MALAK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "malak" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. malak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu malak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde malak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

MALAKLAMAK, MALAKOLOJİ

9 harfli kelimeler

MALAKLAMA

8 harfli kelimeler

MALAKACI, MALAKARİ, MALAKATI, MALAKKÖY, MALAKLAR

7 harfli kelimeler

MALAKAN, MALAKİT

6 harfli kelimeler

MALAKA

5 harfli kelimeler

MALAK

Bazı kelimelerin anlamları

MALAK

Manda yavrusu.

MALAKLAMAK

Manda, yavrulamak.

MALAKARİ

(Süsleme) Eski cami ve medreselerde, kubbe, tavan ya da duvarlara yapılmış kabartma süs.

MALAKATI

Sürünün arkasından giderek yeni doğmuş kuzu ve oğlakları toplayan çoban.

MALAKKÖY

Kayseri kenti, Kaynar bucağına bağlı bir bölge.

MALAKACI

Emeksiz ve parasız elde etmeyi seven.

MALAKİT

Yeşil renkli, yontulup parlatılabilen, doğal bakırlı, hidratlı karbonat, bakır taşı.

MALAKOLOJİ

Yumuşakçalar bilimi.

MALAKLAMA

Malaklamak işi.

MALAKLAR

İçel şehri, Anamur ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

MALAKAN

Malakan; Rus işgali sırasında getirilip bölgeye yerleştirilmiş bir gurup insan; ekseriyet sarışın ve açık renk gözlü olurlardı; bugün Rusya'ya dönmüşlerdir; başta değirmencilik olmak üzere tarımla uğraşırlardı.

MALAKA

Karşılıksız, parasız ve emeksiz elde edilen. Kelepir. Yağma. Oyun, düzen. Erkeklik organı. Emeksiz, karşılıksız ve parasız elde edilen.

  -   -   -  

Anlamında MALAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MALAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BALAH

Çocuk, yavru, küçük. Güvercin yavrusu. Manda yavrusu, malak. Tavşan yavrusu. Donun, pantalonun paçası. Malak, manda yavrusu.

ALASEMET

Yarım yamalak, çok acele, çabucak.

BALAĞ

Manda yavrusu, malak. Donun, pantalonun paçası. Şalvar, don, pantolonun paça bölümü.

KIRTIPİL

Değersiz, bayağı, yarım yamalak.

KAŞAK

Ahırda kuzu, malak ve buzağı konulan yer, bölme. Ağaç kökü. Çadırın çevresine çevrilen kamış parmaklık. Balı alınmış petek. Avlu. Bitlis ilinde, Geyikpınar bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

KADAK

Küçük kardeş. Ayakkabıların altına çakılan demir çivi, kabara. Küçük çivi. İlinti, eğreti dikiş. Üç tanesi bir okka olan ağırlık ölçüsü. Kadar. Kopça, çıtçıt. Tırpan ile sapı birbirine bağlayan çengel. Kaydırak. Eşek yavrusu, sıpa. Yavru katır. Manda yavrusu, malak. Dökme çivi. (Muttalip Eskişehir).

KASU

Cinsel sapıklığa uğramış erkek. Ahırda kuzu, malak ve buzağı konulan yer, bölme.

ARIZALI

Aksayan, işlemeyen, bozulmuş (araç vb.). Engebeli. Yarım yamalak.

ALABUÇUK

Baştan savma, yarım yamalak, yarı başlı: Toprağı ala buçuk belleyiverip kaçmış.

GIRTİPİL

Değersiz, bayağı, yarım yamalak.

ALABULA

Çok renkli, karışık renkli. Kırmızımsı ve karamsı renkli eşya. Bulanık, biçimsiz, başka şekilde: Gözlerim alabula görmeğe başladı. Baştan savma, acele, yarım yamalak. İkiyüzlü, iki taraflı, şüpheli adam veya iş: Kadın lâfı alabula söylüyor.

KAŞA

Mısır kırması ile yapılan çorba. Hoşaf. Ark. Ahırda kuzu, malak ve buzağı konulan yer, bölme.

BALAK

Çocuk, yavru, küçük. Manda yavrusu, malak. Tavşan yavrusu. Ayı yavrusu. Kedi yavrusu. Donun, pantalonun paçası. Kadife. Sulu çamur, batak. Çeşme. Manda yavrusu. Domuz yavrusu. Çitle çevrilmiş tarla. Ev ağacı.

BALLAK

Manda yavrusu, malak.

GEDEYH

Manda yavrusu. Dişi manda yavrusu; malak.

KAMALAK

Sarı katran çıkarılan bir çeşit çam ağacı. Karlı havada kanatları ıslanarak uçamayan keklik. Altı aylık ve daha büyük keklik yavrusu. Tane : On kamalak biber aldım on beş kuruş. Korkak, şaşkın, uyuşuk. Yürümekte güçlük çeken adam. Çam ağacının reçineli tabakası, soymuk. Sedir. Hasta tavuk.

KADEK

Küçük çivi. Kısa boylu kadın. Kırmızı bez. Manda yavrusu, malak.

ALABELE

Kahverengi ile kırmızı arası bir renk. Çok renkli, karışık renkli. Ahlâksız, ara bozucu, dönek, uğursuz adam. Çiçek bozuğu veya çilli yüz. Belli belirsiz, az çok, yarım yamalak: Alabele gözüm seni ısırıyor. Eksik, düzensiz ve acele (iş hakkında): Tarlayı alabele sürmüş.

KAŞŞAK

Ahırda kuzu, malak ve buzağı konulan yer, bölme. Kaşağı. Ağaç kökü. Üzerinde tarhana kurutulan kamıştan yapılma sergi. (Sıradan Pınarbaşı Kayseri). Keçi yavrularını barındırmak için yapılan küçük ağaç kulübe. (Çallı, Kuyucak, Yaylacık Burhaniye Balıkesir).

GÜLDÜRGÜCÜK

Yarım yamalak, eksik kalmış (iş için söylenir).