MELENK, MELEME, MELENA
MELEN, MELEF, MELEZ, MELEK, MELET, MELEŞ, MELES, MELER
MELE
MELE
Duvarcı aracı, mala. Çekirge. Köpeğin yaşı : Bizim köpek yedi melesinde. Çocuk oyunlarında kale olarak kullanılan çukur. Yuva : Leyleklerin melesi yıkılmış. İn : Kurt melesine girdi.
MELEZLENME
Melezlenmek işi.
MELEKŞEORUÇ
Sakarya şehri, Geyve ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
MELEMETLEMEK
Onarmak. Üstünkörü geçmek.
MELEZLEMEK
İki ayrı türü çiftleştirip birleştirmek.
MELEMİRLEMEK
Onarmak.
MELEKTOPRAK
Çamuru çok özlü, boz toprak.
MELENEMEZİS
Siyah kusmuk.
MELEZLEŞTİRMEK
Melez duruma getirmek.
MELEŞTİRMEK
Bekletmek.
MELENGESTROL
Anabolizan bir madde.
MELEZLENMEK
Melezleme işi yapılmak.
MELEZLEŞTİRME
Melezleştirmek işi.
MELEKŞESOLAK
Sakarya şehri, Geyve belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
MELEZLEŞMEK
Bir bitki başka bir bitki türünün çiçekleriyle döllenmek, hibritleşmek. Yabancılaşmak.
MELENDEREAYVASI
Bir okka ağırlığında bir çeşit ayva.
Bu bölümde tanımı içerisinde MELE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AMENTÜ
Bir oluş, düşünce veya ideolojinin temelini oluşturan değer yargıları. Arapça "inandım" anlamına gelen ve İslamiyetin temel inançları olan "Allah'a, onun meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, kadere, hayır ve şerrin Allah'tan geldiğine inanma"yı dile getiren söz.
ALIŞKANLIK
Bir şeye alışmış olma durumu, alışkınlık, alışmışlık, alışkı, itiyat, huy, meleke, ünsiyet, yordam. İç ve dış etkilerle hep aynı biçimde gerçekleşmesi sonucu beliren şartlanmış davranış. Yakınlık, arkadaşlık, ünsiyet.
ARA
İki şeyi birbirinden ayıran uzaklık, aralık, boşluk, mesafe. İki olguyu, iki olayı birbirinden ayıran zaman, fasıla. Kişilerin veya toplulukların birbirine karşı olan durumu veya ilgisi. Toplu jimnastik dizilmelerinde, sıradakilerin birbirlerinden yanlamasına olan uzaklıkları. Spor karşılaşmalarında oyuncuların dinlenmek ve taktik almak için kullandıkları süre. İç. Bir oyunda, bir filmde izleme sırasında dinlenmek üzere verilen kısa süre, antrakt.
ARALIKLI
Birbirine bitişik olmayan, aralarında açıklık bulunan, aralı, fasılalı. Dizgide kelimeler, harfler veya satırlar arasında açıklık olan, espaslı. Kesik kesik.
AMELELİK
Amele olma durumu.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
ARMUZ
Gemilerde güverte ve borda kaplama tahtalarının yan yana gelmeleri sonucu aralarında oluşturdukları çizgi.
ANLAŞILAN
Anlaşıldığına göre, galiba, muhtemelen.
AĞIRLIKLI
Ağırlığı olan. Değerlendirmelerde üzerinde fazlaca durulan. Çoğunluğu oluşturan.
AĞDALI
Ağdalanmış. Karmaşık. Bilinmeyen kelimelerden, anlaşılması güç sözlerden oluşan (deyiş).
ARENA
Boğa güreşi, yarış, oyun vb. gösteriler yapılmış olan alan. Siyasi çekişmelerin geçtiği yer.
ATOMCULUK
Evrenin, bölünmez parçaların kümelenmesinden oluştuğunu ileri süren öğreti.
AŞK
Aşk hakkında çok fazla tanımlama yapılmıştır. Burada hepsinden bahsedersek, sayfalar dolusu metinler yazmamız gerekir. O yüzden, bu sayfada, diğer sayfalardaki tanımlamalardan farklı olarak, sadece aşk ve aşka benzer kelimelerin tanımını vererek, esas anlamını size bırakıyoruz.
ALIŞVERİŞ
Satın alma ve satma işi, alım satım, iş, muamele, ahzüita, aksata, pazar. İlişki, münasebet.
AGLÜTİNASYON
Kümeleşim.
ANTLAŞMA
İki veya daha çok devletin saldırmazlık, savaşta iş birliği vb. konularda kararlaştırdıkları ilkelere uygun davranmayı kabul etmeleri durumu, ahit, muahede, ahitleşme, pakt. Bu durumu belirten belge.
AÇIKLAYICI
Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.
AKIŞMA
Akışmak işi. Bir sıraya gelen ses, hece veya kelimelerin birbirleriyle uyuşarak kulağa hoş ve dile kolay gelen bir bütün oluşturması.
ARPALAMA
Atların ayaklarında görülen ve rahat yürümelerini önleyen bir hastalık. Çok arpa yemekten ileri gelen bir hayvan hastalığı.
AKORDİYON
Üstündeki düğmelere veya tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı, akordeon, armonika. Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma.