MALİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "mali" olan, toplam 24 adet kelime bulunmaktadır. mali ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu mali ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde mali olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

MALİNESEKÖPEĞİ

13 harfli kelimeler

MALİYETSİZLİK

11 harfli kelimeler

MALİYECİLİK

10 harfli kelimeler

MALİGNANSİ, MALİYETSİZ

9 harfli kelimeler

MALİHÜLYA, MALİYETLİ, MALİKİLİK, MALİKİYET

8 harfli kelimeler

MALİYECİ, MALİNKİY, MALİYESİ, MALİKANE, MALİGNAN

7 harfli kelimeler

MALİYET, MALİSOR

6 harfli kelimeler

MALİNE, MALİYE, MALİKİ, MALİKE, MALİGN

5 harfli kelimeler

MALİM, MALİK

4 harfli kelimeler

MALİ

Bazı kelimelerin anlamları

MALİ

Mal ile ilgili. Parasal. Maliyeye ilişkin, maliye ile ilgili.

MALİGNAN

Kötü huylu, habis, öldürücü.

MALİYECİ

Maliye işlerinde uzman olan veya devletin maliye kuruluşlarında çalışan kimse.

MALİGNANSİ

Kötücül tümöre dönüşme eğilimi, kanserleşme derecesi.

MALİYETSİZLİK

Maliyetsiz olma durumu.

MALİNESEKÖPEĞİ

Kısa tüylü, açık kahverengi veya kızıl renkte, tüylerin uç kısımları ve sırtı siyah renkte, kulak uçları siyah ve burun bölgesinde maske şeklinde siyahlıklar görülen Belçika çoban köpeği.

MALİHÜLYA

Kara sevda. Kuruntu.

MALİKANE

Geniş bir alana kurulmuş, büyük ve gösterişli ev, yurtluk.

MALİYETLİ

Maliyeti olan, değerli.

MALİYECİLİK

Bir devletin mali işleri. Maliyecinin görevi.

MALİYETSİZ

Maliyeti olmayan, değersiz.

MALİNKİY

Rusça kökenli malenkiy: küçük (kullanılır bir kelime değildir; ancak metinlerimizde geçtiği için buraya alınmıştır).

MALİKİLİK

Maliki mezhebi.

MALİYET

Üretimde bir mal elde edilinceye değin harcanan değerlerin toplamı.

MALİKİYET

Malik olma durumu.

MALİYESİ

Taşınır ve durağan malı bulunan kişiler.

  -   -   -  

Anlamında MALİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MALİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BİÇİMCİLİK

Biçimci olma durumu, formalizm. Özü, içeriği yeterince önemsemeden yalnız biçim üzerinde duran, biçime ağırlık veren görüş, formalizm.

NORMALALTI

Bir eğriye ilişkin normalin, bir doğruyu kestiği nokta ile normalin ayağı arasındaki parçanın o doğru üzerindeki iz düşümü.

HAMALLIK

Taşıyıcılık. Hamala verilen para, hamaliye. Kaba ve ağır iş. Gereksiz yere yüklenme. Zihni gereksiz bilgilerle doldurma.

MEVLA

Tanrı. Efendi, sahip, malik.

BÜROKRAT

Devlet kurumlarında çalışan üst düzey yönetici. Devletle ilgili işlerin yürütülmesinde, kırtasiye işlerini öne sürerek işlemleri zorlaştıran, kırtasiyeci, şekilci, formalist.

ATATÜRKÇÜLÜK

Atatürk'ün düşünce ve uygulamalarından kaynaklanan, Türk Devleti'nin bağımsızlık ve bütünlüğünü, millî egemenliğini, kişi özgürlüğünü, çağdaş olmayı amaçlayan, akla, bilime ve gerçeğe dayanan, evrensel ağırlıklı, geleceğe yönelik, birbiri ile uyumlu amaçlar, uygulamalar ve ilkeler bütünü, Kemalistlik, Kemalizm. Bu ilkeye bağlılık.

DEFTERDAR

Bir ilin para işlerini yöneten en üst düzeydeki görevli. Osmanlılarda maliye işlerinin en yüksek yetkilisi veya illerde maliye işleriyle uğraşan görevli.

HAZİNE

Altın, gümüş, mücevher vb. değerli eşya yığını, büyük servet. Kaynak. Gömülü ya da saklıyken bulunan değerli şeylerin bütünü. Değerli şeylerin saklandığı yer. Devlet malının veya parasının saklandığı yer. Devlet malı veya parası. Değerli bir şeyin çok bulunduğu yer. Büyük bağlılık duyulan, değer verilen şey veya kimse. Devletin altın, döviz, bono ve nakit işlemlerini maliye ile birlikte düzenleme görevini üstlenen makam.

KAZANIM

Kazanma işi. Bir iş yerinde çalışanlara sağlanan hukuksal, sosyal ve mali her türlü hak, avantaj.

FİNANS

Para, mal. Mali işler.

ENSTRÜMAN

Çalgı. Mali belge.

AKÇELİ

Paraya bağlı, parayla ilgili, mali.

ATATÜRKÇÜ

Atatürkçülük yanlısı, Kemalist.

BİÇİMCİ

Biçime sıkı sıkıya bağlılık yanlısı olan. Alışılmış kural, tutum, davranış veya belli biçimin dışına çıkmayan, şekilci, şekilperest, formaliteci, formalist.

BEKLEMEK

Bir iş oluncaya, biri gelinceye değin bir yerde kalmak, durmak. Karşılaşma ihtimali bulunmak. Süre tanımak, acele etmemek. Bir şeyi, bir kimseyi gözetmek, korumak, muhafaza etmek. Oyalanmak. Aramak, istemek. Ummak.

FON

Belirli bir iş için gerektikçe harcanmak üzere ayrılıp işletilen para, kaynak. Bir kuruluşun mali kaynaklarının tümünün göstergesi. Sinemada, tiyatroda oyuncuların arkasındaki resim, fotoğraf veya çeşitli plastik ögelerden oluşan dekor, görüntü. Bir kumaşın alt dokusu. İç mimaride üstüne başka şeyler eklenen bölüm. Bir tabloda, üzerinde konunun işlendiği boya katı.

OLANAKLI

Olma ihtimali bulunan, kabil.

FİNANSAL

Mali.

KORKU

Bir tehlike veya tehlike düşüncesi karşısında duyulan kaygı, üzüntü. Kötülük gelme ihtimali, tehlike, muhatara. Gerçek veya beklenen bir tehlike ile yoğun bir acı karşısında uyanan ve coşku, beniz sararması, ağız kuruması, kalp, solunum hızlanması vb. belirtileri olan veya daha karmaşık fizyolojik değişmelerle kendini gösteren duygu.

ÇATALLI

Çatalı olan. İki veya daha çok ihtimali olan. Pürüzlü (ses). Çatal durumunda olan.