İçinde MADIK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "madık" olan, toplam 12 tane kelime bulunuyor. İçerisinde madık bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu madık ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında madık olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

AHIRLAMADIK, ALIŞILMADIK, YONTULMADIK

10 harfli kelimeler

ONMADIKLIK, YONULMADIK

8 harfli kelimeler

DUYMADIK

7 harfli kelimeler

OLMADIK, ONMADIK, OĞMADIK, UMMADIK, UNMADIK

5 harfli kelimeler

MADIK

Bazı kelimelerin anlamları

MADIK

Devetabanı bitkisi. İlkbaharda kırlarda yetişen, ufak, yeşil yapraklı, ıspanak gibi yenilen bir ot.

YONTULMADIK

İnceliksiz kişi.

OLMADIK

Daha önce olmamış, alışılmamış, beklenmeyen, olağan karşıtı.

UMMADIK

Yaptığı iş ve davranış kendisinden beklenmeyen (şey, kişi için): Ummadık taş baş yarar.

UNMADIK

Dertli.

ALIŞILMADIK

Alışılmamış, az görülen, olağanüstü.

OĞMADIK

Beceriksiz. Hesabını bilmeyen, ölçüsüz.

DUYMADIK

Gümüşhane şehrinde, Kale bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

ONMADIKLIK

Uğursuzluk, iflâhsızlık.

ONMADIK

Talihi yaver gitmeyen, başı beladan kurtulmayan. Bereketsiz.

AHIRLAMADIK

Ahıra alışık olmıyan hayvan: Aldığım beygir ahırlamadık çıktı, zayıfladı.

YONULMADIK

İnceliksiz.

  -   -   -  

Anlamında MADIK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MADIK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GİZİLİİK

Deneğe uyaranın uygulanışı ile buna bağlı tepkinin ortaya çıkışı arasında geçen süre. Gelişip ortaya çıkma olanağı bulamadıklarından saklı kalmış olan kişilik özelliklerinin durumu.

POLİÖSTRÜS

Gebe kalmadıkları sürece belli aralıklarla kızgınlıkları tekrarlama. Sığır, domuz ve mandalar yıl boyu poliöstrüs gösterirken, kısrak, koyun, keçi ve kedi mevsim içinde poliöstrüs gösterirler.

YAMAN

Güç, etki veya beceri bakımından alışılmışın üzerinde olan (kimse). Alışılmadık, olağanın dışında. Kötü, korkulan (kimse).

AVKALAMAK

Isırmak: Köpek çocuğun arkalamadık yerini bırakmamış. Örselemek, hırpalamak, ansızın altına almak. Karıştırmak, iyice karıştırmak, kabartmak. Sıkıştırmak. Oynamak. Çocuğu hırpalıyarak sevmek. Azarlamak, tehdit etmek. Ovmak, ovalamak masaj yapmak 1. Çalkalamak, elemek. 1. Yakalamak, tutmak, avuçlamak. Engel olmak, geciktirmek. Çitilemek, avuç içinde sıkıştırmak, ovmak, ovalamak. Haksız yere hırpalamak. Ovmak, yıkamak (kirli giysi için). Yoğurmak, özleştirmek. Köpek koparmadan, az ısırmak.

ÇOKTANRICILIK

Türlü biçimlerde tasarımlanan ve türlü işlevleri olan birden çok tanrıya inanma; bu inanma çevresinde toplanan kutsal törenler, tapınmalar ve işlemler. İlkel İnsanların açıklayamadıkları ve karşısında yenik düştükleri her doğa gücünü tanrılaştırıp onun koruyuculuğunu elde etmeğe çalışmaları.

KENDİGELEN

Umulmadık bir zamanda gelen ve gelişinden sevinç duyulan (kimse veya şey).

DAYICILIK

Yeterli ve yetenekli olup olmadıklarına bakmadan insanın yakınlarını kayırması; özellikle de belli orunlara getirmesi tutumu.

ISMAK

Kısmak, sıkmak, kıvırmak, büzmek. Yağmur suyunu emen toprak sertleşmek: Bağ dikeceğimiz yer ıstığı için çapalayamadık. Çekirdeğin içini çıkarmak. Ağzını sımsıkı tutmak. Ağzını sımsıkı kapamak.

KALAKLAMAK

Kapı kapı dolaşmak, gezmek: Bu gün az kalaklamadık. Dalgalanmak.

SEBKİHİNDİ

XVII. yüzyılda divan şiirinde başlayan, karmaşık mazmunlara, hayal oyunlarına, güç anlaşılır, alışılmadık benzetmelere dayanan süslü bir anlatım biçimi.

DUTACAK

Tencere tutacağı. Maya: Biraz dutacak bulamadık. Ateş üzerinde bulunan tencereyi tutup indirmek için kullanılan bez parçası.

OLAĞAN

Sık sık olan, olagelen, doğal, tabii, olmadık karşıtı. Alışılmış olan, normal.

MAŞALLAH

"Ne güzel, Allah nazardan saklasın" anlamlarında beğenme duyguları bildiren bir söz. Umulmadık durumlar karşısında şaşkınlık ve sitem belirtmek için söylenen bir söz. (ma:şallah) Nazar değmemesi için çocukların üzerine takılan veya çeşitli araç, bina ve benzerleri yerlere asılan, üstünde "maşallah" yazılı nazarlık. Türkmen kadınlarının başlarına taktığı gümüş başlık. ". "Tanrının istediği gibi" anlamında kullanılan bir isim. "Tanrı nazardan saklasın" anlamında kullanılan bir isim. Hayret ve memnunluk anlatan söz.".

KEVSERE

Kasırga. Kırağı. Sisli havalardaki çilenti. Bitkilerin yapraklarında olan hastalık : Kevsereden bostan alamadık.

ACUBE

Tuhaf kimse. Tuhaf, alışılmadık, garip şey.

FARZ

Müslümanlıkta, özür olmadıkça yapılması zorunlu, yapılmaması günah sayılan ibadet. Yapmak zorunda kalınan şey, boyun borcu.

AÇILMADICAK

Açılmamış mini mini. Açılmadıkça.

GERİTMEK

Kurumlanmak: Bugünki gelin çok geritgen, öyle geridiyor ki, kınamadık kimse kalmadı.

ÇIRIK

Serçeye benzer bir çeşit kuş. Yırtık, yarık. Su oluğu: Aha bu puğara bir çırıl yaptırmadık. Sıkılmış üzümün posası. Kirman, çıkrık. Köpük, kaymak.

AMNİYONSUZLAR

Embriyolarında bir amniyona sahip olmadıklarından dolayı ilkel omurgalı hayvanlara (yuvarlak ağızlılar, balıklar, amfibyumlar) verilen genel ad. (Anamniota), Embriyonlarında bir amniyona sahip olmadıklarından dolayı ilkel omurgalı hayvanlara (yuvarlak-ağızlılar, balıklar, amfibyumlar) verilen genel bir ad.