Kelimeler arşivi içinde; sonunda "mada" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. Sonu mada ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında mada olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde mada olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
TAKIMADA, YARIMADA, DUŞAMADA, GILAMADA, GİLAMADA, GİLEMADA, KILAMADA, KILIMADA
KILMADA
ARMADA, TAMADA
MADA
MADA
İstek. Yemek yeme isteği. Mide. Pide ile yufka arası kalınlığında bir çeşit sac ekmeği. Hamur açmakta kullanılan yuvarlak, yassı yastık. Ekmeği tandıra yapıştırmakta kullanılan içi ot dolu yuvarlak minder. İştah (Kızılca k.).
KILAMADA
Bağ çubuğu, kurumuş bağ çubuğu : Kılamada getir, ocağı yakalım. Budandıktan sonra kurumuş asma dalı.
YARIMADA
Yalnız bir yanından ana karaya bağlı, öbür yanları suyla çevrili kara parçası.
GİLAMADA
Budanmış asma çubuğu.
GİLEMADA
Budanmış asma çubuğu.
KILIMADA
Bağ çubuğu, kurumuş bağ çubuğu.
TAKIMADA
Birbirine yakın büyüklü küçüklü birkaç adanın tümü.
DUŞAMADA
Gelişigüzel, münasebetsiz, rasgele.
GILAMADA
Budanmış bağ çubukları.
KILMADA
Bağ çubuğu, kurumuş bağ çubuğu.
TAMADA
Sözü geçen, buyurucu, ileri gelen kişi.
ARMADA
Donanma.
Bu bölümde tanımı içerisinde MADA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ADAMSIZ
Adam olmadan. Güvenecek kimsesi olmayan, dayanağı bulunmayan, arkasız. Erkeksiz, kocasız.
ASBEST
Tremolitin bozulmasından oluşan, lifli, kırılmadan bükülebilen ve ateşte niteliği değişmeyen bir mineral, taş pamuğu, kaya lifi.
ASONANS
Aynı aksanı veren ünlüyü ondan sonra veya önce gelen ünsüzü dikkate almadan her dizenin sonunda tekrarlama biçiminde yapılmış olan uyak.
ALAYLI
Erlikten yetişmiş, askerî okullarda okumadan başarı gösterip rütbe alan ve yükselen subay. Gerekli okul eğitimini görmeden kendini yetiştirmiş olan (kimse), mektepli karşıtı. Gösterişli, görkemli, debdebeli. Alay edici, küçümseyici, müstehzi.
ASKI
Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.
ATILGAN
Çekinip korkmadan kendini tehlike veya güçlüklere atan, acar. Girişken.
AHFEŞ
"Söylenen sözü anlamadan kafa sallayarak onaylamak" anlamında Ahfeş'in keçisi gibi başını sallamak deyiminde geçen bir söz.
ATLAMAK
Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak. Yanılmak, aldanmak. Yüksek bir yerden alçak bir yere, ayaküstü gelecek bir biçimde kendini bırakmak. İnmek. Okuma, yazı yazma, sayı sayma vb. işlerde bazı bölümleri üstünkörü geçmek. Basında haberi zamanında verememek veya diğer gazetelerden öğrenmek. Bir işe sonucunu düşünmeden hemen girişmek. Binmek. Sınıfı okumadan geçmek.
AŞURELİK
Aşure yapmada kullanılan. Aşure dağıtmaya yarayan kap.
ANTRASİT
Güçlükle tutuşan, koku, duman çıkarmadan büyük bir ısı vererek yanan bir taş kömürü türü.
ARIZASIZ
Aksamayan, bozulmadan işleyen. Engebesiz, düz. Huzurlu, rahat, mutlu bir biçimde.
ANLATMAK
Bilgi vermek, izah etmek. Nakletmek. Bir konu üzerinde açıklama yapmak, açıklamada bulunmak.
ACIMASIZ
Acıma duygusu olmayan, katı yürekli, merhametsiz. Acıma duygusu olmadan, merhametsizce.
ABDESTSİZ
Abdest almamış olan (kimse). Abdesti bozulmuş olan (kimse). Abdest almadan, abdest almaksızın. Kötü adam.
ANASIZ
Anası olmayan. Anası olmadan.
AMATÖR
Bir işi para kazanmak için değil, yalnız zevki için yapan, hevesli, meraklı (kimse), özengen, profesyonel karşıtı. Bir işi meslek veya alan uzmanı olmadan yapan. Beceriksiz. Acemi.
ABARTISIZ
Olduğu gibi gösterilen, abartmasız, mübalağasız. Abartmadan, abartısız olarak, mübalağasız bir biçimde.
AİLESİZ
Ailesi olmayan. Ailesi olmadan.
ASEPSİ
Özellikle tıpta kullanılan araç gereçleri ilaç kullanmadan yalnız ısı yardımı ile mikroptan arındırma işi.
AST
Alt. Birine göre alt aşamada olan kimse, madun. Rütbe veya kıdemce küçük olan asker. Birinin buyruğu altında olan görevli, madun.