Kelimeler arşivinde; içinde "lülük" olan, toplam 42 tane kelime bulunuyor. İçerisinde lülük bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu lülük ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında lülük olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KARŞITGÖRÜŞLÜLÜK
AÇIKGÖZLÜLÜK, SAĞGÖRÜLÜLÜK, KARABÜKLÜLÜK, HOŞGÖRÜLÜLÜK
TOKGÖZLÜLÜK, ÖNGÖRÜLÜLÜK, İKİYÜZLÜLÜK, KÜLTÜRLÜLÜK, BİNGÖLLÜLÜK
UZSÖZLÜLÜK, AÇGÖZLÜLÜK, EŞYÖNLÜLÜK, DÜZGÜLÜLÜK, ALKOLLÜLÜK, GÜDÜMLÜLÜK, DÖNÜŞLÜLÜK, GÖNÜLLÜLÜK, GÖRÜŞLÜLÜK, YÜKÜMLÜLÜK, HÜKÜMLÜLÜK
ÖLÇÜLÜLÜK, ÖTÜMLÜLÜK, ÖZÜRLÜLÜK, ÖMÜRLÜLÜK, ÖLÜMLÜLÜK, ÖDÜNLÜLÜK
LÜLÜKLER, YÜZLÜLÜK, YÜKLÜLÜK, SÜSLÜLÜK, GÜÇLÜLÜK, BUĞLÜLÜK, CÜLLÜLÜK, KÖYLÜLÜK, DİLLÜLÜK
LÜLÜK
Musluk. İnce boru. Çaydanlık ve demliğin ağzı, ibriğin emziği. Huni biçiminde yapılmış kesekâğıdı. Çocuğun erkeklik organı. Domates. Dağın sivri yeri. Un ve bulgur karışımından yapılan hamurun, suda pişirilmiş nohut büyüklüğündeki parçaları üstüne, kıyma, soğan, domates salçası dökülerek yenilen bir çeşit yemek. İbrik. Tahta oluk. (Boğaz Susuz Kars).
EŞYÖNLÜLÜK
Eşyönlü olma durumu.
TOKGÖZLÜLÜK
Tokgözlü olma durumu.
ALKOLLÜLÜK
Alkollü olma durumu.
UZSÖZLÜLÜK
Konuyu bütün yönleriyle kavrayarak hiç bir yanlış ve eksik anlayışa yer bırakmayan, yorum gerektirmeyen, yapmacıktan uzak ve düzgün anlatma sanatı, bk. sözbilim.
ÖNGÖRÜLÜLÜK
Öngörülü olma durumu.
AÇIKGÖZLÜLÜK
Açıkgöz olanın durumu. Açıkgöze yakışacak davranış.
KARABÜKLÜLÜK
Karabüklü olma durumu.
HOŞGÖRÜLÜLÜK
Hoşgörülü olma, hoşgörü ile davranma durumu, hoşgörürlük, müsamahakârlık, toleranslılık.
AÇGÖZLÜLÜK
Açgözlü olma durumu, doymazlık, gözü doymazlık, harislik, tamahkârlık, tamah.
İKİYÜZLÜLÜK
İnandığı, düşündüğü gibi davranmama, özü sözü bir olmama, riya, riyakârlık, mürailik.
KARŞITGÖRÜŞLÜLÜK
Bir görüş, kanı, tutum, davranış ya da eyleme karşı olma ya da karşı çıkma.
DÜZGÜLÜLÜK
Bir toplumsal olgunun, içinde yer alıp bütünleştiği genel yapı ile uyumlu olması, bu yapının akıcı biçimde işleyişini sağlaması durumu. Düzgülere uygunluk ya da düzgülü olma durumu.
BİNGÖLLÜLÜK
Bingöllü olma durumu.
SAĞGÖRÜLÜLÜK
Basiretlilik.
KÜLTÜRLÜLÜK
Kültürlü olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde LÜLÜK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ESTAĞFURULLAH
İncelik ve alçak gönüllülük göstermek üzere teşekkür edilen veya övülen bir kimsenin söylediği bir söz.
HUŞU
Alçak gönüllülük. Tanrı'ya boyun eğme, gönlü korku ve saygı ile dolu olma.
ERDEM
Ahlakın övdüğü iyi olma, alçak gönüllülük, yiğitlik, doğruluk vb. niteliklerin genel adı, fazilet. İnsanın ruhsal olgunluğu.
HOŞGÖRÜRLÜK
Hoşgörülülük.
BENDEZADE
Alçak gönüllülük göstererek "benim çocuğum" anlamında kullanılan bir söz.
HASBİLİK
Gönüllü ve karşılıksız iş yapma, gönüllülük.
FAKİR
Geçimini güçlükle sağlayan, yoksul, fukara, zengin karşıtı. Kişinin alçak gönüllülük göstermek için kendisine verdiği san. Olması gerekenden az. Zavallı, kimsesiz. Hindistan'da yokluğa, eziyete kendini alıştırmış derviş.
ILIM
İstek ve tutkularda ölçülü davranma erdemi, ölçülülük, itidal. Gün tün eşitliği.
DİSPEÇ
Bir ortak avaryada deniz kazasından sonra gemi, yük ve navlunla ilgili kimselerin uğradıkları zararların ve bunlar tarafından yapılmış olan masrafların nasıl, kimler tarafından ve ne oranda karşılanacağını belirlemek için yapılmış olan işlem. Deniz sigortası dilinde, ilgili tarafların ortak avaryada kendilerine düşen yükümlülükleri, paylarının önemi ölçüsünde ayrıntılı olarak belirten belge.
GARANTÖR
Güvence veren ve bunun gerçekleşmesini gözeten ve denetleyen (kimse, kuruluş veya devlet), güvenceci. Kredi kartlarından doğacak her türlü borç ve yükümlülükten, kart sahibi olarak sorumluluğu bulunan gerçek veya tüzel kişi.
BORÇLU
Borcu olan, borç almış olan, verecekli, medyun, alacaklı karşıtı. Borcu kalmış olarak. Bir şeyi birinin yardımıyla elde etmiş olan. Manevi bir yükümlülük altında bulunan.
İTİDAL
Aşırı olmama durumu, ılımlılık, ölçülülük. Soğukkanlılık.
FAKİRHANE
Düşkünler yurdu. Alçak gönüllülük göstermek için kendi evinden bahsederken kullanılan bir söz.
JANDARMALIK
Jandarmanın görevi. Açıkgözlülük.
FENA
İyi nitelikte olmayan, kötü. Ölümlülük. Çok. İstenilen ve gereken nitelikte olmayan (kimse). Davranışları toplumun ahlak anlayışına uymayan. Hoşa gitmeyen, rahatsız edici. Üzücü.
BASİRETLİLİK
Basiretli olma durumu, sağgörülülük.
GREN
Kâğıdın yüzeyinin pürüzlülük derece ve tipinin bir izlenimi.
AÇIKGÖZLÜK
Açıkgözlülük.
BORÇLANMAK
Karşılığını sonra vermek şartıyla birinden para veya bir şey almak, istikraz etmek. Manevi bir yükümlülük altına girmek.
DOYMAZLIK
Açgözlülük.