Sonu MALAK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "malak" olan, toplam 22 adet kelime bulunmaktadır. Sonu malak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında malak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde malak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

MARDIMALAK

9 harfli kelimeler

BADIMALAK, KADIMALAK, KARAMALAK, MADIMALAK

8 harfli kelimeler

TOSMALAK, TIKMALAK, MADMALAK, MAŞMALAK, MAYMALAK

7 harfli kelimeler

YUMALAK, GOMALAK, YOMALAK, YAMALAK, TOMALAK, ŞAMALAK, KIMALAK, KAMALAK, ISMALAK, GAMALAK, DOMALAK

5 harfli kelimeler

MALAK

Bazı kelimelerin anlamları

MALAK

Manda yavrusu.

GOMALAK

Mobilya cilası ve zamk yapımında kullanılan, alkolde eriyen bir tür hayvansal reçine.

YAMALAK

Yarım kalmış (iş için, yarım sözcüğüyle birlikte kullanılır). Aydın ilinde, Horsunlu bucağına bağlı bir bölge.

YOMALAK

Yarısı yapılmış iş.

TOSMALAK

Yaşından iri, gürbüz (çocuk).

MAŞMALAK

Kocaman yüzlü kişi.

TIKMALAK

Kısa boylu, şişman.

KADIMALAK

Kırda yetişen, pişmeden de yenebilen bir ot.

YUMALAK

Toparlak. Yumak. Pazı. Ekmek yapılmak için yuvarlanmış hamur parçaları, pazı. Yuvarlak. yuvarlak, yumak.

BADIMALAK

Yol kenarlarında biten, ufak yapraklı, yemeği yapılan bir ot. Yemeği yapılan ıspanağa benzer bir çeşit ot, madımak.

KARAMALAK

Ağzı ve burnu siyah olan eşek.

MADMALAK

İlkbaharda kırlarda yetişen, ufak, yeşil yapraklı, ıspanak gibi yenilen bir ot.

TOMALAK

Tombul, toparlak, tıknaz.

MAYMALAK

Cüce, bodur.

MARDIMALAK

İlkbaharda kırlarda yetişen, ufak, yeşil yapraklı, ıspanak gibi yenilen bir ot. Ebegümeci.

MADIMALAK

İlkbaharda kırlarda yetişen, ufak, yeşil yapraklı, ıspanak gibi yenilen bir ot.

  -   -   -  

Anlamında MALAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MALAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALASEMET

Yarım yamalak, çok acele, çabucak.

KIRTIPİL

Değersiz, bayağı, yarım yamalak.

KAŞAK

Ahırda kuzu, malak ve buzağı konulan yer, bölme. Ağaç kökü. Çadırın çevresine çevrilen kamış parmaklık. Balı alınmış petek. Avlu. Bitlis ilinde, Geyikpınar bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

GEDEYH

Manda yavrusu. Dişi manda yavrusu; malak.

ALABELE

Kahverengi ile kırmızı arası bir renk. Çok renkli, karışık renkli. Ahlâksız, ara bozucu, dönek, uğursuz adam. Çiçek bozuğu veya çilli yüz. Belli belirsiz, az çok, yarım yamalak: Alabele gözüm seni ısırıyor. Eksik, düzensiz ve acele (iş hakkında): Tarlayı alabele sürmüş.

KAŞA

Mısır kırması ile yapılan çorba. Hoşaf. Ark. Ahırda kuzu, malak ve buzağı konulan yer, bölme.

ALABUÇUK

Baştan savma, yarım yamalak, yarı başlı: Toprağı ala buçuk belleyiverip kaçmış.

GÜLDÜRGÜCÜK

Yarım yamalak, eksik kalmış (iş için söylenir).

KADAK

Küçük kardeş. Ayakkabıların altına çakılan demir çivi, kabara. Küçük çivi. İlinti, eğreti dikiş. Üç tanesi bir okka olan ağırlık ölçüsü. Kadar. Kopça, çıtçıt. Tırpan ile sapı birbirine bağlayan çengel. Kaydırak. Eşek yavrusu, sıpa. Yavru katır. Manda yavrusu, malak. Dökme çivi. (Muttalip Eskişehir).

ARIZALI

Aksayan, işlemeyen, bozulmuş (araç vb.). Engebeli. Yarım yamalak.

MALAKLAMA

Malaklamak işi.

KASU

Cinsel sapıklığa uğramış erkek. Ahırda kuzu, malak ve buzağı konulan yer, bölme.

BALAH

Çocuk, yavru, küçük. Güvercin yavrusu. Manda yavrusu, malak. Tavşan yavrusu. Donun, pantalonun paçası. Malak, manda yavrusu.

BALLAK

Manda yavrusu, malak.

BALAĞ

Manda yavrusu, malak. Donun, pantalonun paçası. Şalvar, don, pantolonun paça bölümü.

BALAK

Çocuk, yavru, küçük. Manda yavrusu, malak. Tavşan yavrusu. Ayı yavrusu. Kedi yavrusu. Donun, pantalonun paçası. Kadife. Sulu çamur, batak. Çeşme. Manda yavrusu. Domuz yavrusu. Çitle çevrilmiş tarla. Ev ağacı.

KADEK

Küçük çivi. Kısa boylu kadın. Kırmızı bez. Manda yavrusu, malak.

ALABULA

Çok renkli, karışık renkli. Kırmızımsı ve karamsı renkli eşya. Bulanık, biçimsiz, başka şekilde: Gözlerim alabula görmeğe başladı. Baştan savma, acele, yarım yamalak. İkiyüzlü, iki taraflı, şüpheli adam veya iş: Kadın lâfı alabula söylüyor.

GIRTİPİL

Değersiz, bayağı, yarım yamalak.

KAMALAK

Sarı katran çıkarılan bir çeşit çam ağacı. Karlı havada kanatları ıslanarak uçamayan keklik. Altı aylık ve daha büyük keklik yavrusu. Tane : On kamalak biber aldım on beş kuruş. Korkak, şaşkın, uyuşuk. Yürümekte güçlük çeken adam. Çam ağacının reçineli tabakası, soymuk. Sedir. Hasta tavuk.