Sonu MAKRO ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "makro" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu makro ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında makro olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde makro olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

MAKRO

Büyük, geniş, mikro karşıtı.

  -   -   -  

Anlamında MAKRO bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MAKRO geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ANİZOGAMET

Eş olmayan gamet. Dış görünüşü birbirine benzemeyen erkek ve dişi gametler. Biçim ve büyüklüğü farklı olan Plasmodium ve Eimeria türlerinin makro ve mikrogametleri.

AVERMEKTİNLER

Streptococus avermitilis kültürlerinden elde edilen makrosiklik lakton yapılı, parazitlere karşı kullanılan bir grup bileşiğin genel adı.

GAMOPATİ

B lenfositlerin anormal derecede üremesi sonucu aşırı düzeylerde immünoglobulin veya antikor üretimi, gamaglobulinopati. Hodgkin hastalığı, çoklu miyelom ve makroglobinemi gibi hastalıklarda ikincil olarak biçimlenir.

GENİŞ

Eni çok olan, enli, vâsi. Çok. Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat. Bol (elbise). Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın, makro. Alanı büyük olan, makro, dar karşıtı.

AFLATOKSİKOZİS

İnsan ve hayvanlarda aflatoksinler tarafından oluşturulan mutagenezis, karsiogenezis, teratogenezis, mitozun ve bağışıklık sisteminin baskılanmasıyla belirgin zehrin metabolitlerinin makromoleküllere, nükleik asitlere ve nükleoproteinlere bağlanması sonucu biçimlenen akut veya genellikle kronik seyirli zehirlenme.

CİLİOPHORA

Yaşam sikluslarının kimi dönemlerinde hareket etme ve gıda temininde rol oynayan silyalara, makro ve mikro olmak üzere iki çeşit çekirdeğe, vücuttaki fazla suyu atmaya yarayan kontraktil vakuollere sahip, konjugasyon, otogami ve sitogami gibi seksüel evrelerin görüldüğü, kimileri serbest yaşamlı, kimileri omurgalı ve omurgasızlarda kommensal, kimileri ise parazitik olan, Kinetofragminophorea, Oligohymenophorea ve Polyhymenophorea sınıflarını içeren protozoa şubesi.

APİOSOMA

Silindirik, konik veya ayaklı kupa biçiminde vücuda sahip, serbest yüzeyinde oldukça az sayıda kirpik bulunan, üçgen, yuvarlak veya yumurta biçiminde makronükleusa sahip silli bir protozoon cinsi.

FLOROKİNOLONLAR

Bakteriler üzerindeki etkilerini, DNAjiraz enzimini baskılayıp bölünmelerini engelleyerek ölümlerine neden olmak suretiyle gösteren, genel olarak vücut pH'sında ve yağda iyi çözünemeyen, zayıf bazik nitelikte, gram pozitif ve negatif bakteriler üzerine etkili, brusella ve mikobakteriler gibi hücre içerisine giren bakteriler üzerine de etkili, makrofajlarda interlökin I üretimini artırarak bağışıklık sistemi üzerine olumlu yönde etki gösteren, dağılım hacimleri oldukça yüksek ve özellikle insanlarda dirençli suş oluşumuna neden olduğundan dolayı hâlen ülkemizde sütü tüketilen hayvanlarda kullanımı yasaklanmış, ABD'de ise gıda değeri olan tüm hayvanlarda kullanımı yasak olan ve içerisinde enrofloksasin, danofloksasin, siprofloksasin, ofloksasin ve benzerleri birçok etken maddeyi bulunduran antibiyotik grubu, kinolonlar.

HAEMOSPORİDA

Makrogamet ve mikrogametleri bağımsız olarak gelişen dolaylı gelişen protozoonların bir takımı. Konoid genellikle bulunmaz.

MİKRO

Küçük, dar, makro karşıtı.

EİMERİİNA

Eucoccidiida takımında, Coccidia sınıfında bulunan doğrudan veya dolaylı gelişen, genellikle konaklarının bağırsak epitellerinde parazitlenen, mikro ve makrogametlerin bağımsız olarak geliştiği, sijinin görülmediği, mikrogametositten çok sayıda iki kamçılı mikrogametin meydana geldiği, zigotun hareketsiz olduğu, sporozoitleri tipik olarak ookistle çevrili olan, Aggregata, Besnoitia, Cryptosporidium, Eimeria, Isospora, Sarcocystis, Toxoplasma ve Tyzzeria gibi önemli cinsleri içine alan protozoon alt takımı.

DENATÜRASYON

Bir proteinin ikincil, üçüncül veya dördüncül yapılarının bozularak birincil yapılarına dönüşmesi ve böylece biyolojik etkinliğini kaybetmesi. Bir maddenin ısı, ışın ve benzerleri etkilerle doğal niteliklerinin değişmesi veya değiştirilmesi. Belirli pH sınırlarının dışı ve yüksek sıcaklık gibi fiziksel etkenlerle veya bazı kimyasal maddelerin etkisiyle DNA'nın iki polinükleotidini bir arada tutan hidrojen bağlarının koparılarak tek zincirli DNA oluşturulması veya bir proteinin birincil yapısı bozulmadan ikincil, üçüncül veya dördüncül yapısının bozulmasında olduğu gibi bir makromolekülün doğal yapısının bozulması ve biyolojik etkinliğini kaybetmesi.

HETEROSPOR

Mikrospor ve makrospor gibi morfolojik ve eşey bakımından farklı sporlar. Biçim, büyüklük, bazen de fonksiyon bakımından biri diğerinden farklı olan sporlar.

DORAMEKTİN

Avermektinlerden mutasyonal biyosentez yoluyla hazırlanan ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak kurtları ile akciğer kurtları, bit, kene ve tırtıl gibi parazitlerle mücadelede kullanılan, parazitlerde GABA salınımını artırarak ölümlerine neden olan, makrolid grubunda yer alan bir ilaç.

FİBRONEKTİN

Birçok hayvan hücrelerinde plazma zarının dış yüzeyinde bulunan, hücre ile zemin arasındaki etkileşimlerde rol oynayan bir glikoprotein. Plazma ve hücre yüzeylerinde bulunan, Gram pozitif bakterilerin makrofajlar tarafından yutulmasını kolaylaştıran bir protein. Hücresel yapışma etkileşimlerine aracılık eden, hücre yüzey proteini biçiminde bulunan, kan pulcuklarının kümelenmesinde rol alan ve opsonin gibi etki eden plazmada dolaşan yapışma glikoproteinlerinden biri. Aynı zamanda Gram pozitif bakterilere bağlanarak makrofajlar tarafından yutulmasını kolaylaştırır.

BÜYÜK

Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Büyük abdest. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Önemli. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Üstün niteliği olan. Niceliği çok olan.

ELASTAZ

Elastin ve diğer proteinlerin daha basit moleküllere ayrılmasını katalize eden, genellikle amino asitlerin karbonil gruplarının bulunduğu bağlardaki polipeptit zincirini kıran, nötrofiller, makrofajlar tarafından salgılanan serin endopeptidazların bir grubu. Elastaz aktivitesi alfa-1-antitripsin tarafından özgün olarak baskılanır.

HAEMOSPORİNA

Sporozoea sınıfında, Coccidia alt sınıfında bulunan omurgalıların kanında şizogoni, kan emen omurgasızların sindirim sisteminde sporogoni evrelerini geçiren, sijinin görülmediği, mikrogamont ve makrogametin bağımsız olarak geliştiği, konoidi bulunmayan, mikrogamonttan 8 kamçılı mikrogametlerin geliştiği, hareketli zigotların (ookinet) oluştuğu, Haemoproteus, Hepatocystis, Leucocytozoon ve Plasmodium cinslerini içeren dolaylı gelişen paraziter protozoon takımı.

APONÖROZ

Bazı kasların giriş yerinde kollagen tel demetleri ve fibroblastların tabakalar hâlinde düzenli bir şekilde dizildikleri yassılaşmış kirişler ya da bazı kasların içine giren zar. Kasları birbirinden ayıran, mikroskobik ve makroskobik olarak tendoya benzer yapılı ince zar.

ERİTROMİSİN

Streptomyces erythreus tarafından sentezlenen ve bakterilerde protein sentezini engelleyen bir antibiyotik. Yüksek derecede yağda çözünen, bakterilerde 50S alt ribozomlarına bağlanarak etkisini gösteren, çoğunlukla Gram pozitif mikroorganizmalar etkin olmakla birlikte pastöralla türleri gibi az sayıda Gram negatif bakterilere de etkili, yüksek pH'da daha etkin olan bakteriyostatik etkili, makrolid grubunda bulunan bir antibiyotik.