Sonu MANA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "mana" olan, toplam 33 adet kelime bulunmaktadır. Sonu mana ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında mana olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde mana olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

MERÇEMANA, MARSIMANA, MANSIMANA, ŞARAKMANA

8 harfli kelimeler

PARAMANA, SARAMANA, SARIMANA, SIRAMANA, GİLİMANA, CANIMANA, AYAZMANA

7 harfli kelimeler

FARMANA, FERMANA, DİZMANA, HAMMANA, SAYMANA, TÜYMANA, ALİMANA, ALAMANA, MASMANA, MAYMANA, HAYMANA

6 harfli kelimeler

TAMANA, ZAMANA, ORMANA, KUMANA, KEMANA, KAMANA, İMMANA, HAMANA, CUMANA, AYMANA

Bazı kelimelerin anlamları

MANA

Anlam.

HAMMANA

Hanımanne.

FARMANA

Kırmızı çuha üzerine sim işlenmiş gelin elbisesi.

AYAZMANA

Dağlarda su kaynağı.

MARSIMANA

Yerden 20 cm. yükselen, nane gibi kokan, ceviz yaprağından iri yapraklı bir ot. Beyaz, ince kabuklu üzüm.

PARAMANA

Gocuk.

SARIMANA

Büyük kertenkele.

ŞARAKMANA

Pekmez kaynatma işleri ve zamanı. Pekmez kaynatma kazanı. (Gençali, Ulyuğbey Senirkent Isparta).

MANSIMANA

Yabannanesi.

MERÇEMANA

Yeşil kertenkele.

FERMANA

Kadınların giydiği üzeri işlemeli yelek. Eteklik. Kuvvetsiz.

CANIMANA

Konya ili, Kulu ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

GİLİMANA

Balık tutmak için çayların ortasına yapılan set.

SARAMANA

Çalılar arasında görülen bir çeşit yeşil renkli, büyük kertenkele.

SIRAMANA

Birdirbir oyunu.

DİZMANA

Börek.

  -   -   -  

Anlamında MANA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MANA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ANLAMLI

Anlamı olan, manalı. İçeriği olan. Gizli bir anlamı olan, düşündürücü, manidar.

AYRIMLAŞMA

Ayrımlaşmak işi, farklılaşma. Hücrelerin veya canlı organizmaların işlevlerine veya yaşayış türlerine ilişkin yapısal nitelik kazanması, farklılaşma. Bir iç kayanın katılaşması sürecinde yer ve zamana göre ayrımların ortaya çıkması, farklılaşma.

ANLAMSIZLIK

Anlamsız olma durumu, manasızlık.

DÜŞMEK

Yer çekiminin etkisiyle boşlukta, yukarıdan aşağıya inmek. Fırsat çıkmak. Bazı deyimlerde "yürümek, birlikte gelmek" anlamlarında kullanılan bir fiil. Aşırı ilgi ya da sevgi göstermek. Vurmak, değmek, rastlamak. Bulunmak. Hızı, gücü, değeri azalmak. Yakışmak, uygun gelmek. Düşkünleşmek. Kötü bir sebeple istenmeden bir yerde bulunmak. Vücuda bol gelen giysi aşağı kaymak. Uğramak, kapılmak. Hava taşıtları kaza sonucu hızla yere inerek çarpmak. Yere devrilmek, yere serilmek. Atlanmak, aradan çıkmak, eksik kalmak. Eksilmek. Olmak, olumsuz bir duruma girmek. Bir yere ansızın gelmek, damlamak, tesadüfen gelmek. Telefon, sanal ağ vb. alanlarda bağlantı kurmak. Alışmak, müptela olmak. Belirli zamana rastlamak. Bayağılaşmak. Isı, basınç, ateş vb. eksilmek, azalmak. Bir bölüşme sonunda payına ayrılmak. İşbaşından uzaklaşmak. Yakışık almak. Vakti gelmeden ölü doğmak. Kötü yola girmek. Ödevi veya yetkisi içinde bulunmak. Savaşta savunulmaz duruma gelerek teslim olmak. Biriyle yaşama, çalışma, birlikte olma durumunda kalmak. Durduğu, bulunduğu, tutunduğu yerden ayrılarak veya dayanağını, dengesini yitirerek yukarıdan aşağıya inmek. Yağmak.

BAŞRAHİP

Manastırlarda en kıdemli ve yönetimden sorumlu rahip, başkeşiş.

CAMBAZ

Yerde ve tel, at, bisiklet, ip vb. üzerinde dengeye dayanan, tehlikeli, heyecan verici gösteriler yapan kimse, akrobat. Osmanlı Devleti'nde atlı olan ve savaşlarda padişahın önünde düşmana karşı ilk saldırıya geçen birlik. Kurnaz, hileci, hilekâr. Usta, becerikli kimse. At alıp satan veya yetiştiren kimse.

ÇATIŞMA

Çatışmak işi. Savaş maksadıyla düşmana karşı ilerleyen bir birliğin karşı tarafın keşif ve güvenlik kollarıyla arasındaki ilk silahlı vuruşma. Türlü yönlerden uzanan kıvrımlı dağ sıralarının, bir yerde dar bir açı ile birbirine yaklaşıp kaynaşması veya düğümlenmesi. Silahlı büyük kavga, arbede.

DAĞILIM

Dağılarak birbirinden ayrılma. Birleşiminde kütle içinde tamamen eşit olarak dağılmış gerçek veya koloidal eriyik biçiminde başka bir madde bulunan katı, sıvı veya gaz durumundaki bütün cisimler. Bir toplumda, bir kümede incelenen bir veya birçok özelliğin zamana, yere, seçilen herhangi bir değişkene göre hesaplanan sayısal ve oransal dağılışı. Bir ses biriminin, anlam biriminin değişik kullanım veya bağlamlardaki çevrelerinin tümü. Mal üretiminde, katkıda bulunanlara, üretilen mallardan herhangi bir ölçüde verilmesi, dağıtılması. Paylaşım.

EMEL

Gerçekleştirilmesi zamana bağlı istek.

DİREKÇİ

Alamana kayıklarında direğe çıkarak gözcülük yapan kimse.

ANLAM

Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, meal, fehva, deme, mazmun, medlul, valör. Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey.

ANLAMSIZ

Anlamı olmayan, önemli bir şey anlatmayan, manasız, beyhude, boş, içsiz, yersiz, gıcırı bükme, ipsiz sapsız.

DÜŞMANCA

Düşman gibi, düşmana yakışır. (düşma'nca) Düşman gibi, düşmana yakışır bir biçimde, düşmancasına.

BIRAKMAK

Elde bulunan bir şeyi tutmaz olmak. Yanına almamak, yanında götürmemek. Koymak. Bıyık ya da sakal uzatmak. Bir işi başka bir zamana ertelemek. Ölen, ayrılan birinden iş, kişi, nesne vb. şeyler kalmak. Bakılmak, korunmak için vermek. Kötü bir durumda terk etmek. Ayrılmak, terk etmek. Yapışık olan bir şey yapışıklıktan kurtulmak. Özgürlük vermek, hürriyetine kavuşmasını sağlamak. Bulunduğu yeri veya durumu değiştirmemek. Saklamak, artırmak. Sarkıtmak. Bir işin sorumluluğunu, yükümlülüğünü başkasına vermek, görevlendirmek. Uğraşmaz olmak, artık uğraşmamak. Boşamak. Bulunduğu veya dokunduğu yerde bir şey oluşturmak, meydana getirmek. Sınıf geçirmemek, döndürmek. Bir alışkanlıktan veya bir işten vazgeçmek. Bir pazarlıkta, belli bir fiyata vermeyi kabul etmek. Engel olmamak. Unutmak. Sahiplik hakkını başkasına vermek.

BARBAKAN

Kale duvarlarında düşmana ok atmak için açılmış delik.

AKASMA

Düğün çiçeğigillerden, beyaz çiçek veren, bahçelerde süs çiçeği olarak yetiştirilen, sarmaşık özelliği gösteren bir bitki, yaban asması, orman sarmaşığı, meryemana asması (Clematis vitalba).

AMANNAME

İslam devletlerinde düşmana güvenlik içinde olduğunu bildirmek üzere verilen belge.

ALAMANA

Balık avlamakta veya yük taşımakta kullanılan, tek veya iki direkli ve açık güverteli, büyük kayık, alamanata.

ÇEKİNİK

Birkaç kuşak sonra ortaya çıkan ve o zamana kadar aradaki döllerde gizli kalan (soya çekim nitelikleri), resesif. Çekingen. Çekingen bir biçimde.

DUMANLAMAK

Dumanlı duruma getirmek. Dumana tutmak. Sarhoş etmek.