Kelimeler arşivi içinde; başında "makro" olan, toplam 50 adet kelime bulunmaktadır. makro ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu makro ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde makro olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
MAKROSPORANGİYUM
MAKROANJİYOPATİ, MAKROELEMENTLER
MAKROSPOROZOİT, MAKROSİMBİYONT, MAKRONÜKLEOSİT, MAKROGAMETOSİT, MAKROEVOLÜSYON
MAKROBESİNLER, MAKROPLANKTON, MAKROMUTASYON, MAKROKONİDYUM, MAKROEKONOMİK, MAKROSPOROFİL, MAKROSPOROFOR
MAKROFİTOFAJ, MAKROSİTOZİS, MAKRONÜKLEUS, MAKROEKONOMİ, MAKROMOLEKÜL, MAKROMİNERAL, MAKROİKTİSAT, MAKROFİLARYA, MAKROFTALMUS
MAKRONEMATA, MAKROSİTEMİ, MAKROSKOBİK, MAKROBİYOTA, MAKROPEPTİT, MAKROFİBRİL, MAKROGAMONT, MAKROKOZMOZ
MAKROGLOSİ, MAKROGLİYA, MAKROSKOPİ, MAKROFAGUS, MAKROSEFAL, MAKROSİTER, MAKROFAUNA
MAKROGİRİ, MAKROMELİ, MAKROSPOR
MAKROFAG, MAKROSİT, MAKROMER, MAKROLİT, MAKROFİT, MAKROFAJ
MAKROME
MAKRO
MAKRO
Büyük, geniş, mikro karşıtı.
MAKROMUTASYON
Çeşitli karakterlerin bir arada ve aynı anda mutasyonu.
MAKROKONİDYUM
Mantarların büyük, çok hücreli konidyum biçimindeki eşeysiz üreme sporu.
MAKROSPOROZOİT
Hücre bölünmesi ile oluşan ürünler arasındaki birleşmenin yapıldığı büyük sporozoit.
MAKROSİMBİYONT
Ortak yaşayan iki organizmadan büyük olanı.
MAKROELEMENTLER
Kalsiyum, fosfor, magnezyum, sodyum, potasyum, klor ve kükürdü kapsayan, kg dokuda gr olarak bulunan ve günlük olarak en az 100 mg dozunda alınması gereken kimyasal elementler, ana elementler, plastik elementler.
MAKROSPORANGİYUM
Megaspor meydana getiren sporangiyum, megasporangiyum.
MAKROPLANKTON
Çıplak gözle görülebilen plankton. Denizanaları, bazı yosunlar gibi çevresindeki su ile sürüklenen büyük organizmalardan oluşan plankton.
MAKROBESİNLER
Organizmanın azot ve fosfor gibi çok miktarda gereksinim duyduğu besin maddeleri.
MAKROANJİYOPATİ
Büyük çaplı kan damarlarında kan pıhtısı veya yağ damlacıklarının damar duvarını tıkaması ve dolaşımı engellemesiyle belirgin damar bozukluğu.
MAKRONÜKLEOSİT
Böceklerde büyük bir çekirdeği olan beyaz kan hücresi tipi.
MAKROSPOROFOR
Bitkilerde dişi eşey organlarını taşıyan yapı. Yapraksı megasporofil. Bitkilerde dişi eşey organlarını taşıyan yapı.
MAKROGAMETOSİT
Makrogamont.
MAKROEVOLÜSYON
Cins ve daha yüksek taksonların evolusyonuna yol açan, jeolojik devirlere uzanan evrim olayları.
MAKROSPOROFİL
Makrosporangiyumları taşıyan yapı, megasporofil.
MAKROEKONOMİK
Makroekonomi ile ilgili olan.
Bu bölümde tanımı içerisinde MAKRO geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HAEMOSPORİDA
Makrogamet ve mikrogametleri bağımsız olarak gelişen dolaylı gelişen protozoonların bir takımı. Konoid genellikle bulunmaz.
FLOROKİNOLONLAR
Bakteriler üzerindeki etkilerini, DNAjiraz enzimini baskılayıp bölünmelerini engelleyerek ölümlerine neden olmak suretiyle gösteren, genel olarak vücut pH'sında ve yağda iyi çözünemeyen, zayıf bazik nitelikte, gram pozitif ve negatif bakteriler üzerine etkili, brusella ve mikobakteriler gibi hücre içerisine giren bakteriler üzerine de etkili, makrofajlarda interlökin I üretimini artırarak bağışıklık sistemi üzerine olumlu yönde etki gösteren, dağılım hacimleri oldukça yüksek ve özellikle insanlarda dirençli suş oluşumuna neden olduğundan dolayı hâlen ülkemizde sütü tüketilen hayvanlarda kullanımı yasaklanmış, ABD'de ise gıda değeri olan tüm hayvanlarda kullanımı yasak olan ve içerisinde enrofloksasin, danofloksasin, siprofloksasin, ofloksasin ve benzerleri birçok etken maddeyi bulunduran antibiyotik grubu, kinolonlar.
EİMERİİNA
Eucoccidiida takımında, Coccidia sınıfında bulunan doğrudan veya dolaylı gelişen, genellikle konaklarının bağırsak epitellerinde parazitlenen, mikro ve makrogametlerin bağımsız olarak geliştiği, sijinin görülmediği, mikrogametositten çok sayıda iki kamçılı mikrogametin meydana geldiği, zigotun hareketsiz olduğu, sporozoitleri tipik olarak ookistle çevrili olan, Aggregata, Besnoitia, Cryptosporidium, Eimeria, Isospora, Sarcocystis, Toxoplasma ve Tyzzeria gibi önemli cinsleri içine alan protozoon alt takımı.
ANİZOGAMET
Eş olmayan gamet. Dış görünüşü birbirine benzemeyen erkek ve dişi gametler. Biçim ve büyüklüğü farklı olan Plasmodium ve Eimeria türlerinin makro ve mikrogametleri.
DORAMEKTİN
Avermektinlerden mutasyonal biyosentez yoluyla hazırlanan ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak kurtları ile akciğer kurtları, bit, kene ve tırtıl gibi parazitlerle mücadelede kullanılan, parazitlerde GABA salınımını artırarak ölümlerine neden olan, makrolid grubunda yer alan bir ilaç.
GENİŞ
Eni çok olan, enli, vâsi. Çok. Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat. Bol (elbise). Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın, makro. Alanı büyük olan, makro, dar karşıtı.
APİOSOMA
Silindirik, konik veya ayaklı kupa biçiminde vücuda sahip, serbest yüzeyinde oldukça az sayıda kirpik bulunan, üçgen, yuvarlak veya yumurta biçiminde makronükleusa sahip silli bir protozoon cinsi.
GAMOPATİ
B lenfositlerin anormal derecede üremesi sonucu aşırı düzeylerde immünoglobulin veya antikor üretimi, gamaglobulinopati. Hodgkin hastalığı, çoklu miyelom ve makroglobinemi gibi hastalıklarda ikincil olarak biçimlenir.
HETEROSPOR
Mikrospor ve makrospor gibi morfolojik ve eşey bakımından farklı sporlar. Biçim, büyüklük, bazen de fonksiyon bakımından biri diğerinden farklı olan sporlar.
CİLİOPHORA
Yaşam sikluslarının kimi dönemlerinde hareket etme ve gıda temininde rol oynayan silyalara, makro ve mikro olmak üzere iki çeşit çekirdeğe, vücuttaki fazla suyu atmaya yarayan kontraktil vakuollere sahip, konjugasyon, otogami ve sitogami gibi seksüel evrelerin görüldüğü, kimileri serbest yaşamlı, kimileri omurgalı ve omurgasızlarda kommensal, kimileri ise parazitik olan, Kinetofragminophorea, Oligohymenophorea ve Polyhymenophorea sınıflarını içeren protozoa şubesi.
AFLATOKSİKOZİS
İnsan ve hayvanlarda aflatoksinler tarafından oluşturulan mutagenezis, karsiogenezis, teratogenezis, mitozun ve bağışıklık sisteminin baskılanmasıyla belirgin zehrin metabolitlerinin makromoleküllere, nükleik asitlere ve nükleoproteinlere bağlanması sonucu biçimlenen akut veya genellikle kronik seyirli zehirlenme.
MİKRO
Küçük, dar, makro karşıtı.
FİBRONEKTİN
Birçok hayvan hücrelerinde plazma zarının dış yüzeyinde bulunan, hücre ile zemin arasındaki etkileşimlerde rol oynayan bir glikoprotein. Plazma ve hücre yüzeylerinde bulunan, Gram pozitif bakterilerin makrofajlar tarafından yutulmasını kolaylaştıran bir protein. Hücresel yapışma etkileşimlerine aracılık eden, hücre yüzey proteini biçiminde bulunan, kan pulcuklarının kümelenmesinde rol alan ve opsonin gibi etki eden plazmada dolaşan yapışma glikoproteinlerinden biri. Aynı zamanda Gram pozitif bakterilere bağlanarak makrofajlar tarafından yutulmasını kolaylaştırır.
APONÖROZ
Bazı kasların giriş yerinde kollagen tel demetleri ve fibroblastların tabakalar hâlinde düzenli bir şekilde dizildikleri yassılaşmış kirişler ya da bazı kasların içine giren zar. Kasları birbirinden ayıran, mikroskobik ve makroskobik olarak tendoya benzer yapılı ince zar.
HAEMOSPORİNA
Sporozoea sınıfında, Coccidia alt sınıfında bulunan omurgalıların kanında şizogoni, kan emen omurgasızların sindirim sisteminde sporogoni evrelerini geçiren, sijinin görülmediği, mikrogamont ve makrogametin bağımsız olarak geliştiği, konoidi bulunmayan, mikrogamonttan 8 kamçılı mikrogametlerin geliştiği, hareketli zigotların (ookinet) oluştuğu, Haemoproteus, Hepatocystis, Leucocytozoon ve Plasmodium cinslerini içeren dolaylı gelişen paraziter protozoon takımı.
ERİTROMİSİN
Streptomyces erythreus tarafından sentezlenen ve bakterilerde protein sentezini engelleyen bir antibiyotik. Yüksek derecede yağda çözünen, bakterilerde 50S alt ribozomlarına bağlanarak etkisini gösteren, çoğunlukla Gram pozitif mikroorganizmalar etkin olmakla birlikte pastöralla türleri gibi az sayıda Gram negatif bakterilere de etkili, yüksek pH'da daha etkin olan bakteriyostatik etkili, makrolid grubunda bulunan bir antibiyotik.
AVERMEKTİNLER
Streptococus avermitilis kültürlerinden elde edilen makrosiklik lakton yapılı, parazitlere karşı kullanılan bir grup bileşiğin genel adı.
DENATÜRASYON
Bir proteinin ikincil, üçüncül veya dördüncül yapılarının bozularak birincil yapılarına dönüşmesi ve böylece biyolojik etkinliğini kaybetmesi. Bir maddenin ısı, ışın ve benzerleri etkilerle doğal niteliklerinin değişmesi veya değiştirilmesi. Belirli pH sınırlarının dışı ve yüksek sıcaklık gibi fiziksel etkenlerle veya bazı kimyasal maddelerin etkisiyle DNA'nın iki polinükleotidini bir arada tutan hidrojen bağlarının koparılarak tek zincirli DNA oluşturulması veya bir proteinin birincil yapısı bozulmadan ikincil, üçüncül veya dördüncül yapısının bozulmasında olduğu gibi bir makromolekülün doğal yapısının bozulması ve biyolojik etkinliğini kaybetmesi.
BÜYÜK
Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Büyük abdest. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Önemli. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Üstün niteliği olan. Niceliği çok olan.
ELASTAZ
Elastin ve diğer proteinlerin daha basit moleküllere ayrılmasını katalize eden, genellikle amino asitlerin karbonil gruplarının bulunduğu bağlardaki polipeptit zincirini kıran, nötrofiller, makrofajlar tarafından salgılanan serin endopeptidazların bir grubu. Elastaz aktivitesi alfa-1-antitripsin tarafından özgün olarak baskılanır.