Kelimeler arşivi içinde; başında "madık" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. madık ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu madık ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde madık olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
MADIK
MADIK
Devetabanı bitkisi. İlkbaharda kırlarda yetişen, ufak, yeşil yapraklı, ıspanak gibi yenilen bir ot.
Bu bölümde tanımı içerisinde MADIK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇIRIK
Serçeye benzer bir çeşit kuş. Yırtık, yarık. Su oluğu: Aha bu puğara bir çırıl yaptırmadık. Sıkılmış üzümün posası. Kirman, çıkrık. Köpük, kaymak.
FARZ
Müslümanlıkta, özür olmadıkça yapılması zorunlu, yapılmaması günah sayılan ibadet. Yapmak zorunda kalınan şey, boyun borcu.
DAYICILIK
Yeterli ve yetenekli olup olmadıklarına bakmadan insanın yakınlarını kayırması; özellikle de belli orunlara getirmesi tutumu.
GERİTMEK
Kurumlanmak: Bugünki gelin çok geritgen, öyle geridiyor ki, kınamadık kimse kalmadı.
OLAĞAN
Sık sık olan, olagelen, doğal, tabii, olmadık karşıtı. Alışılmış olan, normal.
ACUBE
Tuhaf kimse. Tuhaf, alışılmadık, garip şey.
AHIRLAMADIK
Ahıra alışık olmıyan hayvan: Aldığım beygir ahırlamadık çıktı, zayıfladı.
AÇILMADICAK
Açılmamış mini mini. Açılmadıkça.
YAMAN
Güç, etki veya beceri bakımından alışılmışın üzerinde olan (kimse). Alışılmadık, olağanın dışında. Kötü, korkulan (kimse).
KENDİGELEN
Umulmadık bir zamanda gelen ve gelişinden sevinç duyulan (kimse veya şey).
AMNİYONSUZLAR
Embriyolarında bir amniyona sahip olmadıklarından dolayı ilkel omurgalı hayvanlara (yuvarlak ağızlılar, balıklar, amfibyumlar) verilen genel ad. (Anamniota), Embriyonlarında bir amniyona sahip olmadıklarından dolayı ilkel omurgalı hayvanlara (yuvarlak-ağızlılar, balıklar, amfibyumlar) verilen genel bir ad.
AVKALAMAK
Isırmak: Köpek çocuğun arkalamadık yerini bırakmamış. Örselemek, hırpalamak, ansızın altına almak. Karıştırmak, iyice karıştırmak, kabartmak. Sıkıştırmak. Oynamak. Çocuğu hırpalıyarak sevmek. Azarlamak, tehdit etmek. Ovmak, ovalamak masaj yapmak 1. Çalkalamak, elemek. 1. Yakalamak, tutmak, avuçlamak. Engel olmak, geciktirmek. Çitilemek, avuç içinde sıkıştırmak, ovmak, ovalamak. Haksız yere hırpalamak. Ovmak, yıkamak (kirli giysi için). Yoğurmak, özleştirmek. Köpek koparmadan, az ısırmak.
KALAKLAMAK
Kapı kapı dolaşmak, gezmek: Bu gün az kalaklamadık. Dalgalanmak.
SEBKİHİNDİ
XVII. yüzyılda divan şiirinde başlayan, karmaşık mazmunlara, hayal oyunlarına, güç anlaşılır, alışılmadık benzetmelere dayanan süslü bir anlatım biçimi.
ÇOKTANRICILIK
Türlü biçimlerde tasarımlanan ve türlü işlevleri olan birden çok tanrıya inanma; bu inanma çevresinde toplanan kutsal törenler, tapınmalar ve işlemler. İlkel İnsanların açıklayamadıkları ve karşısında yenik düştükleri her doğa gücünü tanrılaştırıp onun koruyuculuğunu elde etmeğe çalışmaları.
KEVSERE
Kasırga. Kırağı. Sisli havalardaki çilenti. Bitkilerin yapraklarında olan hastalık : Kevsereden bostan alamadık.
DUTACAK
Tencere tutacağı. Maya: Biraz dutacak bulamadık. Ateş üzerinde bulunan tencereyi tutup indirmek için kullanılan bez parçası.
MAŞALLAH
"Ne güzel, Allah nazardan saklasın" anlamlarında beğenme duyguları bildiren bir söz. Umulmadık durumlar karşısında şaşkınlık ve sitem belirtmek için söylenen bir söz. (ma:şallah) Nazar değmemesi için çocukların üzerine takılan veya çeşitli araç, bina ve benzerleri yerlere asılan, üstünde "maşallah" yazılı nazarlık. Türkmen kadınlarının başlarına taktığı gümüş başlık. ". "Tanrının istediği gibi" anlamında kullanılan bir isim. "Tanrı nazardan saklasın" anlamında kullanılan bir isim. Hayret ve memnunluk anlatan söz.".
ISMAK
Kısmak, sıkmak, kıvırmak, büzmek. Yağmur suyunu emen toprak sertleşmek: Bağ dikeceğimiz yer ıstığı için çapalayamadık. Çekirdeğin içini çıkarmak. Ağzını sımsıkı tutmak. Ağzını sımsıkı kapamak.
GİZİLİİK
Deneğe uyaranın uygulanışı ile buna bağlı tepkinin ortaya çıkışı arasında geçen süre. Gelişip ortaya çıkma olanağı bulamadıklarından saklı kalmış olan kişilik özelliklerinin durumu.