Kelimeler arşivi içinde; sonunda "malak" olan, toplam 22 adet kelime bulunmaktadır. Sonu malak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında malak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde malak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
MARDIMALAK
BADIMALAK, KADIMALAK, KARAMALAK, MADIMALAK
TOSMALAK, TIKMALAK, MADMALAK, MAŞMALAK, MAYMALAK
YUMALAK, GOMALAK, YOMALAK, YAMALAK, TOMALAK, ŞAMALAK, KIMALAK, KAMALAK, ISMALAK, GAMALAK, DOMALAK
MALAK
MALAK
Manda yavrusu.
GOMALAK
Mobilya cilası ve zamk yapımında kullanılan, alkolde eriyen bir tür hayvansal reçine.
YAMALAK
Yarım kalmış (iş için, yarım sözcüğüyle birlikte kullanılır). Aydın ilinde, Horsunlu bucağına bağlı bir bölge.
YOMALAK
Yarısı yapılmış iş.
TOSMALAK
Yaşından iri, gürbüz (çocuk).
MAŞMALAK
Kocaman yüzlü kişi.
TIKMALAK
Kısa boylu, şişman.
KADIMALAK
Kırda yetişen, pişmeden de yenebilen bir ot.
YUMALAK
Toparlak. Yumak. Pazı. Ekmek yapılmak için yuvarlanmış hamur parçaları, pazı. Yuvarlak. yuvarlak, yumak.
BADIMALAK
Yol kenarlarında biten, ufak yapraklı, yemeği yapılan bir ot. Yemeği yapılan ıspanağa benzer bir çeşit ot, madımak.
KARAMALAK
Ağzı ve burnu siyah olan eşek.
MADMALAK
İlkbaharda kırlarda yetişen, ufak, yeşil yapraklı, ıspanak gibi yenilen bir ot.
TOMALAK
Tombul, toparlak, tıknaz.
MAYMALAK
Cüce, bodur.
MARDIMALAK
İlkbaharda kırlarda yetişen, ufak, yeşil yapraklı, ıspanak gibi yenilen bir ot. Ebegümeci.
MADIMALAK
İlkbaharda kırlarda yetişen, ufak, yeşil yapraklı, ıspanak gibi yenilen bir ot.
Bu bölümde tanımı içerisinde MALAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALASEMET
Yarım yamalak, çok acele, çabucak.
KIRTIPİL
Değersiz, bayağı, yarım yamalak.
KAŞAK
Ahırda kuzu, malak ve buzağı konulan yer, bölme. Ağaç kökü. Çadırın çevresine çevrilen kamış parmaklık. Balı alınmış petek. Avlu. Bitlis ilinde, Geyikpınar bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
GEDEYH
Manda yavrusu. Dişi manda yavrusu; malak.
ALABELE
Kahverengi ile kırmızı arası bir renk. Çok renkli, karışık renkli. Ahlâksız, ara bozucu, dönek, uğursuz adam. Çiçek bozuğu veya çilli yüz. Belli belirsiz, az çok, yarım yamalak: Alabele gözüm seni ısırıyor. Eksik, düzensiz ve acele (iş hakkında): Tarlayı alabele sürmüş.
KAŞA
Mısır kırması ile yapılan çorba. Hoşaf. Ark. Ahırda kuzu, malak ve buzağı konulan yer, bölme.
ALABUÇUK
Baştan savma, yarım yamalak, yarı başlı: Toprağı ala buçuk belleyiverip kaçmış.
GÜLDÜRGÜCÜK
Yarım yamalak, eksik kalmış (iş için söylenir).
KADAK
Küçük kardeş. Ayakkabıların altına çakılan demir çivi, kabara. Küçük çivi. İlinti, eğreti dikiş. Üç tanesi bir okka olan ağırlık ölçüsü. Kadar. Kopça, çıtçıt. Tırpan ile sapı birbirine bağlayan çengel. Kaydırak. Eşek yavrusu, sıpa. Yavru katır. Manda yavrusu, malak. Dökme çivi. (Muttalip Eskişehir).
ARIZALI
Aksayan, işlemeyen, bozulmuş (araç vb.). Engebeli. Yarım yamalak.
MALAKLAMA
Malaklamak işi.
KASU
Cinsel sapıklığa uğramış erkek. Ahırda kuzu, malak ve buzağı konulan yer, bölme.
BALAH
Çocuk, yavru, küçük. Güvercin yavrusu. Manda yavrusu, malak. Tavşan yavrusu. Donun, pantalonun paçası. Malak, manda yavrusu.
BALLAK
Manda yavrusu, malak.
BALAĞ
Manda yavrusu, malak. Donun, pantalonun paçası. Şalvar, don, pantolonun paça bölümü.
BALAK
Çocuk, yavru, küçük. Manda yavrusu, malak. Tavşan yavrusu. Ayı yavrusu. Kedi yavrusu. Donun, pantalonun paçası. Kadife. Sulu çamur, batak. Çeşme. Manda yavrusu. Domuz yavrusu. Çitle çevrilmiş tarla. Ev ağacı.
KADEK
Küçük çivi. Kısa boylu kadın. Kırmızı bez. Manda yavrusu, malak.
ALABULA
Çok renkli, karışık renkli. Kırmızımsı ve karamsı renkli eşya. Bulanık, biçimsiz, başka şekilde: Gözlerim alabula görmeğe başladı. Baştan savma, acele, yarım yamalak. İkiyüzlü, iki taraflı, şüpheli adam veya iş: Kadın lâfı alabula söylüyor.
GIRTİPİL
Değersiz, bayağı, yarım yamalak.
KAMALAK
Sarı katran çıkarılan bir çeşit çam ağacı. Karlı havada kanatları ıslanarak uçamayan keklik. Altı aylık ve daha büyük keklik yavrusu. Tane : On kamalak biber aldım on beş kuruş. Korkak, şaşkın, uyuşuk. Yürümekte güçlük çeken adam. Çam ağacının reçineli tabakası, soymuk. Sedir. Hasta tavuk.