İçinde MANDAN geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "mandan" olan, toplam 11 tane kelime bulunuyor. İçerisinde mandan bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu mandan ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında mandan olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

BAŞKUMANDANLIK, KUMANDANSIZLIK

11 harfli kelimeler

BAŞKUMANDAN, KUMANDANLIK, KUMANDANSIZ

10 harfli kelimeler

KUMANDANLI

8 harfli kelimeler

KUMANDAN, GUMANDAN, HAMANDAN

7 harfli kelimeler

MANDANA

6 harfli kelimeler

MANDAN

Bazı kelimelerin anlamları

MANDAN

Toptan, tüm.

HAMANDAN

Çabucak, hemen: Verdim hamandan geri aldım. Hemen, derhâl.

KUMANDANSIZLIK

Kumandansız olma durumu.

KUMANDANSIZ

Kumandanı olmayan.

BAŞKUMANDAN

Başkomutan.

MANDANA

Sukabağı.

KUMANDANLI

Kumandanı olan.

KUMANDAN

Komutan.

BAŞKUMANDANLIK

Başkomutanlık.

GUMANDAN

Kumandan.

KUMANDANLIK

Komutanlık.

  -   -   -  

Anlamında MANDAN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MANDAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SON

Şimdiki zamana en yakın zamandan beri olan veya bu zamanda yapılmış, olmuş olan, ilk karşıtı. Döl eşi. En arkada bulunan. Bir şeyin en arkadan gelen bölümü, bitimi, nihayet, akıbet. Artık ondan ötesi veya başkası olmayan. Uç, sınır. Olanca. Ölüm.

GÖRECE

Bir şeye göre olan, varlığı başka bir şeyin varlığına bağlı olan, kesin olmayıp kişiden kişiye, zamandan zamana, yerden yere değişebilen, bağıl.

ERKEN

Vaktinden önce, alışılan zamandan önce, er, geç karşıtı. Sabahın ilk saatlerinde.

FIRÇALAMAK

Temizlemek veya parlatmak için fırça ile sürtmek. Bir kimseyi çok azarlamak, fırça çekmek. Sık ve bataklık ormandan geçmek.

VİYOLA

Kemana benzer, kemandan büyük bir çalgı, alto.

ŞİMDİDEN

İçinde bulunduğumuz zamandan başlayarak.

ÇEKİLME

Çekilmek işi. Yerin yükselmesiyle bu yeri örten deniz sularının gerilemesi, basma karşıtı. Bir boksörün veya güreşçinin herhangi bir sebeple karşılaşmayı bırakması. Savaşta, bir ordunun veya bir birliğin düşmandan ayrılmak için yaptığı davranış, ricat. Bir görevden, bir işten kendi isteği ile ayrılma, istifa.

SÜREĞEN

Ne kadar süreceği belli olmaksızın sürüp giden, müzmin, kronik. Uzun zamandan beri süren, uzun süreli olan (hastalık), müzmin, kronik, akut karşıtı. Uzun zamandan beri süren, müzmin, kronik.

MİR

Baş, kumandan, amir. Bey, emîr.

KAME

Değişik renkli üst üste iki katmandan oluşan ve üstteki katmanına kabartma bir desen yapılmış olan değerli taş.

BAŞKOMUTAN

Savaşta bir devletin bütün kara, deniz ve hava kuvvetlerini yöneten büyük komutan, başkumandan, serdar.

BAŞARGAN

Kumandan, polis âmiri. Başarılı olan.

ÇÖZÜLME

Çözülmek işi. Savaşta, gerideki savunma hattına çekilmek isteyen birliğin düşmandan sıyrılması. Bir sesin boğumlanmasından sonra organların eski duruma geçmesi. Kişilik, karakter vb. bir bütünde birliğin bozulması durumu.

TALİMAT

Yönerge. Görevin gerektirdiği türlü hizmetlerin başarıyla yürütülmesi için kumandan, başkan veya daire başkanları tarafından verilen, o hizmetle ilgili sorumluluk, düzen ve ilkeleri içine alan buyruklar.

GECİKMEK

Geç kalmak, herhangi bir işi kararlaştırılan zamandan sonra yapmak. Bir taşıt zamanında kalkamamak veya zamanında varamamak.

BAŞKOMUTANLIK

Başkomutan olma durumu, başkumandanlık, serdarlık. Başkomutanın makamı, başkumandanlık. Başkomutanın yaptığı iş, başkumandanlık, serdarlık.

KOMUTAN

Bir asker topluluğunun başı, kumandan, bey.

GEÇ

Belirli zamandan sonra olan. Kararlaştırılan, beklenen veya alışılan zamandan sonra, erken karşıtı.

GANİMET

Savaşta düşmandan zorla ele geçirilen mal. Yağma sonrasında elde kalan mal, çalıntı. Bir rastlantı sonucu ele geçen kazanç veya imkân.

ALIZLAMAK

Cılız taneleri samandan ayırmak için savurmak. Zayıflamak.