İçinde LÜLÜK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "lülük" olan, toplam 42 tane kelime bulunuyor. İçerisinde lülük bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu lülük ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında lülük olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

KARŞITGÖRÜŞLÜLÜK

12 harfli kelimeler

AÇIKGÖZLÜLÜK, SAĞGÖRÜLÜLÜK, KARABÜKLÜLÜK, HOŞGÖRÜLÜLÜK

11 harfli kelimeler

TOKGÖZLÜLÜK, ÖNGÖRÜLÜLÜK, İKİYÜZLÜLÜK, KÜLTÜRLÜLÜK, BİNGÖLLÜLÜK

10 harfli kelimeler

UZSÖZLÜLÜK, AÇGÖZLÜLÜK, EŞYÖNLÜLÜK, DÜZGÜLÜLÜK, ALKOLLÜLÜK, GÜDÜMLÜLÜK, DÖNÜŞLÜLÜK, GÖNÜLLÜLÜK, GÖRÜŞLÜLÜK, YÜKÜMLÜLÜK, HÜKÜMLÜLÜK

9 harfli kelimeler

ÖLÇÜLÜLÜK, ÖTÜMLÜLÜK, ÖZÜRLÜLÜK, ÖMÜRLÜLÜK, ÖLÜMLÜLÜK, ÖDÜNLÜLÜK

8 harfli kelimeler

LÜLÜKLER, YÜZLÜLÜK, YÜKLÜLÜK, SÜSLÜLÜK, GÜÇLÜLÜK, BUĞLÜLÜK, CÜLLÜLÜK, KÖYLÜLÜK, DİLLÜLÜK

7 harfli kelimeler

CÜLÜLÜK, KÜLÜLÜK, ÖZLÜLÜK, HÜLÜLÜK

6 harfli kelimeler

ÖLÜLÜK

5 harfli kelimeler

LÜLÜK

Bazı kelimelerin anlamları

LÜLÜK

Musluk. İnce boru. Çaydanlık ve demliğin ağzı, ibriğin emziği. Huni biçiminde yapılmış kesekâğıdı. Çocuğun erkeklik organı. Domates. Dağın sivri yeri. Un ve bulgur karışımından yapılan hamurun, suda pişirilmiş nohut büyüklüğündeki parçaları üstüne, kıyma, soğan, domates salçası dökülerek yenilen bir çeşit yemek. İbrik. Tahta oluk. (Boğaz Susuz Kars).

EŞYÖNLÜLÜK

Eşyönlü olma durumu.

TOKGÖZLÜLÜK

Tokgözlü olma durumu.

ALKOLLÜLÜK

Alkollü olma durumu.

UZSÖZLÜLÜK

Konuyu bütün yönleriyle kavrayarak hiç bir yanlış ve eksik anlayışa yer bırakmayan, yorum gerektirmeyen, yapmacıktan uzak ve düzgün anlatma sanatı, bk. sözbilim.

ÖNGÖRÜLÜLÜK

Öngörülü olma durumu.

AÇIKGÖZLÜLÜK

Açıkgöz olanın durumu. Açıkgöze yakışacak davranış.

KARABÜKLÜLÜK

Karabüklü olma durumu.

HOŞGÖRÜLÜLÜK

Hoşgörülü olma, hoşgörü ile davranma durumu, hoşgörürlük, müsamahakârlık, toleranslılık.

AÇGÖZLÜLÜK

Açgözlü olma durumu, doymazlık, gözü doymazlık, harislik, tamahkârlık, tamah.

İKİYÜZLÜLÜK

İnandığı, düşündüğü gibi davranmama, özü sözü bir olmama, riya, riyakârlık, mürailik.

KARŞITGÖRÜŞLÜLÜK

Bir görüş, kanı, tutum, davranış ya da eyleme karşı olma ya da karşı çıkma.

DÜZGÜLÜLÜK

Bir toplumsal olgunun, içinde yer alıp bütünleştiği genel yapı ile uyumlu olması, bu yapının akıcı biçimde işleyişini sağlaması durumu. Düzgülere uygunluk ya da düzgülü olma durumu.

BİNGÖLLÜLÜK

Bingöllü olma durumu.

SAĞGÖRÜLÜLÜK

Basiretlilik.

KÜLTÜRLÜLÜK

Kültürlü olma durumu.

  -   -   -  

Anlamında LÜLÜK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde LÜLÜK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ESTAĞFURULLAH

İncelik ve alçak gönüllülük göstermek üzere teşekkür edilen veya övülen bir kimsenin söylediği bir söz.

HUŞU

Alçak gönüllülük. Tanrı'ya boyun eğme, gönlü korku ve saygı ile dolu olma.

ERDEM

Ahlakın övdüğü iyi olma, alçak gönüllülük, yiğitlik, doğruluk vb. niteliklerin genel adı, fazilet. İnsanın ruhsal olgunluğu.

HOŞGÖRÜRLÜK

Hoşgörülülük.

BENDEZADE

Alçak gönüllülük göstererek "benim çocuğum" anlamında kullanılan bir söz.

HASBİLİK

Gönüllü ve karşılıksız iş yapma, gönüllülük.

FAKİR

Geçimini güçlükle sağlayan, yoksul, fukara, zengin karşıtı. Kişinin alçak gönüllülük göstermek için kendisine verdiği san. Olması gerekenden az. Zavallı, kimsesiz. Hindistan'da yokluğa, eziyete kendini alıştırmış derviş.

ILIM

İstek ve tutkularda ölçülü davranma erdemi, ölçülülük, itidal. Gün tün eşitliği.

DİSPEÇ

Bir ortak avaryada deniz kazasından sonra gemi, yük ve navlunla ilgili kimselerin uğradıkları zararların ve bunlar tarafından yapılmış olan masrafların nasıl, kimler tarafından ve ne oranda karşılanacağını belirlemek için yapılmış olan işlem. Deniz sigortası dilinde, ilgili tarafların ortak avaryada kendilerine düşen yükümlülükleri, paylarının önemi ölçüsünde ayrıntılı olarak belirten belge.

GARANTÖR

Güvence veren ve bunun gerçekleşmesini gözeten ve denetleyen (kimse, kuruluş veya devlet), güvenceci. Kredi kartlarından doğacak her türlü borç ve yükümlülükten, kart sahibi olarak sorumluluğu bulunan gerçek veya tüzel kişi.

BORÇLU

Borcu olan, borç almış olan, verecekli, medyun, alacaklı karşıtı. Borcu kalmış olarak. Bir şeyi birinin yardımıyla elde etmiş olan. Manevi bir yükümlülük altında bulunan.

İTİDAL

Aşırı olmama durumu, ılımlılık, ölçülülük. Soğukkanlılık.

FAKİRHANE

Düşkünler yurdu. Alçak gönüllülük göstermek için kendi evinden bahsederken kullanılan bir söz.

JANDARMALIK

Jandarmanın görevi. Açıkgözlülük.

FENA

İyi nitelikte olmayan, kötü. Ölümlülük. Çok. İstenilen ve gereken nitelikte olmayan (kimse). Davranışları toplumun ahlak anlayışına uymayan. Hoşa gitmeyen, rahatsız edici. Üzücü.

BASİRETLİLİK

Basiretli olma durumu, sağgörülülük.

GREN

Kâğıdın yüzeyinin pürüzlülük derece ve tipinin bir izlenimi.

AÇIKGÖZLÜK

Açıkgözlülük.

BORÇLANMAK

Karşılığını sonra vermek şartıyla birinden para veya bir şey almak, istikraz etmek. Manevi bir yükümlülük altına girmek.

DOYMAZLIK

Açgözlülük.