Kelimeler arşivi içinde; başında "mahsul" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. mahsul ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu mahsul ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde mahsul olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
MAHSUL
Ürün. Ortaya çıkan, elde edilen şey. Verim.
MAHSULAT
Ürünler. Ortaya çıkan, elde edilen şeyler.
MAHSULDAR
Verimli.
Bu bölümde tanımı içerisinde MAHSUL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DENE
Tane: Bahçeye beş dene kuzu girdi. Tahıl. Kabuğu dövülerek soyulmuş buğday, aşlık. Tane. Tane, adet. Buğday ve benzerleri mahsulün tanesi. Defa. Dokuma tezgâhında çalışan kadınlara armağan olarak gönderilen kuruyemiş ve şekerleme. (Yenikent Aksaray Niğde). Tane, habbe.
VERİM
Çalıştırılan, işletilen, bakılan bir şeyin verdiği sonuç veya bu sonucun niceliği, mahsul, randıman. Elde edilen ürün, hizmet vb.yle onu elde etmek için harcanan iş arasındaki oran. Ortaya çıkan, istenilen, beklenilen sonuç, semere.
MAĞSUL
Mahsul.
GIVAM
Bir şeyin en uygun derecesi, kıvam: Hava yağdı mahsul ekme gıvamı geldi.
ÇEPELLEŞMEK
Pisleşmek. Bir şeye engel olmak. Karmakarışık olmak: Tohumu iyi, çok ama, mahsul çepelleşmiş.
ÇİNGİŞ
Arap saçı denen ota benzeyen ve bazen çiğ bazen de haşlanıp salata yapılarak yenen bir ot: Tarlanın içinde çok çingiş var, bunlar ayıklanmazsa mahsule zarar verecek.
OĞUŞ
Erkek çocuk. Bereketli, çok: Bu yıl mahsulat oğuş oldu.
TEVATİR
1.Çok büyük : Tevâtir bir ağaç. 2.Çok bol : Bu yıl tevâtir mahsul oldu. 3.Çok yüksek, aşırı : Tevâtir ağnayişi var. 4.Çok şiddetli : Tevâtir bir kış oldu. 5.Olağanüstü, çok güzel : Ali tevâtir keman çalar. Abartı. Güzel, iyi, olağanüstü. Çok güçlü.
ÇEŞTE
Koyun kırkıldığında üzerinde bırakılan yün. Sulanmadan yetişen mahsul. Uzun saplı büyük tekneli bir çeşit musiki âleti.
EMBEDİNG
Gebelik mahsulünün döl yatağı duvarına tutunarak yuvalanması. Doku gömme.
AGUNDURUK
Başak vermiyen mahsul.
MASÜL
Mahsul ürün.
GÜLGÜLÜ
Ağaçtan yapılmış kap (süt, yağ, ve benzerleri konulur). Kan kırmızısı. Pembe. Pembe üzüm. Gelincik. Bol, bereketli: Bu yıl mahsul çok gülgülü olacak. Müzikte bir makam. Kırmızı, bordo.
TAKALLET
Baştan savma yapılan (iş). Köy işlerine ayrılan, harcanan para : Çıkan mahsul derde takallete yetmedi.
VERİMLİ
Verimi iyi ve bol olan, bitek, randımanlı, mahsuldar, mümbit, müsmir, verimkâr. Çok yazan, velut. Kendisinden beklenen sonucu veren, semereli.
MASUL
Mahsul. Mahsul, ürün.
TINAS
Harman dövüldükten sonra savrulmak için yapılan yığın. Savrulacak duruma getirilmiş dövülmüş ekin yığını. Saman yığını. Harman yığını. Dövüldükten sonra savrulmak üzere biriktirilmiş mahsul yığını. Muğla şehri, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
ÜRÜN
Doğadan elde edilen, üretilen yararlı şey, mahsul. Bir tutum veya davranışın ortaya çıkardığı şey. Türlü endüstri alanlarında ham maddelerin işlenmesiyle elde edilen şey. Eser.
OZANLAMA
Masalımsı, hayal mahsulü.
AŞAR
Tarım ürünlerinden alınan onda bir oranındaki vergiler. Ondalık. Boyanacak iplik veya kumaşı asıl rengine boyamadan önce başka renge boyama. Yıkanacak çamaşırları önceden küllü suda bekletme. Aşağı, aşağıya. Toprak mahsullerinden hazine için alınan onda bir nispetindeki vergi. Türkiye'de 1925 yılına kadar tarımsal ürünün onda biri oranında ayni olarak alınan vergi. karşılığı ayni vergi.