Sonu MANDAK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "mandak" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu mandak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında mandak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde mandak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

MANDAK

Boynuzsuz koyun. Kuyruğu kıvrık koyun. Oyunda sayı, gol. Çocukların oyun oynamak için toprakta açtıkları küçük çukur.

  -   -   -  

Anlamında MANDAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MANDAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ZAYİÇE

Yıldızların, belli bir zamandaki yerlerini, durumlarını gösteren çizelge.

IRAMAS

Harmandaki dövülecek ya da sürülecek sap yığını. Tarlada yığın yapılan biçilmiş ekin: Dört dönüm yere ancak üç ıramas yapabildik. Kağnının eksenini çeken çatal ağaç, kağnı oku. Kağnının iskeletini oluşturan çatal ağaç. (Akçaşar Yalvaç Isparta).

ÇERÇİL

Harmandaki ekini sürmek için, toprak üzerine çember biçiminde yayma. (Kaşpınar Ağın Elâzığ).

ŞİMDİKİ

İçinde bulunulan anda olan veya yapılan, bu andaki, bu zamandaki.

ÇIG

Harmandaki taneli hububatın bir araya toplanması. Pencere kafesi.

TEÇ

1.Leğen. 2.Bir çeşit tahıl ölçeği : Ata bir teç arpa verdim. 3.Tencere. 4.Büyük süt tavası. Harmandaki tahıl yığını.

ALACIK

Üzeri dal veya hasırla örtülen çoban evi, tarla, bostan, bağ kulübesi, çardak: Bağı beklemek için alacık yapıyoruz. Çul veya keçeden yapılan çadır. Göçebe çadırlarının üzerine konan eğri ağaç, eğilmesi kolay ağaç sürgünü. Bostan korkuluğu. Ormandaki küçük düzlük, ağaçsız yer: Davarı ormandaki alacıkta otlattım. Vücuttaki çok küçük leke: Bu ala sayılmaz, bir alacık. Yaylaya kurulan hasır bir çeşit çadır. Apaçık, açık kalan yer. Çardak, basit barınak, kulübe. Ağaç güme, çadır. Bağ ve bahçelerde yapılan tahta ya da hasır barınak. (Dereköy Uluborlu Isparta; Garibçe Güdül Ankara). Kastamonu şehri, Azdavay ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Kastamonu şehrinde, Küre belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

YÜLÜTMEK

Tıraş ettirmek, tüylerini yolmak. Ormandaki ağaçları iyice budamak. Ucunu sivriltmek. Traş ettirmek. Tıraş ettirmek.

IRAMBAS

Harmandaki dövülecek ya da sürülecek sap yığını.

EPİZOT

Bir romandaki ya da hikâyedeki olay. Dilim.

ALACUK

Üzeri dal veya hasırla örtülen çoban evi, tarla, bostan, bağ kulübesi, çardak. Ormandaki küçük düzlük, ağaçsız yer. göçebe çadırı.

SIKLIK

Sık olma durumu. Ses, dalga vb.nin birim zamandaki titreşim sayısı, frekans. Sıkça geçme, kullanımı sık olma.

IRAMUS

Harmandaki dövülecek ya da sürülecek sap yığını.