Kelimeler arşivi içinde; sonunda "lülük" olan, toplam 41 adet kelime bulunmaktadır. Sonu lülük ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında lülük olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde lülük olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KARŞITGÖRÜŞLÜLÜK
AÇIKGÖZLÜLÜK, SAĞGÖRÜLÜLÜK, KARABÜKLÜLÜK, HOŞGÖRÜLÜLÜK
TOKGÖZLÜLÜK, ÖNGÖRÜLÜLÜK, İKİYÜZLÜLÜK, KÜLTÜRLÜLÜK, BİNGÖLLÜLÜK
UZSÖZLÜLÜK, AÇGÖZLÜLÜK, EŞYÖNLÜLÜK, DÜZGÜLÜLÜK, ALKOLLÜLÜK, GÜDÜMLÜLÜK, DÖNÜŞLÜLÜK, GÖNÜLLÜLÜK, GÖRÜŞLÜLÜK, YÜKÜMLÜLÜK, HÜKÜMLÜLÜK
ÖLÇÜLÜLÜK, ÖTÜMLÜLÜK, ÖZÜRLÜLÜK, ÖMÜRLÜLÜK, ÖLÜMLÜLÜK, ÖDÜNLÜLÜK
YÜZLÜLÜK, YÜKLÜLÜK, SÜSLÜLÜK, GÜÇLÜLÜK, BUĞLÜLÜK, CÜLLÜLÜK, KÖYLÜLÜK, DİLLÜLÜK
LÜLÜK
Musluk. İnce boru. Çaydanlık ve demliğin ağzı, ibriğin emziği. Huni biçiminde yapılmış kesekâğıdı. Çocuğun erkeklik organı. Domates. Dağın sivri yeri. Un ve bulgur karışımından yapılan hamurun, suda pişirilmiş nohut büyüklüğündeki parçaları üstüne, kıyma, soğan, domates salçası dökülerek yenilen bir çeşit yemek. İbrik. Tahta oluk. (Boğaz Susuz Kars).
ALKOLLÜLÜK
Alkollü olma durumu.
KÜLTÜRLÜLÜK
Kültürlü olma durumu.
İKİYÜZLÜLÜK
İnandığı, düşündüğü gibi davranmama, özü sözü bir olmama, riya, riyakârlık, mürailik.
KARABÜKLÜLÜK
Karabüklü olma durumu.
SAĞGÖRÜLÜLÜK
Basiretlilik.
EŞYÖNLÜLÜK
Eşyönlü olma durumu.
AÇIKGÖZLÜLÜK
Açıkgöz olanın durumu. Açıkgöze yakışacak davranış.
UZSÖZLÜLÜK
Konuyu bütün yönleriyle kavrayarak hiç bir yanlış ve eksik anlayışa yer bırakmayan, yorum gerektirmeyen, yapmacıktan uzak ve düzgün anlatma sanatı, bk. sözbilim.
TOKGÖZLÜLÜK
Tokgözlü olma durumu.
BİNGÖLLÜLÜK
Bingöllü olma durumu.
DÜZGÜLÜLÜK
Bir toplumsal olgunun, içinde yer alıp bütünleştiği genel yapı ile uyumlu olması, bu yapının akıcı biçimde işleyişini sağlaması durumu. Düzgülere uygunluk ya da düzgülü olma durumu.
ÖNGÖRÜLÜLÜK
Öngörülü olma durumu.
HOŞGÖRÜLÜLÜK
Hoşgörülü olma, hoşgörü ile davranma durumu, hoşgörürlük, müsamahakârlık, toleranslılık.
KARŞITGÖRÜŞLÜLÜK
Bir görüş, kanı, tutum, davranış ya da eyleme karşı olma ya da karşı çıkma.
AÇGÖZLÜLÜK
Açgözlü olma durumu, doymazlık, gözü doymazlık, harislik, tamahkârlık, tamah.
Bu bölümde tanımı içerisinde LÜLÜK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BASİRETLİLİK
Basiretli olma durumu, sağgörülülük.
FAKİR
Geçimini güçlükle sağlayan, yoksul, fukara, zengin karşıtı. Kişinin alçak gönüllülük göstermek için kendisine verdiği san. Olması gerekenden az. Zavallı, kimsesiz. Hindistan'da yokluğa, eziyete kendini alıştırmış derviş.
HOŞGÖRÜRLÜK
Hoşgörülülük.
ERDEM
Ahlakın övdüğü iyi olma, alçak gönüllülük, yiğitlik, doğruluk vb. niteliklerin genel adı, fazilet. İnsanın ruhsal olgunluğu.
HUŞU
Alçak gönüllülük. Tanrı'ya boyun eğme, gönlü korku ve saygı ile dolu olma.
DOYMAZLIK
Açgözlülük.
BORÇLU
Borcu olan, borç almış olan, verecekli, medyun, alacaklı karşıtı. Borcu kalmış olarak. Bir şeyi birinin yardımıyla elde etmiş olan. Manevi bir yükümlülük altında bulunan.
BENDEZADE
Alçak gönüllülük göstererek "benim çocuğum" anlamında kullanılan bir söz.
JANDARMALIK
Jandarmanın görevi. Açıkgözlülük.
HASBİLİK
Gönüllü ve karşılıksız iş yapma, gönüllülük.
İTİDAL
Aşırı olmama durumu, ılımlılık, ölçülülük. Soğukkanlılık.
FENA
İyi nitelikte olmayan, kötü. Ölümlülük. Çok. İstenilen ve gereken nitelikte olmayan (kimse). Davranışları toplumun ahlak anlayışına uymayan. Hoşa gitmeyen, rahatsız edici. Üzücü.
ILIM
İstek ve tutkularda ölçülü davranma erdemi, ölçülülük, itidal. Gün tün eşitliği.
DİSPEÇ
Bir ortak avaryada deniz kazasından sonra gemi, yük ve navlunla ilgili kimselerin uğradıkları zararların ve bunlar tarafından yapılmış olan masrafların nasıl, kimler tarafından ve ne oranda karşılanacağını belirlemek için yapılmış olan işlem. Deniz sigortası dilinde, ilgili tarafların ortak avaryada kendilerine düşen yükümlülükleri, paylarının önemi ölçüsünde ayrıntılı olarak belirten belge.
BORÇLANMAK
Karşılığını sonra vermek şartıyla birinden para veya bir şey almak, istikraz etmek. Manevi bir yükümlülük altına girmek.
GREN
Kâğıdın yüzeyinin pürüzlülük derece ve tipinin bir izlenimi.
FAKİRHANE
Düşkünler yurdu. Alçak gönüllülük göstermek için kendi evinden bahsederken kullanılan bir söz.
ESTAĞFURULLAH
İncelik ve alçak gönüllülük göstermek üzere teşekkür edilen veya övülen bir kimsenin söylediği bir söz.
AÇIKGÖZLÜK
Açıkgözlülük.
GARANTÖR
Güvence veren ve bunun gerçekleşmesini gözeten ve denetleyen (kimse, kuruluş veya devlet), güvenceci. Kredi kartlarından doğacak her türlü borç ve yükümlülükten, kart sahibi olarak sorumluluğu bulunan gerçek veya tüzel kişi.