Sonu MADA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "mada" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. Sonu mada ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında mada olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde mada olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

8 harfli kelimeler

TAKIMADA, YARIMADA, DUŞAMADA, GILAMADA, GİLAMADA, GİLEMADA, KILAMADA, KILIMADA

7 harfli kelimeler

KILMADA

6 harfli kelimeler

ARMADA, TAMADA

4 harfli kelimeler

MADA

Bazı kelimelerin anlamları

MADA

İstek. Yemek yeme isteği. Mide. Pide ile yufka arası kalınlığında bir çeşit sac ekmeği. Hamur açmakta kullanılan yuvarlak, yassı yastık. Ekmeği tandıra yapıştırmakta kullanılan içi ot dolu yuvarlak minder. İştah (Kızılca k.).

ARMADA

Donanma.

GİLEMADA

Budanmış asma çubuğu.

KILIMADA

Bağ çubuğu, kurumuş bağ çubuğu.

TAKIMADA

Birbirine yakın büyüklü küçüklü birkaç adanın tümü.

YARIMADA

Yalnız bir yanından ana karaya bağlı, öbür yanları suyla çevrili kara parçası.

DUŞAMADA

Gelişigüzel, münasebetsiz, rasgele.

GILAMADA

Budanmış bağ çubukları.

GİLAMADA

Budanmış asma çubuğu.

TAMADA

Sözü geçen, buyurucu, ileri gelen kişi.

KILAMADA

Bağ çubuğu, kurumuş bağ çubuğu : Kılamada getir, ocağı yakalım. Budandıktan sonra kurumuş asma dalı.

KILMADA

Bağ çubuğu, kurumuş bağ çubuğu.

  -   -   -  

Anlamında MADA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MADA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ANASIZ

Anası olmayan. Anası olmadan.

ANLATMAK

Bilgi vermek, izah etmek. Nakletmek. Bir konu üzerinde açıklama yapmak, açıklamada bulunmak.

ABARTISIZ

Olduğu gibi gösterilen, abartmasız, mübalağasız. Abartmadan, abartısız olarak, mübalağasız bir biçimde.

ASONANS

Aynı aksanı veren ünlüyü ondan sonra veya önce gelen ünsüzü dikkate almadan her dizenin sonunda tekrarlama biçiminde yapılmış olan uyak.

ALAYLI

Erlikten yetişmiş, askerî okullarda okumadan başarı gösterip rütbe alan ve yükselen subay. Gerekli okul eğitimini görmeden kendini yetiştirmiş olan (kimse), mektepli karşıtı. Gösterişli, görkemli, debdebeli. Alay edici, küçümseyici, müstehzi.

AİLESİZ

Ailesi olmayan. Ailesi olmadan.

AŞURELİK

Aşure yapmada kullanılan. Aşure dağıtmaya yarayan kap.

AMATÖR

Bir işi para kazanmak için değil, yalnız zevki için yapan, hevesli, meraklı (kimse), özengen, profesyonel karşıtı. Bir işi meslek veya alan uzmanı olmadan yapan. Beceriksiz. Acemi.

ATLAMAK

Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak. Yanılmak, aldanmak. Yüksek bir yerden alçak bir yere, ayaküstü gelecek bir biçimde kendini bırakmak. İnmek. Okuma, yazı yazma, sayı sayma vb. işlerde bazı bölümleri üstünkörü geçmek. Basında haberi zamanında verememek veya diğer gazetelerden öğrenmek. Bir işe sonucunu düşünmeden hemen girişmek. Binmek. Sınıfı okumadan geçmek.

ANTRASİT

Güçlükle tutuşan, koku, duman çıkarmadan büyük bir ısı vererek yanan bir taş kömürü türü.

ADAMSIZ

Adam olmadan. Güvenecek kimsesi olmayan, dayanağı bulunmayan, arkasız. Erkeksiz, kocasız.

AST

Alt. Birine göre alt aşamada olan kimse, madun. Rütbe veya kıdemce küçük olan asker. Birinin buyruğu altında olan görevli, madun.

ABDESTSİZ

Abdest almamış olan (kimse). Abdesti bozulmuş olan (kimse). Abdest almadan, abdest almaksızın. Kötü adam.

ATILGAN

Çekinip korkmadan kendini tehlike veya güçlüklere atan, acar. Girişken.

ASEPSİ

Özellikle tıpta kullanılan araç gereçleri ilaç kullanmadan yalnız ısı yardımı ile mikroptan arındırma işi.

ASKI

Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.

ARIZASIZ

Aksamayan, bozulmadan işleyen. Engebesiz, düz. Huzurlu, rahat, mutlu bir biçimde.

ASBEST

Tremolitin bozulmasından oluşan, lifli, kırılmadan bükülebilen ve ateşte niteliği değişmeyen bir mineral, taş pamuğu, kaya lifi.

AHFEŞ

"Söylenen sözü anlamadan kafa sallayarak onaylamak" anlamında Ahfeş'in keçisi gibi başını sallamak deyiminde geçen bir söz.

ACIMASIZ

Acıma duygusu olmayan, katı yürekli, merhametsiz. Acıma duygusu olmadan, merhametsizce.