Kelimeler arşivi içinde; başında "mali" olan, toplam 24 adet kelime bulunmaktadır. mali ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu mali ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde mali olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
MALİNESEKÖPEĞİ
MALİYETSİZLİK
MALİYECİLİK
MALİGNANSİ, MALİYETSİZ
MALİHÜLYA, MALİYETLİ, MALİKİLİK, MALİKİYET
MALİYECİ, MALİNKİY, MALİYESİ, MALİKANE, MALİGNAN
MALİYET, MALİSOR
MALİNE, MALİYE, MALİKİ, MALİKE, MALİGN
MALİM, MALİK
MALİ
MALİ
Mal ile ilgili. Parasal. Maliyeye ilişkin, maliye ile ilgili.
MALİGNAN
Kötü huylu, habis, öldürücü.
MALİYECİ
Maliye işlerinde uzman olan veya devletin maliye kuruluşlarında çalışan kimse.
MALİGNANSİ
Kötücül tümöre dönüşme eğilimi, kanserleşme derecesi.
MALİYETSİZLİK
Maliyetsiz olma durumu.
MALİNESEKÖPEĞİ
Kısa tüylü, açık kahverengi veya kızıl renkte, tüylerin uç kısımları ve sırtı siyah renkte, kulak uçları siyah ve burun bölgesinde maske şeklinde siyahlıklar görülen Belçika çoban köpeği.
MALİHÜLYA
Kara sevda. Kuruntu.
MALİKANE
Geniş bir alana kurulmuş, büyük ve gösterişli ev, yurtluk.
MALİYETLİ
Maliyeti olan, değerli.
MALİYECİLİK
Bir devletin mali işleri. Maliyecinin görevi.
MALİYETSİZ
Maliyeti olmayan, değersiz.
MALİNKİY
Rusça kökenli malenkiy: küçük (kullanılır bir kelime değildir; ancak metinlerimizde geçtiği için buraya alınmıştır).
MALİKİLİK
Maliki mezhebi.
MALİYET
Üretimde bir mal elde edilinceye değin harcanan değerlerin toplamı.
MALİKİYET
Malik olma durumu.
MALİYESİ
Taşınır ve durağan malı bulunan kişiler.
Bu bölümde tanımı içerisinde MALİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BİÇİMCİLİK
Biçimci olma durumu, formalizm. Özü, içeriği yeterince önemsemeden yalnız biçim üzerinde duran, biçime ağırlık veren görüş, formalizm.
NORMALALTI
Bir eğriye ilişkin normalin, bir doğruyu kestiği nokta ile normalin ayağı arasındaki parçanın o doğru üzerindeki iz düşümü.
HAMALLIK
Taşıyıcılık. Hamala verilen para, hamaliye. Kaba ve ağır iş. Gereksiz yere yüklenme. Zihni gereksiz bilgilerle doldurma.
MEVLA
Tanrı. Efendi, sahip, malik.
BÜROKRAT
Devlet kurumlarında çalışan üst düzey yönetici. Devletle ilgili işlerin yürütülmesinde, kırtasiye işlerini öne sürerek işlemleri zorlaştıran, kırtasiyeci, şekilci, formalist.
ATATÜRKÇÜLÜK
Atatürk'ün düşünce ve uygulamalarından kaynaklanan, Türk Devleti'nin bağımsızlık ve bütünlüğünü, millî egemenliğini, kişi özgürlüğünü, çağdaş olmayı amaçlayan, akla, bilime ve gerçeğe dayanan, evrensel ağırlıklı, geleceğe yönelik, birbiri ile uyumlu amaçlar, uygulamalar ve ilkeler bütünü, Kemalistlik, Kemalizm. Bu ilkeye bağlılık.
DEFTERDAR
Bir ilin para işlerini yöneten en üst düzeydeki görevli. Osmanlılarda maliye işlerinin en yüksek yetkilisi veya illerde maliye işleriyle uğraşan görevli.
HAZİNE
Altın, gümüş, mücevher vb. değerli eşya yığını, büyük servet. Kaynak. Gömülü ya da saklıyken bulunan değerli şeylerin bütünü. Değerli şeylerin saklandığı yer. Devlet malının veya parasının saklandığı yer. Devlet malı veya parası. Değerli bir şeyin çok bulunduğu yer. Büyük bağlılık duyulan, değer verilen şey veya kimse. Devletin altın, döviz, bono ve nakit işlemlerini maliye ile birlikte düzenleme görevini üstlenen makam.
KAZANIM
Kazanma işi. Bir iş yerinde çalışanlara sağlanan hukuksal, sosyal ve mali her türlü hak, avantaj.
FİNANS
Para, mal. Mali işler.
ENSTRÜMAN
Çalgı. Mali belge.
AKÇELİ
Paraya bağlı, parayla ilgili, mali.
ATATÜRKÇÜ
Atatürkçülük yanlısı, Kemalist.
BİÇİMCİ
Biçime sıkı sıkıya bağlılık yanlısı olan. Alışılmış kural, tutum, davranış veya belli biçimin dışına çıkmayan, şekilci, şekilperest, formaliteci, formalist.
BEKLEMEK
Bir iş oluncaya, biri gelinceye değin bir yerde kalmak, durmak. Karşılaşma ihtimali bulunmak. Süre tanımak, acele etmemek. Bir şeyi, bir kimseyi gözetmek, korumak, muhafaza etmek. Oyalanmak. Aramak, istemek. Ummak.
FON
Belirli bir iş için gerektikçe harcanmak üzere ayrılıp işletilen para, kaynak. Bir kuruluşun mali kaynaklarının tümünün göstergesi. Sinemada, tiyatroda oyuncuların arkasındaki resim, fotoğraf veya çeşitli plastik ögelerden oluşan dekor, görüntü. Bir kumaşın alt dokusu. İç mimaride üstüne başka şeyler eklenen bölüm. Bir tabloda, üzerinde konunun işlendiği boya katı.
OLANAKLI
Olma ihtimali bulunan, kabil.
FİNANSAL
Mali.
KORKU
Bir tehlike veya tehlike düşüncesi karşısında duyulan kaygı, üzüntü. Kötülük gelme ihtimali, tehlike, muhatara. Gerçek veya beklenen bir tehlike ile yoğun bir acı karşısında uyanan ve coşku, beniz sararması, ağız kuruması, kalp, solunum hızlanması vb. belirtileri olan veya daha karmaşık fizyolojik değişmelerle kendini gösteren duygu.
ÇATALLI
Çatalı olan. İki veya daha çok ihtimali olan. Pürüzlü (ses). Çatal durumunda olan.