Kelimeler arşivi içinde; başında "mare" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. mare ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu mare ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde mare olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
MARESLENMEK
MARESLEMEK, MAREŞALLİK, MAREZLEMEK
MAREŞŞEĞA
MAREŞAL
MAREBE
MAREG, MAREM
MARE
MARE
Böğürtlen.
MARESLENMEK
Ot ve bitkilerin yaprakları solmak. Yüz solmak.
MAREM
Muharrem.
MAREŞŞEĞA
İri, hantal, hırçın eşek.
MAREŞAL
En yüksek askerî rütbe. Bu rütbede bulunan general, müşir.
MAREŞALLİK
Mareşal olma durumu, müşirlik. Mareşal unvanı.
MAREG
Samanlık.
MARESLEMEK
Ot ve bitkilerin yaprakları solmak.
MAREBE
Muharebe, savaş.
MAREZLEMEK
Karalamak. Kusurlu saymak.
Bu bölümde tanımı içerisinde MARE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
YATKINLIK
Yatkın olma durumu. Alışkanlıktan doğan yeti, meleke, mümarese.
İPUCU
İnsanı aradığı gerçeğe ulaştırabilecek iz, emare.
AMARAT
Çalışkan, işbilir, hamarat: Amarat kadın evinden belli olur. Dülger, marangoz, demirci ve çiftçilerin kullandıkları testere, keser, balta, saban demiri, çizek gibi aygıtlar. Kilim, çul, çuval gibi yaygı, ev eşyası. Altın, gümüş gibi ziynet eşyası. Orta malı, elden ele gezen: Benim malım amarat değil. İmaret. Marangoz ve çiftçi araçlarının tamamı. Kayseri ilinde, Güneşli nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
MÜŞİRLİK
Mareşallik.
KÜLLİYE
Bir caminin çevresinde cami ile birlikte kurulmuş medrese, imaret, sebil, kitaplık, hastane vb. yapıların bütünü.
İMARET
İmarethane.
İZ
Bir şeyin geçtiği veya önce bulunduğu yerde bıraktığı belirti, nişan, alamet, emare. Bir olay, bir durum veya yaşayıştan geride kalan belirti, eser. Bir düzlemin başka bir düzlemle veya bir doğru ile kesişmesinden doğan ara kesit. Bir olay veya bir durumdan geride kalan belirti, ipucu, emare. Bir şeyin dokunmasıyla geride kalan belirti.
DENİZKEDİSİGİLLER
Balıklar (Pisces) sınıfının, keski solungaçlılar (Elasmobranchii) alt sınıfının, tüm başlılar (Holocephali) takımından, vücutları uzun, başları basık, göğüs ve karın yüzgeçleri geniş olan türlere sahip bir familya. (Chimaeridae),takımına giren bir familyası. Vücutları uzun, başları basık, göğüs ve karın yüzgeçleri geniş olur. Deniz kedisi (Chimare monstrosa)iyi bilinen türüdür.
EKZEMEK
İstirkap etmek, kıskanmak, kendisine rakip saymak. Mümarese, elde etmek için çalışmak.
MÜŞİR
Mareşal. Yazı ile bildiren, haber veren. Taşıtlarda motorun ısı durumunu göstergeye yansıtan araç. Gösterge. Haber veren, bildiren. Emir ve işaret eden.
DELİL
İnsanı aradığı gerçeğe ulaştırabilecek iz, emare. Kanıt. (deli:li) Kılavuz, rehber.
ASA
Bazı ülkelerde, hükümdarların, mareşallerin, din adamlarının güç sembolü olarak törenlerde taşıdıkları bir tür ağaç veya metalden değnek. İhtiyarların baston yerine kullandıkları uzun sopa.
BEYLİK
Bey olma durumu. Bir tür küçük ve ince asker battaniyesi. Hükûmet. Devletle ilgili, devlete özgü olan, devlet malı olan, mirî. Rahat yaşama. Merkeze tam bağlı olmayarak bir beyin yönetimi altındaki ülke, emîrlik, emaret, mirlik. Basmakalıp. Herkesin kullandığı, herkesin bildiği.
FODLA
Çoğunlukla imaretlerde yoksullara verilen kepekli undan yapılmış pideye benzer bir ekmek türü.
İMARETHANE
Yoksullara ve öğrencilere yiyecek dağıtmak için kurulmuş hayır kurumu, imaret.
AMARE
Emare.
GENERAL
Kara ve hava kuvvetlerinde albaylıktan sonra gelen ve mareşalliğe kadar olan yüksek rütbeli subaylara verilen genel ad.