Kelimeler arşivi içinde; sonunda "mali" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. Sonu mali ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında mali olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde mali olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DORUMALİ, İHTİMALİ, ZALİMALİ
ANOMALİ, BURMALİ, KÖSMALİ, SIRMALİ, ŞAMMALİ, YAZMALİ
CUMALİ, KOMALİ, ŞİMALİ
MALİ
MALİ
Mal ile ilgili. Parasal. Maliyeye ilişkin, maliye ile ilgili.
ŞİMALİ
Kuzeyle ilgili, kuzeye özgü.
YAZMALİ
Yazmalı, başörtülü.
BURMALİ
Burmalı, bir bilezik türü.
ZALİMALİ
Kırşehir ilinde, Kösefakılı bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
DORUMALİ
Şanlıurfa ilinde, Şehitnusretbey bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
ANOMALİ
Sapaklık.
ŞAMMALİ
İçine irmik helvası konularak yapılan bir çeşit börek.
CUMALİ
Değerli, yüce bir biçimde bir araya getirilmiş olan.
KOMALİ
Saklambaç.
İHTİMALİ
Olabilen, olasılı, belkili. Belkili. olasıl.
KÖSMALİ
20-25 cm. uzunluğundaki düzgün bir sopa ortadan ikiye bölünür ve herbirinin üzerine 5 er kertik yapılır. Havaya atılan bu sopaların ters ve yüz düşüşlerine göre ortada kalan kertikleri sayılarak oynanan eski bir oyun.
SIRMALİ
Sırmalı.
Bu bölümde tanımı içerisinde MALİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ATATÜRKÇÜLÜK
Atatürk'ün düşünce ve uygulamalarından kaynaklanan, Türk Devleti'nin bağımsızlık ve bütünlüğünü, millî egemenliğini, kişi özgürlüğünü, çağdaş olmayı amaçlayan, akla, bilime ve gerçeğe dayanan, evrensel ağırlıklı, geleceğe yönelik, birbiri ile uyumlu amaçlar, uygulamalar ve ilkeler bütünü, Kemalistlik, Kemalizm. Bu ilkeye bağlılık.
ÇATALLI
Çatalı olan. İki veya daha çok ihtimali olan. Pürüzlü (ses). Çatal durumunda olan.
KAZANIM
Kazanma işi. Bir iş yerinde çalışanlara sağlanan hukuksal, sosyal ve mali her türlü hak, avantaj.
ENSTRÜMAN
Çalgı. Mali belge.
AKÇELİ
Paraya bağlı, parayla ilgili, mali.
MALİKİLİK
Maliki mezhebi.
MALİYECİ
Maliye işlerinde uzman olan veya devletin maliye kuruluşlarında çalışan kimse.
HAMALLIK
Taşıyıcılık. Hamala verilen para, hamaliye. Kaba ve ağır iş. Gereksiz yere yüklenme. Zihni gereksiz bilgilerle doldurma.
ATATÜRKÇÜ
Atatürkçülük yanlısı, Kemalist.
BEKLEMEK
Bir iş oluncaya, biri gelinceye değin bir yerde kalmak, durmak. Karşılaşma ihtimali bulunmak. Süre tanımak, acele etmemek. Bir şeyi, bir kimseyi gözetmek, korumak, muhafaza etmek. Oyalanmak. Aramak, istemek. Ummak.
MALİKİYET
Malik olma durumu.
FİNANSAL
Mali.
HAZİNE
Altın, gümüş, mücevher vb. değerli eşya yığını, büyük servet. Kaynak. Gömülü ya da saklıyken bulunan değerli şeylerin bütünü. Değerli şeylerin saklandığı yer. Devlet malının veya parasının saklandığı yer. Devlet malı veya parası. Değerli bir şeyin çok bulunduğu yer. Büyük bağlılık duyulan, değer verilen şey veya kimse. Devletin altın, döviz, bono ve nakit işlemlerini maliye ile birlikte düzenleme görevini üstlenen makam.
BİÇİMCİLİK
Biçimci olma durumu, formalizm. Özü, içeriği yeterince önemsemeden yalnız biçim üzerinde duran, biçime ağırlık veren görüş, formalizm.
BİÇİMCİ
Biçime sıkı sıkıya bağlılık yanlısı olan. Alışılmış kural, tutum, davranış veya belli biçimin dışına çıkmayan, şekilci, şekilperest, formaliteci, formalist.
KORKU
Bir tehlike veya tehlike düşüncesi karşısında duyulan kaygı, üzüntü. Kötülük gelme ihtimali, tehlike, muhatara. Gerçek veya beklenen bir tehlike ile yoğun bir acı karşısında uyanan ve coşku, beniz sararması, ağız kuruması, kalp, solunum hızlanması vb. belirtileri olan veya daha karmaşık fizyolojik değişmelerle kendini gösteren duygu.
DEFTERDAR
Bir ilin para işlerini yöneten en üst düzeydeki görevli. Osmanlılarda maliye işlerinin en yüksek yetkilisi veya illerde maliye işleriyle uğraşan görevli.
FON
Belirli bir iş için gerektikçe harcanmak üzere ayrılıp işletilen para, kaynak. Bir kuruluşun mali kaynaklarının tümünün göstergesi. Sinemada, tiyatroda oyuncuların arkasındaki resim, fotoğraf veya çeşitli plastik ögelerden oluşan dekor, görüntü. Bir kumaşın alt dokusu. İç mimaride üstüne başka şeyler eklenen bölüm. Bir tabloda, üzerinde konunun işlendiği boya katı.
FİNANS
Para, mal. Mali işler.
BÜROKRAT
Devlet kurumlarında çalışan üst düzey yönetici. Devletle ilgili işlerin yürütülmesinde, kırtasiye işlerini öne sürerek işlemleri zorlaştıran, kırtasiyeci, şekilci, formalist.