Sonu MANK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "mank" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu mank ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında mank olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde mank olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

MANK

Sersem, ahmak. Ağır başlı kişi. Durgun, rüzgârsız hava. Ahmak, akılsız, mankafa, sersem.

  -   -   -  

Anlamında MANK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MANK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALIŞILMIŞ

Her zamanki, mutat.

BÜYÜTME

Büyütmek işi. Birisi tarafından yetiştirilmiş kimse. Uzakta duran cisimlere dürbün vb. bir araçla bakıldığında cismi gören açının çıplak gözle bakıldığı zamanki açıya oranı.

OKÇU

Ok yapan veya satan kimse. Okçuluk sporunu yapan kimse, kemankeş.

KEHRİBAR

Süs eşyası yapımında kullanılan, açık sarıdan kızıla kadar türlü renklerde, yarı saydam, kolay kırılır ve bir yere hızlıca sürtüldüğünde hafif cisimleri kendine çeken, fosilleşmiş reçine, samankapan, kılkapan. Bu reçineden yapılmış.

MODEL

Resim, heykel vb. yapılırken baka baka benzetilmeye çalışılan nesne veya kimse, örnek. Tasarlanan ürünün tanıtım veya deneme amacıyla üretilen ilk örneği, prototip. Giysi örneklerini içinde toplayan dergi. Otomobil vb.nde tip. Örnek olmaya değer kimse veya şey, örnek, paradigma. Benzer. Biçim. Bir özelliği olan nesne veya kişi. Manken.

PODYUM

Genellikle atletizm yarışmalarında derece alan atletlerin veya giysileri sergilemek için mankenlerin çıktıkları merdivenli, yüksekçe yer.

MANKENLİK

Mankenin işi.

ALAGÜN

Yazın güneş buluta girdiği zamanki gölgeli hava: Alagünde koyun iyi otlar. Yarı açık yarı bulutlu hava. Yazın, güneş bulut arkasında kaldığında oluşan gölgeli durum. Ağrı şehrinde, Eleşkirt belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Muş ili, Mercimekkale bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Şanlıurfa ilinde, Karakeçi bucağına bağlı bir yer.

DEFİLE

Giyecekleri tanıtmak amacıyla mankenlerin yaptıkları gösteri, giyim gösterisi.

DOĞAL

Doğada olan, doğada bulunan. Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi. Yapmacık olmayan. Kendiliğinden olan, insan eliyle yapılmamış, yapay karşıtı. Doğada rastlandığı gibi, doğaya uygun olan, doğa güçlerine, kurallarına uyan, tabii, natürel. Katıksız, saf. Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan.

BAYA

Direnme, inat için kullanılır: Baya gimecen sana ne?. Gerçekten, doğru. Belki: Baya kamyon gelmecek. Epey, uzunca. Bayağı, her zamanki gibi. Epeyce, çok fazla. Bilinen. Hakikaten, gerçekten, ciddi olarak: Bayâ bu hadise böyle mi oldu?. Muhakkak, mutlaka: Ben bu işi bayâ yapacağım. Her zamanki gibi olan, bayağı, hiçbir özelliği bulunmayan:-Bu işi nasıl yaptın?-Bayâ. Hemen hemen: Ali okumayı bayâ öğrenmiş be!. İnadına: Dışarı bayâ gidicen var var mı dicen?. Epeyce, bir hayli, oldukça: Biz otururken bayâ vakit geçti. Fazla, çokça: Bu yıl hayvanlarıma yetecek bayâ samanım var. Hemen hemen. Bayağı.

MANKAFALIK

Mankafa olma durumu, anlayışsızlık, aptallık. Atlarda görülen süreğen, şiddetli sakağı.

MANGAFA

Anlayışsız, aptal, mankafa.

ENKÜÇÜK

Bir değişkenin alabileceği en düşük değer, enk. Zamana bağlı olarak değişmekte olan bir niceliğin İndiği en düşük değer. Güneşte leke bolluğunun en az olduğu, bir değişen yıldızın en sönük bulunduğu zamanki değerler vb.

SÖLPÜMEK

Şişmanken zayıflamak. Gevşemek, pörsümek.

MANKADAŞ

Manka arkadaşı.

BAYAKI

Hakikaten, gerçekten, ciddi olarak. Her zamanki gibi olan, bayağı, hiçbir özelliği bulunmayan. Hemen hemen. Epeyce, bir hayli, oldukça. Deminki, az önceki. Demin, az önce, şimdi.

TABİİ

Doğada olan, doğada bulunan. Katıksız, saf, doğal. (ta'bi:) Elbette, doğallıkla, doğal olarak, işin gereği olarak. Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan. Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi. Yapmacık olmayan, doğal.

EFEK

Yabani yonca, fiğ. Bir cins ot. Toz gibi yağan kar. Samankâğıdı.

OKÇULUK

Ok yapma ya da satma işi. Ok ve yay kullanılarak yapılmış olan spor. Okçu olma durumu, kemankeşlik.

 

Warning: fopen(/home/ileilgil/public_html/kelimeler/cache/ma/mank_2_0.io): failed to open stream: Disk quota exceeded in /home/ileilgil/public_html/kelimeler/func.php on line 37

Warning: fwrite() expects parameter 1 to be resource, boolean given in /home/ileilgil/public_html/kelimeler/func.php on line 38

Warning: fclose() expects parameter 1 to be resource, boolean given in /home/ileilgil/public_html/kelimeler/func.php on line 39