Kelimeler arşivi içinde; sonunda "mandal" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu mandal ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında mandal olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde mandal olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
MANDAL
Kapı vb. şeyleri kapalı tutmaya yarayan, döner tahta veya metal parça. Ut, kanun, keman vb. çalgıların tellerini geren düğme. Evlek. İpe serilen çamaşırı tutturmak için kullanılan yaylı kıskaç.
GIRMANDAL
Tütün sırıklarının konduğu karşılıklı gerilen iki tel.
HARMANDAL
At, eşek ve benzerleri hayvan kervanlarına bakan uşak. Yaba.
KIRMANDAL
Yaş tütün dizilerini kurutmak için serilen yer, ıskara. Tütün yapraklarını sererek kurutmak için kazıklara gerilmiş paralel teller.
Bu bölümde tanımı içerisinde MANDAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MANDALLANMA
Mandallanmak işi.
KARGABURNU
Uçları karga gagası gibi kıvrık olan araçların ortak adı. Tel bükmekte kullanılan ve uçları sivri koni biçiminde olan metalden bir kıskaç türü. Sanayide küçük ve yuva içine yerleştirilmiş vidaları sökmeye yarayan ince, uzun ağızlı alet. Kapı mandalı.
BEÇGE
Mandaları otlağa götürürken söylenir.
MANDALSIZ
Üzerinde mandal bulunmayan. Mandalla ipe tutturulmamış. Mandalla kapatılmamış olan (kapı, pencere).
CITLAK
Tüfek kapsülü. Kapı mandalı.
ÇALGEÇİR
Kapı mandalı. Bir çeşit düğüm.
MANDALLANMAK
Mandallama işi yapılmak, mandalla tutturulmak.
BASIRMAK
Kapıyı sürgülemek, desteklemek, mandallamak. Kapamak, örtmek, bastırmak. Dikiş dikerken, yama yaparken kumaşın kenarlarını kıvırarak dikmek, bastırmak. Ekmek pişerken tandırın iyi, sürekli ve düzenli yanmasını sağlamak. Gömmek, defnetmek. Gömmek. Bastırmak, kapatmak, saklamak.
BASIRLAMAK
Kapıyı sürgülemek, desteklemek, mandallamak.
MANDALLAMA
Mandallamak işi.
ÇARH
Lavabo, banyo. Kapı mandalı. Değirmen türbünü. Ağartma taşı. Köy evlerinde banyo. Çark. lavabo, evin bir köşesindeki banyo. Çark.
ÇARA
Eski bez parçası. Memeli hayvanların kızgınlık zamanlarında ve doğumları yaklaşınca dişilik organlarından akan sıvı. Meni. Yeni doğan yavrunun ilk pisliği. Dölyatağı, yavruyu saran zar, eş. Yeni doğan yavrunun üzerindeki pislik. Bağırsaktan gelen sıyrıntı. Yavru. Yağsız ince (et hakkında): Etin çarasını fakir yer. Kapı mandalı. Testi. Çare. İneklerde kızgınlığa özel, serviks kaynaklı, ulvada görülen sümüksü akıntı.
ALABUT
Buğdayın kötü olması ve biçerken başından çalınması. Yazın mandaları serinletmek için üzerlerine su atmaya yarıyan, ağaçtan yapılmış çukur kürek, çömçe.
TURUNÇGİLLER
Sedef otugillerin, turunç, portakal, limon, mandalina vb.ni içine alan bir alt familyası, narenciye.
MANDALLAMAK
Kapı, pencere kanadını mandalla tutturmak. Telsizlerde konuşmaları anlaşılmaz duruma getirmek için sürekli olarak düğmelere basmak. Çamaşırı mandalla tutturmak.
HOROZ
Tavukgillerden, tavuğun erkeği olan kümes hayvanı. Ateşli silahlarda çakmak taşına veya merminin kapsülüne vurmaya yarayan metal parça. Kapı zembereğinin mandalı. Kabadayı erkek.
TIRKAZ
Kapı mandalı, sürgü.
SATSUMA
Kabuğu kolay soyulabilen, güzel kokulu bir tür mandalina.
BURGU
Delik açmaya yarayan delgiye takılı sarma, yivli, keskin, çelik alet. Telli sazlarda, telleri germeye yarayan mandal. Yerin orta ve derin katmanlarına inebilmeyi sağlayan delici alet. Tıpa çekmeye yarayan, ucu sivri ve helis biçiminde demir alet, tirbuşon.
MANDALLI
Üzerinde mandal bulunan. Mandalla kapatılmış olan (kapı, pencere). Mandalla ipe tutturulmuş.